Çalışma hayatında yeni bir dönemin kapısını aralayan Yargıtay'ın kararı, iş değiştirme sürecinde mağdur olan milyonlarca işçiye yasal güvence sağladı.
Bir şirketin işe alım vaadine güvenerek mevcut görevinden ayrılan ancak son dakikada açıkta bırakılan emekçiler için yargı mekanizması koruma sağlıyor.
Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş'ın paylaştığı emsal niteliğindeki karar, sözünden dönen iş verenlerin ciddi mali yükümlülüklerle karşılaşacağını gösteriyor.
İş dünyasında şaşırtan araştırma: Çalışanların yüzde 84'ü gizli gerçeği itiraf etti
İŞ MAHKEMESİNİN REDDETTİĞİ DAVAYI YÜKSEK YARGI DÖNDÜRDÜ
Yaşanan olayda; bir dış ticaret uzmanı, yeni bir firma ile ön protokol imzalayarak mevcut iş yeri ortamından istifa etti.
Yeni iş veren ise resmi harçları yatırmayarak işe alım sürecini tek taraflı olarak durdurdu ve işçiyi mağdur etti.
Konunun taşındığı iş mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmenin henüz yürürlüğe girmediğini belirterek feshin de hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı ilk etapta reddetti.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'ın önüne geldi.
SÖZLEŞME İMZALANMASA BİLE VERİLEN GÜVEN TAZMİNAT SEBEBİ
Temyiz başvurusunu değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş hukukunda çığır açacak bir karara imza attı.
Yüksek mahkeme, taraflar arasında resmi bir istihdam sözleşmesi tamamlanmamış olsa bile iş veren tarafın karşı tarafa işe alım konusunda kesin bir güven verdiğini saptadı.
Hukuk doktrininde 'culpa in contrahendo' olarak bilinen 'sözleşme öncesi sorumluluk' ilkesine atıfta bulunan yüksek mahkeme, patronun dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini belirtti.
Çalışanların yüzde 85'i kendini dışlanmış hissediyor
MAHRUM KALINAN KIDEM TAZMİNATI FAİZİYLE GERİ ALINACAK
Sürecin son noktasını koyan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kararını tamamen bozarak işçinin haklarını teslim etti.
Kesinleşen hükme göre, sözünden dönen iş veren, işçinin eski iş yeri bünyesinden ayrılarak mahrum kaldığı kıdem tazminatını ve boşta geçirdiği süre boyunca uğradığı tüm gelir kayıplarını faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldı.
İsa Karakaş, gelişmeyi değerlendirirken, "Haklar sadece imzayla değil, verilen sözle başlar" ifadesini kullanarak durumun önemini vurguladı.
YENİ DÖNEMDE PATRONLARIN UYMASI GEREKEN ÜÇ ALTIN KURAL
Hukuki açıdan bağlayıcılık kazanan emsal karar, iş veren kesimi için üç kritik sorumluluğu beraberinde getiriyor.
İlk olarak, bir personelin mevcut istihdamını sonlandırmasına yol açacak düzeyde bir güven telkin edildikten sonra keyfi olarak süreçten vazgeçilmesi yasal olarak kabul görmüyor.
İkinci olarak, iş ilişkisi resmen başlamasa bile çalışanın uğradığı kıdem tazminatı kaybının faturası doğrudan sözünden dönen yeni şirketin mali sorumluluğuna geçiyor.
Son olarak dürüstlük ilkesi uyarınca, sözleşme öncesindeki hazırlık aşamasını kasıtlı ya da kusurlu şekilde kesintiye uğratan taraflar, yargı eliyle ağır tazminat cezalarına çarptırılıyor.
Çalışanların kaygı indeksi tavan yaptı: Tükeniyoruz ama duyan yok
