Gaziantep’in Alaybey Mahallesi’nde, zamanın durduğu küçük bir dükkanda 52 yıldır aynı heyecanla ocak tütüyor. Mesleğe çocuk yaşta adım atan ve ilkokul yıllarından itibaren hem okuyup hem çalışan Aladdin Demir, bugün 60 yaşında olmasına rağmen ilk günkü disiplininden ödün vermiyor. Üç çocuk babası olan Demir, 5 metrekarelik ekmek teknesinde verdiği emekle bir evladını öğretmen yapmış, ikisini ise evlendirip yuva sahibi etmiş. Şehrin en erken kalkan esnaflarından biri olan emektar çaycı, sadece çay değil, yarım asırlık bir tecrübe ve güler yüz servis ediyor.
YARIM ASIRLIK EMEK YOLCULUĞU
Aladdin Demir’in çaycılık serüveni, aile ekonomisine destek olmak amacıyla çocuk yaşlarda başladı. Masa silerek ve su dağıtarak başladığı mesleğinde, usta-çırak ilişkisiyle yetişen Demir, askerlik dönüşü kendi iş yerini açarak bağımsızlığını ilan etti. Dile kolay, tam 52 yıldır aynı sokaklarda adımlayan emektar usta, "Bu meslek insanı ne çok zengin eder ne de aç bırakır" diyerek kanaatkarlığın en güzel örneğini sergiliyor.

"İNSAN SARRAFI" OLARAK ANILIYOR
Dükkanının fiziksel büyüklüğüne takılmadan işini sevda ile yapan Demir, mesleğinin sadece çay demlemekten ibaret olmadığını vurguluyor. Gelen her müşteriyi bir misafir edasıyla ağırlayan Aladdin Usta, "Kuyumcu sarrafı olduğu gibi, bir de insan sarrafı vardır; o da biz çaycılarız" diyerek mesleğinin psikolojik derinliğine dikkat çekiyor. Ona göre iyi bir çaycı, müşterisinin dilinden anlayan ve onu güler yüzle uğurlayandır.
BAŞARININ SIRRI MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ VE GÜLER YÜZ
Aladdin Demir için çay, sadece bir içecek değil, bir keyif ve sohbet aracı. Müşterinin tadını almadığı bir çayı asla servis etmeyen emektar usta, dükkanın kapısından giren herkesi "Hoş geldin" diyerek karşılıyor. "Müşteriye asık suratla hizmet ederseniz o dükkanı kapatmak zorundasınız" diyen Demir, 52 yıldır süregelen müşteri sadakatinin sırrını nezakete ve işine duyduğu saygıya bağlıyor.

ALIN TERİYLE BÜYÜYEN HAYATLAR
Gaziantep esnafının henüz dükkanlarını açmadan önce selam verdiği Aladdin Demir, alın teriyle nelerin başarılabileceğinin canlı kanıtı. Küçük bir ocaktan kazandığı helal rızıkla üç evlat yetiştiren ve bir oğlunu öğretmenlik makamına ulaştıran Demir, mesleğini hevesle ve severek yapmanın her türlü zorluğu aşacağına inanıyor. Akşam esnaf kepenk indirdikten sonra evine dönen Demir, her sabah yeniden "Bismillah" diyerek demliğin altını yakıyor.
