Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, Adana’nın Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi’nde bulunan Tutar Yapı Sitesi’nin C Bloku yıkılmış, 63 kişi hayatını kaybetmiş, 12 kişi yaralanmıştı.
Binanın zemin katındaki dairede tadilat yaptırdığı belirtilen sanıklar ile teknik uygulama sorumlusu hakkında açılan davada, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan yargılama yapılmıştı. Mahkeme, sanıklara “iyi hâl” indirimi uygulayarak 15’er yıl hapis cezası vermiş, tutukluluk hâllerinin devamına hükmetmişti.
KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ VERİLMİŞTİ
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında da inceleme başlatıldı.
Soruşturma kapsamında Seyhan ve Çukurova belediyelerinde görev yapan imar ve şehircilik müdürleri ile yapı kontrol müdürlerinin de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında soruşturma izni verildi.
Dosya kapsamında bir inşaat mühendisi bilirkişi olarak görevlendirildi. Müşteki avukatları ise incelemenin tek kişi tarafından yapılmasına itiraz ederek dosyanın üniversitelerden oluşturulacak teknik heyete gönderilmesini talep etti.
BİLİRKİŞİ RAPORUNDA KAMU GÖREVLİLERİ “KUSURSUZ” BULUNDU
İnşaat mühendisi Alper Önür tarafından hazırlanan 9 sayfalık bilirkişi raporunda; müteahhit, teknik uygulama sorumlusu, çatı katının kapatılması ile zemin katta ağır tadilat ve değişiklik yaptığı belirtilen kişiler “asli kusurlu” olarak değerlendirildi.
Raporda belediyenin ilgili birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ise “kusursuz” olarak gösterildi.
MÜŞTEKİ AVUKATLARINDAN RAPORA İTİRAZ
Tutar Yapı Sitesi’nde yakınlarını kaybedenlerin avukatı Gülsüm Özdoğru, hazırlanan rapora tepki gösterdi.
Özdoğru, binanın kalitesiz malzeme kullanımı, kaçak dubleks yapılaşma ve zemin kattaki tadilat nedeniyle yıkıldığını savunarak, kamu görevlilerinin ihmallerinin görmezden gelindiğini söyledi.
Soruşturma izinlerinin uzun süre verilmediğini belirten Özdoğru, kaymakamlıkların bazı talepleri reddettiğini, itirazların ardından Bölge İdare Mahkemesi kararıyla 16 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni çıktığını ifade etti.
“İKİ ÜNİVERSİTE RAPORUNDA KAMU GÖREVLİLERİ KUSURLU BULUNMUŞTU”
Avukat Gülsüm Özdoğru, daha önce Çukurova Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarında belediye görevlilerinin “kusurlu” bulunduğunu hatırlattı.
Yeni raporda ise 14 kamu görevlisi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, iki görevlinin de “kusursuz” gösterildiğini belirten Özdoğru, şu ifadeleri kullandı:
“Bilirkişi raporu o kadar kopyala-yapıştır ki Tutar Yapı Sitesi C Blok'la ilgili hazırlanması gereken bilirkişi raporunda, Adana'da yıkılan diğer bir bina olan Sami Bey Apartmanı'nın adı geçmekte ve parsel ile pafta bilgilerine yer verilmektedir. 63 kişinin öldüğü bir dosyada bu kadar özensiz bir bilirkişi raporunun hazırlanmasını kabul etmiyoruz. İki üniversiteden alınan bilirkişi raporlarında kamu görevlilerinin 'kusurlu' olduğu tespiti olmasına rağmen, bir inşaat mühendisinin kamu görevlilerinin 'kusursuz' olduğu yönündeki tespitlerini kabul etmiyoruz”
“SORUŞTURMANIN HÂLÂ GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNDAN YÜRÜTÜLMESİNİ ANLAMIYORUZ”
Depremin üzerinden 3 yıl 3 ay geçtiğini belirten Özdoğru, kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin henüz bir iddianame hazırlanmadığını söyledi.
Adana’da diğer deprem bölgelerine göre daha az bina yıkılmasına rağmen süreçlerin ilerlemediğini ifade eden Özdoğru, bunun yurttaşların adalet duygusunu zedelediğini dile getirdi.
Özdoğru, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu da insanların adalete güven duygusunu ciddi anlamda sarsıyor. İnsanlar, kusurları bulunan kişilerin artık ceza alıp bu cezaları çekmesini bekliyorlar. Üstelik Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, 63 kişinin öldüğü, doğmamış bir bebeğin yaşam hakkının elinden alındığı, 12 kişinin ise kısmen ağır yaralandığı dosyada soruşturmayı hâlâ 'görevi kötüye kullanma' suçundan yürütüyor. Buna anlam vermemiz mümkün değil”
“DOSYANIN ÜNİVERSİTE HEYETİNE GÖNDERİLMESİNİ İSTİYORUZ”
Özdoğru, dönemin belediye başkanı hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Danıştay’a yaptıkları itirazın da yaklaşık 7 aydır sonuçlanmadığını söyledi.
Danıştay’da dosyaya ilişkin henüz bir numara oluşturulmadığını belirten Özdoğru, yasal sürede karar verilmediğini ifade etti.
Özdoğru açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Hâli hazırda bir dosya numarası bile yok Danıştay'da. Oysa kanunda, 3 ay içerisinde bunun karara bağlanması gerektiği yazıyor. Biz daha ne bekliyoruz? Umarım Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, tadilatı yapan baba ve oğulda yaptığı gibi yeniden takipsizlik kararı vermez. Bu defa talebimiz doğrultusunda dosyanın üniversite heyetine tevdiini sağlar ve düzgün bir bilirkişi raporu dosyaya girer”
