Görüşler

Paul Wittek : Beylikten İmparatorluğa, Osmanlı

Paul Wittek : Beylikten  İmparatorluğa, Osmanlı

Hukukçu ve araştırmacı Halil Turhanlı, Avusturya asıllı Paul Wittek’in Osmanlı’yı bir uç beyliğinden bir cihan imparatorluğu haline getiren gaza anlayışı üzerinden yaptığı değerlendirmeleri ele aldı. Osmanlı’nın ‘fetih’ anlayışını İslamiyet’ten aldığını söyleyen Turhanlı, Wittek’in bu konudaki tespitleri üzerinden geniş çaplı bir irdeleme yapıyor.

Aslen Çek asıllı olan Avusturya vatandaşı Paul Wittek, Viyana yakınlarında Baden’de dünyaya geldi. Türkoloji ögrenimi gördü; Viyana Üniversitesi’nden diplomasını aldı. Nazizme tepkisini göstermek amacıyla Viyana’dan Brüksel’e, Naziler Belçika’yı istila edince oradan İngilte’ye göç etmişti. Fakat Avusturya uyruğu onun başına bela oldu. Düşman olarak görüldü ve hapse atıldı. Ancak İngiliz bilimcilerin, akademisyenlerin gayretiyle salıverildi. Emekli olduğu 1961 yılına değin Londra Üniversitesi’nde yeni kurulan Türk Dili Kürsüsü’nde dersler verdi. 1975 Haziran’ında seksen dört yaşında hayata gözlerini yumdu.

Paul Wittek Osmanlıları’ın doğuşu üzerine Londra’da yaptığı konuşmaları sonradan bir kitap olarak yayınladı. Onun tezi Osmanlı’nın yükselişini gazilere bağlar. Osmanlılar’ın askeri ve siyasi başarılarını gaza ve cihadla açıklamış; Osmanlılar’ı ‘kutsal savaşcılar’ saymıştır. Osmanlılar başlangıçta Bizans sınırı yakınlarına yerleşmişlerdir, burası bir uç bölgesiydi. Wittek’e göre Osmanlı’nın tarih sahnesine çıkışını sağlayan gazadır. Gaza Osmanlı’’yı dinamikleştirmiş, atılgan yapmıştır. Osmanlılar’ın benzeri olmayan ceseretlerinin kaynağı gazaydı. Osmanlı Devleti gaziler sayesinde benzeri pek görülmemiş bir savaşçı kuvvet kazandı. On dördüncü yüzyıla gelindiğinde fetihler iyi örgütlenmiş bir devlet girişimiydi. Gaziler akınlardan savaş ganimetleriyle dönüyorlardı. Onlar “kafirlere karşı mukaddes cihat” yapıyordu. Osmanlı bütün savaşçı ruhlu unsurları kendine çekiyor, bünyesinde topluyordu.

Gaza zaman içinde gelişmiştir. Eski Osmanlı kaynakları da bu yöndedir. Wittek’in gaza teorisine kanıt olarak ileri sürdüğü 1337 tarihli Bursa Kitabesi ve Ahmedi’nin manzum eseridir. Wittek gazi ideolojisinin ve kültürünün gelişimini analiz etmiştir. Gazanın kökleri İslama uzanır. Osmanlı’nın kuruluşunda da temel unsur olarak rol oynamıştır. Gaza Osmanlı Beyliği’nin yönetimindeki toprakları genişletmek için akınlar yapmak, cenk etmek, İslamiyet’i yaymak anlamlarına geliyordu. On üçüncü yüzyıl sonlarında Anadolu’nun batı ve kuzey batısında kullanıldığı bilinmektedir.

Osmanlılar bir gazi topluluğudur. Osmanlı küçük bir uç beyliğiyken büyük bir imparatorluğa dönüşmüştür. On üçüncü yüzyıl sonunda Anadolu’da bir uç beyliği olarak kurulmuş ve kısa sürede sınırlarını genişleterek İstanbul’un fethiyle bir cihan devletine dönüşmüştür. Osmanlı’nın gelişmesi Gelibolu’ya yerleştiği 1354 tarihinden itibaren hızlanmış, bunu takiben sürekli ilerlemeler kaydetmiştir. Osmanlı özellikle Bayezıd zamanında çok kısa sürede büyük bir imparatorluğa doğru evrildi.

Gelibolu Orhan Bey’in oğlu Gazi Süleyman Paşa komutasındaki birliklerce alındı. Gelibolu’nun fethinden sonra Osmanlılar Avrupa yakasında kalıcı olarak yerleştiler, giderek ilerlediler. Gelibolu’nun fethedilmesi Osmanlılar’a Balkanların yolunu açtı. Gelibolu bu tarihten sonra Osmanlılar’ın Trakya ve Balkanlar’a yapacakları akınlar için çok önemli rol oynadı; askeri üs işlevini gördü. Osmanlı’nın Rumeli’ye akınlar yapması ve Rumeli’yi fethetmesi açısından Gelibolu yaşamsal önemdeydi. Beylikten devlete geçiş sürecinde büyük rol oynadı.

Osmanlı Beyliği Söğüt çevresinde Bizans sınırındaki uç bölgede kuruldu. Gaza anlayışıyla Bizans’a karşı akınlar düzenledi. Gaza Osmanlı Beyliği’nin tarih sahnesine çıktığı on üçüncü yüzyıl sonlarından itibaren etkili oldu. Daha yerinde bir deyişle, Osmanlı’nın askeri ve siyasi başarıları gaza sayesinde mümkün olabilmiştir. Osmanlı din kaygısıyla hareket eden bir gaziler devleti idi. İslamiyeti yaymak, toprakları genişletmek için akınlar yapmak ve cenk etmek anlamını kazanmıştı. Gazi geniş anlamda din uğruna cenk eden Müslüman savaşcıdır. Bu sözcük Ortaçağda Müslüman toplulukları tarafından kullanılmış, giderek Anadolu’ya yayılmıştır.

Osmanlı Türkleri on üçüncü yüzyıl başında Mogol baskısından dolayı Anadolu’ya göç etmişler; Bizans sınırına yerleşmişlerdir. Osmanlının imparatorluk olarak gelişmesinde dönüm noktası 1453’de İstanbul’un İkinci Sultan Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) öncülüğünde fethedilmesidir. Bu fetih olayı Osmanlı’nın imparatorluğa dogru evrilmesinde kesinlikle önemlidir. Sözkonusu imparatorluk altı asır boyunca çok geniş bir cografyaya yayılmış ve topraklarda hüküm sürmüştür.

Gaza kök itibariyle İslam’ı yaymak, bu amaç doğrultusunda seferber olmak anlamına gelir. Ortaçağda Müslümanlar arasında kullanılan sözcük Anadolu’da yayılmıştır. Wittek’e göre esasında din savaşçıları olan gaziler, kafirlere karşı mücadele etmişlerdir. Gaza Osmanlı’nın kuruluş aşamasında ilerletici, dinamik bir güç olmuştur; hatta Wittek gazayı Osmanlı beyliğinin bir cihan imparatorluğu olarak gelişmesinin baş etkeni saymıştır. Aslında Batı Anadolu’daki hemen bütün beylikler gazi beylikleydi; ancak bunlar gelir kaynaklarını kaybedmiş ve istilalara karşı koyamaz duruma gelmişlerdir.

Wittek Osmanlı İmparatorlu’nun dünya tarihinde önemli ve özel bir yer tutmasını, geniş bir alana yayılmasını, giderek dünya hakimi olmasını gaza ideolojisinin sonuçu kabul eder. Osmanı bu sayede yeni bir “medeniyet çağı açmıştır”. İslam aleminin geniş bölümünü “egemenliği altında birleştirmiştir.” Gazi ideolojisi Osmanlı’nın itici gücü olmuştur. Topraklarını bu itici güç sayesinde genişletmiştir. Osmanlı’nın kuruş aşamasında öncelikle askeri teşkilatı etkilemiş ve şekillendirmiştir. Bir uç beyliğinden koskoca bir cihan imparatorluğu doğmuştur. Bundan anlaşılıyor ki Osmanlı Devleti’nin fetihci dinamiğini İslam geleneği belirlemiştir.

Wittek, Osmanlı’nın gelişimini incelemede büyük ölçüde Ahmedi’den yararlanmıştır. Ahmedi’nin İskendername adlı manzum eserinde öncelikle Kral Büyük İskender’in hayatı anlatılır. Dönem hakkınd oldukça etraflı bilgi verilir. Ancak bundan ibaret degildir. Din, ahlak, felsefe konularında da açıklamalar yapılır. Savaş ve ganimet tarihsel örneklerle ele alınır, ayrıntılı olarak tasvir edilir. Savaş edebiyatıyla ilgili en eski kaynaklar arasındadır. Osmanoğulları’na gelinceye dek bütün devletlerin tarihini aktarır. Eserde hükümdarlara ögütler yer alır. Ahmedi bu eserini Yıldırım Beyazıt’ın oglu Emir Süleyman’a sunmuştur. Adı geçen eser kendinden sonraki Osmanlı tarih çalışmalarına kaynaklık etmiştir. Wittek de bu eseri kaynak almıştır. Wittek’in faydalandığı, ona yol gösteren bir başka kaynak da Bursa kitabesidir. 1337 tarihli (Hicri 738) Bursa kitabesi Orhan Bey’in ünvanları ve Osmanlı gaza ideolojisi açısından önem taşır. İkinci Osmanlı sultanı Orhan Bey, “gazi oğlu gazi” ünvanını taşıyor ve İslam adına kutsal savaş yaptığı kabul ediliyordu.

Fütüvvet İslam medeniyetinde öteki için kaygılanma, fedakarlıkta bulunma, yardımseverlik, cömertlik gibi ahlaki nitelikleri ifade eder. “Başkalarını kendi nefsine” tercih etmektir. Yüksek ahlak ilkeleriyle baglı olmak, ahlaki ilkeler doğrultusunda yaşamaktır. Paylaşmacı olmak da Fütüvvvetin gereklerindendi. Kısacası, ahlak rehberi kabul edilirdi. İslamiyet’te neredeyse başlangıçtan itibaren ortaya çıkmış ve vazgeçilmez bir ilke olarak kabul edilmiştir. Toplumsal ve ruhani hayatta anlam kazanmıştır. Fütüvvet kavramı Horasan ve Nişabur bölgesinde de yaygın olarak kullanılmıştır. Horasaniler esnaf ve zanaat erbabını teşkilatlandırmışlar; loncalar oluşturmuşlardır. Osmanlı’da gaziler, Anadolu’da esnaf Fütüvvet ilkelerine bağlıydılar. Aslında esnaf kuruluş ve birlikleri askeri nitelik taşıyordu.

Osmanlı askeri fetihler yapmak amacıyla örgütlenmiş bir gazi devletitti. Osmanlıların akılalmaz cesaretinin kaynağı gazadır. Gazi teşkilatı incelikli ve ayrıntılı şekilde düzenlenmişti. Onların asıl amaçları düşmana karşı cihat yürütmek ve bu amaç dogrultusunda örgütlenmekti. Gazi ünvanı ayrıca ahlaki görevleri de kapsıyordu. Bu niteliği haiz devletin lideri egemenliğini tanıyan halkın geçinmesini sağlamakla yükümlüydü Ancak şunu da belirtmek gerekir: Wittek Anadolu’daki gazilik ile Avrupa’daki şövalyelik arasısıda önemli benzerlikler bulunduğuna dikkat çekmekmektedir.

Türk düşünce tarihi ve dünyası içinde özel bir yere sahip olan Prof. Fuat Köprülü, Wittek’den pek çok noktada ayrılır. Köprülü 1934’de Fransa’da yaptığı konuşmada öncelikle Gibbons’ın yok saydığı Osmanlı’nın Türk geçmişini gündeme getirmiş ve anlatmıştır. Beylikten cihan devletine uzanan süreçe ilişkin Wittek’in tezlerini de kabul etmez. Ona göre Osmanlının Sögüt’te küçük bir beylikten büyük bir döniüşmesinin birden çok nedeni vardır. Köprülü, Osmanlı’nın erken dönemlerindeki başarılarının ardında yatan sebeplerin çeşitliliğini savunur. Gaziler önemlidirler; fakat Osmanlı’nın gelişmesi yalnızca onlara bağlanamaz.

Köprülü’nün Wittek’den farklı bir yaklaşımı vardır. Osmanlı’nın kuruluşunda ve gelişmesinde tek etken olarak gaza, kutsal, savaş tezini reddeder. Gaza olgusunun tek başına yeterli bulmaz. Gaziler önemliydiler fakat gaza ideolojisi Osmanlı’nın genişlemesini, imparatorluğa dönüşmesini tek başına açıklamaz. Osmanlı’nın başarılarının sebepleri çeşitlidir. Osmanlı’nın kuruluşunda ekonomik, siyasal, sosyolojik ve demografik faktörlerin de dikkate alınmak gerektiğini vurgular. Wittek de Köprülü’yü eleştirir. Osmanlılar’ın Oğuz boylarına dayandırılmasını, Kayı aşireti bağlantısını reddeder Kısacası. Köprü’nün Türk-İslam unsurlarına dayalı tezi Wittek’in gaza tezi çatışır.

*Halil Turhanlı, hukukçu ve araştırmacı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Bunlar da İlginizi Çekebilir