Kamuoyunun yakından takip ettiği Narin Güran cinayeti davasında, verilen kararların ardından adalet tartışmaları yeniden gündeme geldi. İstanbul Şişhane’de toplanan "Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu" üyeleri, davanın hukuki süreci ve delil toplama aşamalarına ilişkin eleştiriler içeren ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Platform adına metni okuyan aktivist Lorin Melek Borak, cinayetin üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen adaletin tam anlamıyla tecelli etmediğini ve kamuoyunda yapay bir "dosya kapatıldı" algısı oluşturulduğunu savundu.
"SÜREKLİ DEĞİŞEN BEYANLARLA MAHKÛMİYET VERİLDİ"
Yargılama safhasında masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının zedelendiğini iddia eden Borak, mahkemenin temel dayanak noktalarını eleştirdi:
"Bugün burada sadece yitirdiğimiz bir çocuğun ardından yas tutmak için değil, ağır darbe alan adalet duygusu adına vicdanın sesini yükseltmek için toplandık. Bu dosyada maalesef mağdurdan suçlu, suçlu açığa çıkarılmadan da yeni mağdurlar yaratılmıştır. Bir anne, bir amca ve bir ağabey; cansız bedene teması kesinleşmiş olan bir tanığın sürekli yer değiştiren ve çelişen ifadeleri baz alınarak mahkûm edilmiştir."
TEKNİK DELİLLERE VE BİLİMSELLİĞE İTİRAZ
Açıklamada, dava sürecinde mahkemeye sunulan HTS (baz) kayıtları, kamera analizleri ve dijital incelemelerin kesin birer kanıt gibi sunulmasına karşın, bağımsız adli bilişim uzmanlarının raporlarında bu verilerin bilimsel dayanaktan yoksun olduğunun altı çizildiği belirtildi.
Platform, aile üyelerinin lehine olan telefon ve dijital veri bulgularının yargılama dışı bırakıldığını aktararak, "Yeni teknik incelemeler, mahkûm edilen aile üyelerinin olay dakikalarında organize bir suç içinde değil, kendi evlerinde ve olağan yaşam akışında olduklarını kanıtlamaktadır" iddiasında bulundu.
"İSTİSMAR BULGULARININ ÜZERİ KAPATILDI" SAİK TARTIŞMASI
Basın açıklamasının en dikkat çekici maddelerinden biri de Adli Tıp Kurumu raporlarında yer alan bazı bulgulara yönelik oldu. Çocuğun bedeninde istismara işaret eden PSA (Prostat Spesifik Antijen) tespitinin adli tıp uzmanlarınca açıkça raporlandığı ancak mahkeme heyetinin bu konuyu derinlemesine araştırmadığı öne sürüldü. Platform sözcüleri, bu durumun cinayet saikini (nedenini) karanlıkta bıraktığını ve soruşturmada ciddi bir hukuki boşluk yarattığını ifade etti.
Açıklama, "Bu ülkenin vicdan sahibi tüm fertlerine sesleniyoruz: Gerçek adaletin sağlanması, çelişkilerin giderilmesi için Narin ve ailesi adına davanın bağımsız bir süreçle yeniden açılmasını talep ediyoruz" çağrısıyla son buldu.
