Özel bir şirkette yaklaşık üç sene boyunca grup başkanı olarak görev yapan üst düzey yönetici, iş verenine gönderdiği e-posta mesajı nedeniyle tüm tazminat haklarından oldu.
Son bir yıl boyunca iş yerinde maruz kaldığı olumsuz tutumları ve onayı alınmadan priminin düşürüldüğünü aktarırken dile getirdiği "Manen yıprandım, yoruldum" ifadesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından doğrudan istifa iradesi sayıldı.
Yüksek mahkeme, iş sözleşmesini çalışanın kendi isteğiyle sonlandırdığı sonucuna vararak kıdem ve ihbar tazminatı alamayacağına kesin olarak hükmetti.
Girdikleri odada 16 dakika boyunca baş başa kalan personel tazminatsız kovuldu
YÖNETİCİNİN SİTEM DOLU E-POSTASI İŞTEN ÇIKIŞINA GEREKÇE OLDU
Yaklaşık üç yıllık kıdeme sahip yönetici, şirket yönetimine gönderdiği e-postada son bir yıldır kendisine karşı olumsuz davranışlar sergilendiğini yazdı.
Rızası alınmadan prim tutarının düşürüldüğünü belirten yönetici, maruz kaldığı muameleler nedeniyle 'manen yıprandığını' ve 'yorulduğunu' açıkça ifade etti.
Yaşadığı sorunları patronuyla paylaşan çalışanın bu iletisi üzerine iş veren tarafı, e-postayı doğrudan bir istifa kabul ederek yöneticinin iş sözleşmesini kıdem ve ihbar tazminatı ödemeden feshetti.
İŞ MAHKEMESİ TAZMİNAT TALEBİNİ İLK AŞAMADA HAKLI BULDU
İş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine hakkını aramak isteyen yönetici, istifa etmediğini belirterek İş Mahkemesi'ne dava açtı.
e-Postayı sadece yaşadığı sorunları ve sıkıntıları dile getirmek amacıyla kaleme aldığını savunan çalışan; kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra prim, ücret, yıllık izin ve fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep etti.
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, e-postada açık bir istifa iradesi bulunmadığına hükmetti.
Yöneticinin feshin hemen ardından gönderdiği ihtarnamede de işten ayrılmak istemediğini vurgulamasını dikkate alan mahkeme, çalışana tazminat ödenmesine karar verdi.
İş verenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi de itirazı esastan geri çevirdi.
'Seni işe alacağız' vaadiyle kandırılan işçinin intikamı
YARGITAY TÜM DELİLLERİ İNCELEYİP TAZMİNATI İPTAL ETTİ
İş verenin kararı temyiz etmesiyle birlikte dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi ve yargılama sürecinin seyri tamamen değişti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; yalnızca e-postada yer alan cümlelere değil, iş verenin mesaja verdiği cevaba, dinlenen tanık anlatımlarına ve dava dosyasındaki diğer delillere baktı.
Mevcut tüm verileri birlikte ele alan yüksek mahkeme, iş sözleşmesinin bizzat çalışan tarafından sona erdirildiği sonucuna ulaştı.
Yargıtay ayrıca yöneticinin, çalışma koşulları nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği yönünde bir iddiası bulunmadığına dikkat çekti.
Bu gerekçeyle yöneticinin işten kendi rızasıyla ayrıldığı kabul gördü ve kıdem ile ihbar tazminatı talepleri bütünüyle reddedildi.
YAZILI MESAJLARDAKİ HER İFADE TAZMİNATI KAYBETTİREBİLİYOR
Yüksek mahkemenin verdiği bu emsal karar, çalışma hayatında iş veren ile çalışan arasındaki yazılı iletişimin ne denli kritik sonuçlar doğurduğunu açıkça gösterdi.
Bir çalışanın iş yerinde karşılaştığı zorlukları veya tükenmişliği aktarmak amacıyla yazdığı sitem dolu mesajlar, kullanılan ifadeler ve iletişimin bütünü üzerinden fesih iradesi olarak yorumlanabiliyor.
Hukukçular, şirket içi e-posta yazışmalarında seçilen her sözcüğün iş güvencesi ve yasal haklar bakımından bağlayıcı sonuçlar doğurduğunu hatırlatıyor.
Patronundan gece yarısı Whatsapp mesajı alan çalışan, soluğu mahkemede aldı: İşte emsal karar...
