Görüşler

Küçük Yerde Adalet

Küçük Yerde Adalet

Tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, cezaevi koğuşunda kaybolan bir defter olayından yola çıkarak hukuk sistemine ve bir arada yaşama kurallarına dair gözlemlerini yazdı.

Sabah sayımından hemen önceydi. Pencerenin demirlerinden ince bir ışık sızıyor, çaydanlık fokurduyordu. Betül birden ranzasından doğruldu.

“Defterim yok.”

O defter duruşma notlarıydı. Haftalardır kenarlarına küçük küçük yazılar ekliyordu. Yatağın başucunda dururdu hep. Bulunamadı. Küçük yerde kaybolan bir eşya, sadece eşya değildir. Güveni de yerinden oynatır. Kimse açık açık bir şey demedi ama bakışlar dolaştı. Bir anlık sessizlikte suçlama ihtimali dolaşır odada. En tehlikelisi de o ihtimaldir. Hatice yavaşça ortaya geldi. “Önce bakalım,” dedi. Gardiyan çağrılmadı. Ses yükselmedi. Kimse “kesin sen aldın” demedi. Ranzalar tek tek kontrol edildi. Poşetler açıldı. Elif poşetini ilk ortaya döken oldu. Yarım kalmış mektubu, sabunu, iki mandalina… Defter pencerenin altındaki radyatör boşluğunda bulundu. Gece havalandırırken düşmüş. Bir saat sürdü. Ama o bir saat şunu hatırlattı: Burada yargısız infaz yok.

Küçük yerde biliyoruz ki bir kelime, bir itham, bir acele hüküm, birlikte yaşamayı imkânsız hâle getirir. Alan daraldıkça kurala daha çok ihtiyaç duyuluyor. Ve kural korkudan değil, zorunluluktan doğuyor.

Belki mesleki deformasyon diyebilirsiniz. Otuz beş yıllık bir avukat olarak hayatım boyunca şuna inandım: Dinlemeden hüküm olmaz. Dosya kapanmadan kanaat tamamlanmaz. İddia kadar savunma da esastır. Çocuklarıma da bunu anlattım. Evde bir tartışma çıktığında önce iki tarafı dinlerdik. “Kim haklı?” sorusundan önce “Ne oldu?” sorusu gelirdi. Adalet, yüksek bir kavramdan önce küçük bir alışkanlıktır çünkü. Burada da aynı şeyi görüyorum. Bir defter kayboldu diye kimse kimseyi suçlamadı. Bir ihtimal üzerinden kimsenin alanı daraltılmadı. Eşim de aynı dosyadan tutuklu. Erkekler koğuşunda işlerin daha hızlı karara bağlandığını, bazen seslerin daha çabuk yükseldiğini söylüyor. “Bizde savcı yok, hakim tek” diye takılıyor bana. Ben de gülüyorum. “Bizde savcı heyeti var,” diyorum.

Küçük yerde düzeni ayakta tutan şey şu: Herkesin yarın da aynı odada göz göze bakacak olması. Devlet de böyledir aslında. Devlet yücedir; çünkü düzeni temsil eder. Devlet uludur; çünkü kişilerin üstünde ilkeyi koyar. Ama devletin yüceliği, adaletle anlam kazanır. Adalet, devleti güçsüzleştiren değil; tam tersine onu ayakta tutan temeldir. Ben bu ülkenin hukukuna inandım. Yıllarca mahkeme salonlarında adaletin tesis edilmesi için çalıştım. Kuralın kişiye göre değil, herkese göre işlemesi gerektiğini savundum. İnsan yargılanabilir. Yanlış anlaşılabilir. Hakkında dosya açılabilir. Bunların hepsi konuşulur, incelenir, karara bağlanır.

Ama hüküm verilmeden hayatın daralması ağırdır.

Ve ben hâlâ inanıyorum. Devletin itibarına ve yargının hakkaniyetine güveniyorum.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Bunlar da İlginizi Çekebilir