Kastamonu'nun tarihi derinliklerinden gelen büyüleyici bir hikaye, Aktaştekke köyünde hayat buluyor. Roma İmparatoru Caracalla döneminde inşa edilen ve yaklaşık 1700 yıllık bir geçmişe sahip olan Zeus Tapınağı’nın kalıntıları, bugün köydeki modern yapıların içinde varlığını sürdürüyor. Dönemin şartlarında tapınaktan alınan figürlü taşlar, bugün bir evin temelinde ya da bir ahırın duvarında sanat eseri gibi ışıldıyor. Müze müdürlüğünce tek tek numaralandırılan bu eserler üzerinde uyuyan köy sakinleri, tarihin en yakın koruyucuları haline gelmiş durumda.
ROMA İMPARATORLUĞU'NUN İZLERİ DUVARLARDA SAKLI
Roma'nın en kudretli hükümdarlarından Caracalla zamanında temelleri atılan Meyre Zeus Tapınağı, Milattan Sonra 279 yılında tamamlanarak bölgenin en önemli dini merkezlerinden biri olmuştu. Ancak zamanın aşındırıcı etkisi ve geçmiş yüzyıllarda çevre halkının inşaat malzemesi arayışı, bu görkemli tapınağın taşlarını köy evlerinin birer parçası haline getirdi. Bugün köyün sokaklarında yürürken, bir evin köşesinde Roma dönemine ait bir sütun başlığına ya da mitolojik bir kabartmaya rastlamak sıradan bir durum olarak karşılanıyor.

ANTİK KABARTMALAR EVLERİN TEMELLERİNDE KORUNUYOR
Köydeki pek çok yapının omurgasını oluşturan bu antik hazineler, hayvan desenlerinden ağaç motiflerine kadar geniş bir sanat yelpazesi sunuyor. Kastamonu Müze Müdürlüğü tarafından titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda, evlerin dış cephelerinde ve temellerinde yer alan tüm eserler kayıt altına alınarak numaralandırıldı. Köy muhtarı Mustafa Çetin, kendi evinin temelinde de bu paha biçilemez taşlardan birinin bulunduğunu belirterek, "Bu taşlara gözümüz gibi bakıyoruz, hepsi emin ellerde" diyerek tarihe olan bağlılıklarını dile getiriyor.
HAYVAN FİGÜRLERİ VE MİTOLOJİK MOTİFLERLE YAŞAM
Köy sakinlerinden Necmettin Şahin ve Cemal Çetin gibi isimler, babalarından miras kalan evlerin duvarlarında sanat eserleriyle iç içe yaşıyor. Bazı taşlarda o günün inançlarını ve doğasını yansıtan aslan, kuş gibi hayvan figürleri yer alırken, bazılarında ise geometrik ve bitkisel bezemeler dikkat çekiyor. Köylüler, her gün dokundukları bu taşları sadece bir inşaat malzemesi değil, geçmişin kendilerine bıraktığı kutsal bir emanet olarak görüyor ve bölgede yeni bir kazı çalışması yapılmasını bekliyor.

TURİZMİN YENİ GÖZDESİ OLMAYA ADAY
2007 yılında yapılan temizlik çalışmalarının ardından büyük bir sessizliğe bürünen tapınak alanı, yeniden gün yüzüne çıkarılacağı günü bekliyor. Tarihçiler ve arkeologlar için büyük bir hazine niteliğinde olan Aktaştekke köyü, evlerin duvarlarındaki "açık hava müzesi" görünümüyle turizm potansiyelini her geçen gün artırıyor. Numaralandırılmış tarihi taşların gölgesinde süren bu yaşam, ziyaretçilere hem şaşkınlık hem de hayranlık dolu anlar yaşatıyor.
