FT'den çok çarpıcı 'Türkiye ekonomisi' yorumu: Erdoğan için can sıkıcı ama yanılgıdan kurtulmalı!

FT'den çok çarpıcı 'Türkiye ekonomisi' yorumu: Erdoğan için can sıkıcı ama yanılgıdan kurtulmalı!

Financial Times'ın, bugünkü başyazısında Türkiye ekonomisi ve TL'deki değer kaybı ele alındı. Başyazıya göre, Türk Lirası'nda yaşanan değer kaybı hükümetin ve Merkez Bankası'nın uyguladığı politikaların artık sonuç vermediğini gösteriyor. Koronavirüs (corona virüs) salgını ile beraber ekonomik problemlerin daha da gün yüzüne çıktığının belirtildiği başyazıda 'Mağlubiyeti ve daha değersiz bir Türk Lirası'nı kabullenmek Erdoğan için can sıkıcı olabilir. Ancak ekonomik yerçekimine meydan okuyabileceği yanılgısından, daha iyi bir seçenek olacaktır' ifadelerini kullanıldı.

Financial Times'ın, bugünkü başyazısında Türkiye ekonomisi ve TL'deki değer kaybının analizi yapıldı.

"CUMHURBAŞKANI PROBLEMLERİ DAHA DA DERİNLEŞTİ"

Ekonomiye ilişkin çarpıcı tespitlerin yer aldığı başyazıda şu ifadelere yer verildi: "Koronavirüs salgını birçok ülkenin zayıf noktalarını ortaya koydu. Türkiye'de ise uzun süredir varolan cari açık ve yüksek enflasyon gibi sorunlar ile bu sorunları gidermek için gereken faiz artırımlarına karşı çıkan bir Cumhurbaşkanı problemleri daha da derinleşti" deniyor ve Türkiye'nin zaten uzun süredir uluslararası finans çevrelerinde 'kırılgan beşli' olarak adlandırılan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekiliyor.

"ERDOĞAN İÇİN KABULLENMEK CAN SIKICI OLABİLİR"

FT yazısında "Mağlubiyeti ve daha değersiz bir Türk Lirası'nı kabullenmek Erdoğan için can sıkıcı olabilir. Ancak ekonomik yerçekimine meydan okuyabileceği yanılgısından, daha iyi bir seçenek olacaktır" deniyor.

"ERDOĞAN'IN POLİTİKASI 'İMKANSIZ ÜÇLÜ'YE DAYANIYOR"

Başyazıda TL'de yaşanan değer kaybı için de "Ankara'nın TL'nin değer kaybını engelleme çabaları ülkeyi bir mali ve ödemeler dengesi krizine sürüklüyor" uyarısı yapılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geleneksel ekonomi teorisine ters görüşleri olduğu vurgulanan yazıda "Erdoğan'ın politikası 'imkansız üçlü'nün mümkün olabileceği varsayımına dayanıyor" deniyor.

Sabitlenmiş bir döviz kuru, sermayenin serbest dolaşımı ve bağımsız bir para politikasının aynı anda var olamayacağını ifade eden yazıda "Erdoğan ve Maliye Bakanı olan damadı Berat Albayrak'ın attığı adımlar ekonomi ve Türkiye vatandaşları için negatif sonuçlar doğurma riski taşıyor" yorumu yapılıyor.

"Otoriterlik de akılcı ekonomi politikalarının yerini tutmuyor" denen yazıda "Yabancı bankalara işlem engeli getirip spekülatif yatırımları yasaklayarak yabancı yatırımcıları zorbalıkla caydırmaya çalışmak, sadece dış sermayeye ihtiyaç duyduğu bu günlerde Türkiye'yi daha az cazip bir yatırım ortamına dönüştürür" ifadeleri kullanılıyor.

"MERKEZ'İN DESTEK POLİTİKALARI BAŞARISIZ"

Başyazıda TL'nin dolar karşı son iki buçuk ayın en düşük seviyesine gerilediği ve euroya karşı ise rekor düşük seviyeye indiği hatırlatılıyor ve "Son piyasa hareketleri Merkez Bankası'nın TL'yi destekleme çabalarının başarısız olmaya başladığının sinyali olabilir. Piyasa müdahalelerine dair resmi veriler bulunmasa da, Londra merkezli anlistler ve piyasa işlemcileri bankanın son günlerde günlük 1 milyar dolar sattınığını söylüyor" deniyor.

"EN BÜYÜK SORUN KREDİ PATLAMASI"

Yazıda bu döviz satışlarının Merkez Bankası'nın rezervlerine ağır bir darbe vurduğu yorumu da yer alıyor. Başyazı "Bu riskli strateji koronavirüs salgını kısa süre içerisinde bitseydi ve turizm gelirleri geri dönseydi işe yarayabilirdi. Ancak bu artık uzak bir ihtimal. Avrupa ülkeleri yeniden önlemleri devreye sokuyor, ikinci dalga uyarılarında bulunuyor" yorumuyla devam ediyor.

Türkiye'nin en önemli ihracat kalemleri arasnda olan otomotiv ve beyaz eşyaya olan dış talebin de geri dönmesinin yakın zamanda mümkün olmadığı ifade edilen yazıda "Enerji fiyatlarındaki sert düşüş net enerji ithalatçısı olan Türkiye'ye biraz nefes aldırdı. Ancak ülkenin koronavirüs salgınını görece efektif bir şekilde yönetebilmesi, iç talebin diğer ülkeler kadar darbe almamasına neden oldu" deniyor.

Yazıda ayrıca Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en büyük sorun ise 'kredi patlaması' olarak özetleniyor ve bu sorunun koronavirüs salgınından önce başladığı hatırlatılıyor.

"UCUZ PARA ERDOĞAN'I İKTİDARDA TUTMUŞ OLABİLİR"

"Ekonomik büyüme önemli ölçüde borçla finanse edilmiş inşaat sektörüne ve iç tüketime dayanıyor" denen başyazıda "Ancak bu sürdürülemez yol, bir değişim gerektiğini gösteriyor. Ucuz para Erdoğan'ı iktidarda tutmuş olabilir. Ancak aynı zamanda ekonomide hızlı büyüme ve hızlı daralma dalgalarına da yol açtı, Erdoğan'ın artırdığı refahı da zedeledi" ifadeleri yer alıyor.

"EKONOMİDE GELENEKSEL YAKLAŞIM ERDOĞAN'IN ÇIKARINA"

Yazının sonunda "Mağlubiyeti ve daha değersiz bir Türk Lirası'nı kabullenmek Erdoğan için can sıkıcı olabilir. Ancak ekonomik yerçekimine meydan okuyabileceği yanılgısından, daha iyi bir seçenek olacaktır. Ekonomi yönetiminde daha geleneksel bir yaklaşım, Erdoğan'ın ve daha önemlisi ülkenin çıkarına olacaktır" yorumu yapılıyor.

Financial Times, dün de Türk Lirası'nda iki gündür yoğun satış yaşandığını ve kurun Mayıs ayından beri değerinin en düşük seviyeye geldiğini belirterek, Türk kamu bankalarının kurdaki değer kaybını önlemek için 2 milyar dolar sattığını öne sürmüştü.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN