Geleneksel zanaatların merkezi Kayseri’de, tarih kokan sokakların arasında 3 metrekarelik küçücük bir dükkân, dev bir ustalığa ev sahipliği yapıyor. 40 yıl önce dayısının tavsiyesiyle adım attığı kuyumculuk mesleğinde bir ekol haline gelen Mehmet Dilber, günümüzde fabrikasyon üretimin gölgesinde kalan el emeğini korumaya çalışıyor. Takı tamiratından özel tasarım restorasyonlara kadar geniş bir yelpazede hizmet veren emektar usta, mesleğinin geleceğine dair taşıdığı endişelerle de dikkat çekiyor.
DAYI VASİYETİYLE BAŞLAYAN 40 YILLIK SERÜVEN
Mehmet Dilber’in hikâyesi, çocukluk yıllarında rahmetli dayısının öngörüsüyle şekillenmiş. "Bu çocuk sanayide yapamaz, kibar işi olan kuyumculuğa verelim" sözüyle başlayan yolculuk, bugün 40. yılını dolduran büyük bir tutkuya dönüşmüş. Sarraflık hayaliyle girilen bu yolda, atölye tozuna aşık olan Dilber, o günden bugüne elindeki çekici ve büyüteci hiç bırakmadı. Küçük dükkânında devleşen usta, mesleğine olan bağlılığını "Severek yapıyorum" sözleriyle özetliyor.

HER TÜRLÜ TAKIYA HAYAT VERİYOR
Ekonomik şartlar ve altın fiyatlarındaki değişimler nedeniyle son yıllarda tamirat işlerine ağırlık veren Mehmet usta, aslında özel siparişlerin ve tasarımın bir numaralı ismi. Altın, gümüş, bakır hatta bijuteri ayrımı yapmaksızın kendisine getirilen tüm takıları ilk günkü ihtişamına kavuşturuyor. Yıpranmış aile yadigârlarını restore ederek onlara yeniden hayat veren Dilber, "Aklınıza gelen her türlü takıyı yapabiliyoruz" diyerek ustalığındaki sınır tanımazlığı vurguluyor.
ZANAATIN SON TEMSİLCİSİ
Mehmet Dilber’in en büyük sancısı ise ellerindeki bu kadim bilginin geleceğe taşınamaması. Gelişen teknoloji ve değişen ilgi alanları nedeniyle artık kimsenin bu zorlu ama zarif zanaatı öğrenmek istemediğini belirten usta, arkasından bir çırak gelmemesinin derin üzüntüsünü yaşıyor. Sanatının son temsilcilerinden biri olarak 3 metrekarelik dünyasında üretmeye devam eden Dilber, el emeğinin değerinin yeniden anlaşılacağı günlerin özlemini çekiyor.
