Görüşler

Hukuk, “mutlak butlan” için ne diyor?

Hukuk, “mutlak butlan” için ne diyor?

Mutlak butlan kararı, gerekçesinin en başında fahiş bir hata ile başlanıyor ve mutlak butlanla hükümsüzlük hukuki sebebine dayanılarak açılan iptal davalarında genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılıyor.

Cumhuriyet Halk Partisinin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. olağan seçimli kurultayı ile il kongresinin iptali kararı açıkça hukuka aykırıdır. Siyasi Partiler Kanunu’nun (SPK) 21. maddesi gayet açıktır. Bu madde kurultay ve diğer kongre seçimlerine yapılacak itirazların ne şekilde yapılacağını düzenlemektedir. Konu SPK’da özel olarak düzenlendiğinden Türk Medeni Kanunu’ndaki dernek genel kurulunun iptaline ilişkin düzenleme siyasi parti kongrelerinde yapılan seçimler için uygulanamaz. Dolayısıyla kurultaya ve il kongresine karşı hukuk mahkemesinde açılmış davanın görevsizlik sebebiyle reddi gerekirdi. Öte yandan kurultayın ve il kongresinin iptal talebinin gerekçeleri olarak sunulan iddialarla ilgili ceza soruşturması ve kovuşturması süreci de kurultay ve kongrelerdeki seçimler üzerinde herhangi bir etkiye yol açamaz. Olur da ceza yargılaması sonucunda yönetimde yer almayı engelleyecek bir mahkûmiyet kararı verilir ve bu karar kesinleşirse, söz konusu karar o andan itibaren aleyhine hüküm verilen kişiler için bir sonuç doğurur.

GÖREVLİ SEÇİM YARGISIDIR

Mutlak butlan kararına dönecek olursak kararın gerekçesinin en başında fahiş bir hata ile başlanıyor ve mutlak butlanla hükümsüzlük hukuki sebebine dayanılarak açılan iptal davalarında genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılıyor. Oysa bu konu SPK, m. 21’de özel olarak düzenlenmiş olup yukarıda da belirttiğim üzere konu SPK’da özel olarak düzenlendiğinden Türk Medeni Kanunu’ndaki dernek genel kurulunun iptaline ilişkin düzenleme siyasi parti kongrelerinde yapılan seçimler için uygulanamaz.

SOYUT İDDİALAR MUTLAK BUTLAN GEREKÇESİ OLAMAZ

Kararın devamında derdest bazı ceza davaları ile hukuk davalarına atıf yapılarak sanki bu davalara sebebiyet veren iddialar kanıtlanmış ve ceza davaları mahkumiyetle sonuçlanıp kesinleşmişcesine CHP kurultayı ve il kongresinin mutlak butlan sebebiyle yapıldığı tarihten itibaren iptaline karar verilmiş. Diğer bir deyişle çeşitli düzenlemeler sayılıp hâlihazırda devam eden yargılamalara dayanılarak mutlak butlan kararı verilmiş. Atıf yapılan ceza davalarına bakıldığında, suç olarak “2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununa aykırılık” gösterilmekte; sevk maddesi olarak da SPK, m. 112 ile TCK, m. 53/1, 37/1 gösterilmektedir. “Oylamaya hile karıştırılması” başlıklı SPK, m. 112 uyarınca, “Önseçimler ile siyasi parti kongrelerinin seçimleri ve kararları için yapılan oylamalarla, her kademedeki her çeşit parti görevlileri ve yedeklerinin seçimi için yapılan oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.” Belirtmek gerekir ki belirli yönde oy vermelerini sağlamak amacıyla delegelere baskı kurulduğu, delegelere oy karşılığı para, ev ve arabalar verildiği, bazı delegelere iş imkânı sağlama sözü verilerek seçim sonucunun değiştirildiği gibi iddialar gerçek olsa dahi bu fiiller SPK, m. 112’de düzenlenen suçun oluşumuna sebebiyet vermez. Nitekim bu maddede “oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştırmaktan” bahsedilmektedir. İddia edilen fiiller oylamalara yahut sayım ve döküme hile karıştırma niteliğinde değildir. Gerçekleştiği iddia edilen fiiller daha ziyade 298 sayılı Kanun’da düzenlenen “haksız oy temini” suçunun unsuru olarak düzenlenen fiillere benzemektedir. Ancak 298 sayılı Kanun, haksız oy temini suçunu vatandaşların oy kullanabileceği milletvekili seçimleri veya mahalli idare seçimleri gibi seçimler için öngörmüştür. Bu suçun siyasi partilerin kurultay seçimleri için uygulanabilmesi her şeyden önce suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince mümkün değildir. Ancak oylamaya hile karıştırılması yahut başka bir suçtan mahkûmiyet kararı verilse dahi bu mahkûmiyet kararı kurultay iptaline yol açamaz. Şayet ceza yargılaması sonucunda bir mahkûmiyet çıkar ve mahkûmiyet kararı kesinleşirse, söz konusu mahkûmiyet kararı merkez organlarında yer alabilme koşullarının yitirilmesine yol açarsa, ancak bu durumda yeni bir kurultay gerçekleştirilerek merkez organlarının seçimlerinin yapılması zorunlu hale gelebilir. Nitekim Türk Ceza Kanunu’nun “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlıklı 53. maddesi uyarınca, kişi kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan yoksun bırakılabilmektedir. Bu sonucun gerçekleşebilmesi için mahkûmiyet kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi gerekmektedir. İşte, böyle bir durum gerçekleşmesine rağmen kurultay toplanmaz ve merkez organlarda yer alma yeterliliği sona eren kişilerin yerine yenileri seçilmez ise seçim yargısı dışında yer alan mahkemelerin yetkisi gündeme gelebilir.

Diğer yandan mahkeme kararında CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan seçimli kurultayının mutlak butlan nedeni ile iptaline karar verildiğinden bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların iptaline, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultaydan önceki duruma dönülmesine karar verilmesi de açıkça hukuka aykırıdır. Nitekim Kasım 2023 tarihli kurultaydan günümüze hem genel başkan çağrısıyla hem de delegelerin talebi ile birden fazla kurultay toplanmış ve organ seçimleri yapılmıştır.

CHP Parti Tüzüğü’nün 48. maddesi uyarınca,

Genel Başkan; doğrudan ya da Parti Meclisinin kararı ya da kurultay üye tamsayısının beşte birinin (1/5) on beş (15) günlük süre içinde noterden onaylı imzaları ile yaptıkları başvuru üzerine olağanüstü kurultayı toplantıya çağırır.

Bilindiği üzere kurultay doğal ve seçilmiş üyelerden oluşur. Doğal üyeler Genel Başkan, Parti Meclisi üyeleri, TBMM’nin partili üyeleri ve partili bakanlar, Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı ve üyeleridir. Seçilmiş üyeler ise il kongrelerinde o ilin TBMM üye sayısının iki katı olarak seçilen kurultay delegeleridir. CHP’nin Kasım 2023’te gerçekleştirdiği kurultayda alınan kararların iptali kurultayın oluşumunu etkilemediğinden kurultay üyelerinin Kasım 2023’ten sonra aldığı olağanüstü kurultay kararının etkilenmesi hukuken mümkün değildir.

Öte yandan tedbir kararıyla 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan genel başkanın, parti meclisi ve yüksek disiplin kurulu üyelerinin “karar kesinleşinceye kadar” tedbiren göreve iadelerine karar verilmesi de hukuken mümkün değildir. Göreve iade edilen genel başkanın doğrudan ya da parti meclisinin kararı ile yahut kurultay üye tamsayısının beşte birinin (1/5) on beş (15) günlük süre içinde noterden onaylı imzaları ile yaptıkları başvuru üzerine olağanüstü kurultay toplantıya çağrılabilir.

Diğer bir deyişle asliye hukuk mahkemesi tedbir kararı olarak kendi kararı kesinleşinceye kadar eski yönetimin göreve iadesine karar veremez. Eski yönetim göreve başlayıp kurultay kararı alabilir yahut yönetim bu kararı almasa bile delegeler kurultay kararı alabilir. Aslında bu durum yine, asliye hukuk mahkemelerinin parti kongrelerindeki seçimlerle ilgili görevli olmamalarının mantıksal sonucudur.

MUTLAK BUTLAN KARARININ 2024 MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNE ETKİSİ

Seçimler tamamlandıktan ve seçilen adaylara seçildiklerine dair tutanak verilmesinin ardından seçilme yeterliliğine ilişkin itirazlar ve itiraz süreleri 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 130. maddesinde düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin 6. fıkrası uyarınca, seçilme yeterliğine veya kendilerine tutanak verilenlerin, seçilmediğine veya seçimin sonucuna tesir edecek olaylara karşı, seçilenlere verilecek tutanağın düzenlenmesinden sonraki üçüncü gün saat 17.00 ye kadar 110 uncu maddede yazılı kimseler tarafından doğrudan doğruya veya il seçim kurulları vasıtasıyla Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilebilmektedir. Devamında ise siyasi partilerin il başkanlarıyla genel merkezleri veya bağımsız aday tarafından tutanağın düzenlenmesinden sonra yedi gün içinde seçimin neticesine müessir olaylar ve haller sebebiyle itirazda bulunulabileceği belirtilmektedir. Sonrasında ise adaylığın kesinleşmesinden sonra, adayın Türk olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur – yazar olmadığı veya seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkûmiyete bulunduğuna ilişkin iddialar dışındaki nedenlerle adaylara itiraz olunamayacağı belirtilmektedir.

Söz konusu itiraz süreleri geçtikten sonra Kanun’da sayılan sınırlı sebeplerle Yüksek Seçim Kurulu tam kanunsuzluk içtihadı ile seçilmeyi iptal edebilmektedir. Kurul bu içtihadını hem milletvekili seçimlerinde hem de mahalli idare seçimlerinde uygulamaktadır. Nitekim 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un 36. maddesinde bu Kanunda özel hüküm bulunmayan hallerde 26/4/1961 gün ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile 22/4/1983 tarih 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 10/6/1983 gün ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun ve bunların ek ve değişikliklerinin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması öngörülmektedir. Bu çerçevede Yüksek Seçim Kurulunun tam kanunsuzluk içtihadı şu şekildedir:

2972 sayılı Kanunda yer alan seçilme yeterliğine ilişkin hükümlerin bir kısmı T.C. Anayasasının 76 ncı maddesindeki amir hükme dayandığından, seçilenin Türk olmadığı, yaşının yasada öngörülenden küçük olduğu, okur-yazar olmadığı ve seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğu ile ilgili itirazların, süresine bakılmaksızın ve seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra mevcut tam kanunsuzluk halinin T.C. Anayasasının 79 uncu maddesinin verdiği görev sebebiyle Yüksek Seçim Kurulunca her zaman incelenebileceği Kurulumuz tarafından kabul edilmektedir.” (Örneğin bkz.: Yüksek Seçim Kurulu, Karar No: 257, 25/10/2008)

Anayasamızın 76. maddesinde milletvekili seçilme yeterliliği düzenlenmektedir:

“Onsekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.

En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, askerlikle ilişiği olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.

Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.”

Sonuç olarak 3 ve 7 günlük itiraz süreleri geçtikten sonra tam kanunsuzluk sebebiyle yerel seçim sonuçlarının iptal edilmesi ancak, seçilen kişilerin Anayasamızın 76. maddesinde belirtilen koşulları taşımamaları halinde mümkündür. 38. Olağan Kurultayın iptali seçilmiş kişiler bakımından bu koşulların kaybına sebebiyet vermediğinden kurultayın iptalinin hukuki olarak mahalli idareler seçim sonuçlarını etkilemesi mümkün değildir.

2024 yılında seçilen belediye başkanlarının ve diğer mahalli idare yöneticilerinin görevlerinin günümüz bakımından sona ermesi ancak kısıtlanma, ceza mahkumiyeti alma gibi durumlarda söz konusu olabilir. Ancak bu olasılık her seçilmiş kişi yahut kamu görevlisi için söz konusu olup bu durumun kurultayın iptali ile ilgili herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.

whatsapp-image-2026-02-04-at-22-47-29.jpeg

KİMDİR

Doktora eğitimini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Bölümü’nde 2019 yılında tamamlayan Volkan Aslan, 2011 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. Aynı zamanda Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde de ders vermektedir.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Bunlar da İlginizi Çekebilir