AB’nin Türkiye Raporunda ‘sistemli geriye gidiş’ uyarısı: Demokrasi ‘S.O.S’ veriyor

AB’nin Türkiye Raporunda ‘sistemli geriye gidiş’ uyarısı: Demokrasi ‘S.O.S’ veriyor

Bir düşündüren rapor daha... Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye dönük genişleme raporunda demokratik kurumların işleyişinde ‘ciddi noksanlıklar’ bulunduğu ileri sürüldü. ‘İnsan hakları ve hukukun üstünlüğünde gerileme sürüyor’ denildi. Yolsuzlukla kararlı mücadele yürütülmediği kaydedildi. Dışişleri Bakanlığı’ndan Brüksel’e ‘Çifte standartlı tutumun son örneği’ tepkisi geldi.

OHAL TEDBİRLERİ HÂLÂ DEVAM EDİYOR

AB, Balkan başkentleri ile Türkiye için hazırladığı ‘2022 Genişleme Paketi’ni açıkladı. Çalışmanın Türkiye bölümünde başkanlık sistemindeki yapısal eksikliklerin giderilemediği ve OHAL tedbirlerinin hâlâ yürürlükte olduğu vurgulandı. Muhalefet partili belediye başkanları üzerindeki baskının yerel demokrasiyi zayıflattığı ileri sürüldü. STK’ların baskıyla karşı karşıya kaldığına ve temel haklardaki kayıpların sürdüğüne de yer verildi.

KURUMLAR BAĞIMSIZ DEĞİL, YARGI ÇÖKÜŞTE

Yargıda 2016’dan bu yana gözlemlenen ciddi gerilemenin altı çizilirken ekonomik kurumların bağımsız politika izleyemediği işaret edildi. Ankara’nın tepkisi Dışişleri’yle geldi. ‘Türkiye’ye yönelik vizyonsuz yaklaşım gözler önüne seriliyor’ açıklaması yapıldı. DEVA Partili Mustafa Yeneroğlu ise “Rapor mevcut sistemin demokrasinin en temel standartlarından bile uzak olduğunu ortaya koyuyor, karanlık tabloyu yüzümüze çarpıyor” dedi.

'AĞIZLARA KİLİT GÖZLERE BANT PAKETİ'

Dezenformasyon tasarısına tepkiler dinmiyor. Muhalefet ‘Sansür yaygınlaşacak, toplum susturulacak. Türkiye’nin itibarı daha da zedelenecek’ eleştirisini yöneltti.

Yasa teklifinin birinci bölümü üzerinde TBMM’deki görüşmeler tamamlandı. ‘Sansür yasası’ olarak tanımlanan pakete muhalefetten sert tepki geldi. 29’uncu maddenin muğlak olduğunu belirten İYİ Partili Ümit Beyaz “Haberin gerçeğe aykırılığına iktidarın atadığı kurul karar verecek. Hoşlarına gitmeyen her bilgi bu kapsama sokulabilecek” dedi. Düzenlemenin seçim öncesi çıkarılmasına dikkat çekilirken, CHP’li Engin Altay “Demokrasi ligindeki pozisyonumuz hiç istenmeyen bir hale düşecek” ifadesini kullandı.

manset.jpg

AB TÜRKİYE RAPORUNDA ALARM ZİLLERİ ÇALDI

Aday ülke statüsündeki Türkiye’ye yönelik ağır eleştirilerin yöneltildiği raporda, ‘Türkiye’nin demokratik kurumlarının işleyişinde ciddi eksiklikler bulunduğu’ belirtildi. 140 sayfalık rapor, özellikle demokrasi, insan hakları gibi temel konularda gerilemenin sürdüğünü vurgulandı. Yargının, muhalefet partilerinin üyelerini sistematik olarak hedef almaya devam ettiği dile getirildi.

Avrupa Birliği Komisyonunun 2022 Genişleme Raporu bugün yayınlandı. 140 sayfalık raporda AB, Türkiye’nin demokratik kurumlarının işleyişinde ciddi noksanlıklar olduğunu kaydetti. Demokratik gerilemenin devam ettiğini, başkanlık sistemindeki yapısal eksikliklerin giderilmediğini kaydeden raporda şunlar belirtildi: “Meclis, hükümetin hesap verebilirliğini sağlayacak gerekli araçlardan yoksun olmaya devam etmektedir. Anayasal mimari; yasama, yürütme ve yargı arasında sağlam ve etkili bir kuvvetler ayrılığı temin etmeden yetkileri Cumhurbaşkanlığında merkezileştirmeye devam etmiştir. Avrupa Konseyi ve organlarının temel tavsiyeleri henüz ele alınmadı. Etkin bir güçler ayrılığı mekanizmasının olmaması, yürütme organının demokratik hesap verebilirliğini seçimlerle sınırlı kılmaya devam ediyor.”

OHALİN’İN KISITLAMALARI YÜRÜRLÜKTE

Temmuz 2018’de kaldırılmasına rağmen, hükümet yetkililerine olağanüstü yetkiler veren ve OHAL’in kısıtlayıcı unsurlarından bazılarını muhafaza eden bazı yasal hükümlerin yürürlükte kaldığı belirtilen raporda, yargının, terörle bağlantılı olduğu iddia edilen suçlarla ilgili olarak, TBMM’deki muhalefet partilerinin üyelerini sistematik olarak hedef almaya devam ettiği dile getirildi.

SEÇİLENİN YERİNE KAYYUM ATANDI

Seçimlere ve siyasi partilere ilişkin yasal çerçevenin sorunlu olmayı sürdürdüğü aktarıldı. Seçim barajının yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürüldüğü anımsatılan raporda, hükümetin muhalefet partilerine mensup belediye başkanları üzerindeki baskısının yerel demokrasiyi daha da zayıflattığı, muhalif belediye başkanlarının idari ve adli soruşturmalarla karşı karşıya kaldığı, Güneydoğu’da yerel demokrasinin ciddi şekilde engellendiği belirtildi. Güneydoğu’da seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atandığı dile getirildi.

YARGIDA CİDDİ GERİLEME VAR

Raporda “Sivil topluma ilişkin konulardaki ciddi gerileme devam etti. Sivil toplum kuruluşları artan baskıyla karşı karşıya kaldı ve ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlükleri kısıtlanarak özgürce faaliyet gösterme alanları daraltıldı” denildi. Asker, polis ve istihbarat servislerinin hesap verebilirliğinin çok sınırlı kaldığı belirtilen raporda, Türk yargısında 2016’dan bu yana gözlemlenen ciddi gerilemenin raporlama döneminde de sürdüğü, yargının sistemik olarak bağımsız olmaması ve hakim ve savcılar üzerindeki aşırı baskıya ilişkin endişelerin devam ettiği kaydedildi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDE GERİLEME VAR

“Türkiye’nin, başta Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala davaları olmak üzere, bazı AİHM kararlarını uygulamayı reddetmeye devam etmesi, yargının uluslararası standartlara ve Avrupa standartlarına bağlılığına ve Türkiye’nin hukukun üstünlüğünü ve temel haklara saygıyı teşvik etme taahhüdüne ilişkin ciddi bir endişe kaynağıdır” denildi. Türkiye’de ifade özgürlüğü konusunda, son yıllarda gözlemlenen ciddi gerilemenin devam ettiği kaydedildi.

YOLSUZLUKLA MÜCADELE YOK

Türkiye’nin yolsuzlukla mücadele konusunda, alması gereken mesafe olduğu belirtilirken raporlama döneminde de ilerleme kaydetmediği vurgulandı. Yolsuzluk konusunda şöyle denildi: “Ülke, uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak yolsuzlukla mücadele organlarını oluşturmadı. Yolsuzlukla mücadele stratejisi ve eylem planının bulunmaması, yolsuzlukla kararlı bir şekilde mücadele etme iradesinin eksikliğine işaret etmektedir. Sonuç olarak, yolsuzluk yaygın ve endişe kaynağı olmaya devam ediyor.”

MB SİYASİ BASKI ALTINDA

Raporda “Türk savaş gemileri, Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki araştırma faaliyetlerini yasa dışı olarak engelledi” ifadesine yer verildi. Üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme kabiliyetiyle ilgili olarak “Türkiye’nin AB müktesebatına uyumu çok sınırlı kalmaya devam etmiş ve oldukça plansız bir temelde sürdürülmüştür” değerlendirilmesi yapıldı. Merkez Bankası’nın önemli ölçüde siyasi baskı altında kaldığı dile getirilen raporda işlevsel bağımsızlığının tesis edilmesinin gerektiğinin altı çizildi.

KURUM BAĞIMSIZLIĞI SAĞLANMALI

Raporda, sonuç olarak, birçok alanda AB müktesebatıyla mevzuat uyumu konusunda daha fazla çalışma yapılmasının gerektiği vurgulanırken “Düzenleyici kurumların bağımsızlığının sağlanması, Türkiye’nin daha fazla ilerleme kaydetmesi için kilit önem taşımaktadır” denildi.

SANSÜRE İTİRAZ DUVARI

Sansür yasasının en çok tartışılan 29. maddesinin görüşmelerine gelindiğinde gerilim tırmandı. Muhalefetin alkışlı, sloganlı eylemleri nedeniyle gazetecilere ve sosyal medya kullanıcılarına 3 yıla kadar hapis verilmesinin önünü açan madde görüşülemedi. “Halkın ve medyanın özgürlüğüne daruluyor” tepkileri sürdü.

Cumhur İttifakı tarafından hazırlanan 40 maddelik ‘Dezenformasyonla Mücadele’ yasasına itirazlar sürüyor. Sansür yasası olarak bilinen tasarının 28 maddesi kabul edildi. Muhalefet, basın meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının karşı çıktığı tasarının en çok tartışılan 29. maddesinin görüşmeleri öncesi Genel Kurul’daki gerilim zirve yaptı. CHP milletvekilleri 29. maddeyi alkışlarla protesto etti. Vekillerin, ayağa kalkarak 10 dakika boyunca alkış tutmaları nedeniyle oturuma 10 dakika boyunca ara verildi. Bu sırada Genel Kurul’da “Sansüre hayır” sloganı yankılandı. Protestonun sürmesi nedeniyle madde üzerindeki görüşmelere geçilemedi ve TBMM Başkanvekili Haydar Akar oturumu kapatmak zorunda kaldı. HDP grubu ise ayağa kalkarak, ellerindeki “Gazetecilik suç değildir. Özgür basın susturulamaz” yazılı pankartları basın locasına ve AK Partili milletvekillerine gösterdi.

29. madde üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay “Dünyanın bütün ülkelerinde despotlaşan iktidarlar, son dönemlerinde baskılarını artırırlar, demokrasi dışı yollara tevessül ederler. Türkiye’nin dünya milletler ailesi içindeki itibari, demokrasi ligindeki bu pozisyonu, biraz sonra görüşülecek” dedi. Altay yasayı Anayasa Mahkamisi’ne götüreceklerini söyledi. CHP’li Utku Çakırözer ise “Yolsuzluklarınızı yazanları hapse atacaksınız. Enflasyon yüzde 180 diyen uzmanları susturacaksınız. İktidarı eleştiren yurttaşı hapisle korutup sindireceksiniz” ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Engin Akçay, muhalefetin protestoları üzerine söz aldı. Akçay “TBMM’de kaos ve kargaşa çıkarmak istiyorlar, Genel Kurul engellenemez. İçtüzük istismar ediliyor. Biraz önce çekiçle kürsüye zarar verdiler” dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Akar’dan İçtüzüğü çalıştırmasını ve görüşmelere devam edilmesini istedi. TBMM Başkanvekili, uyarılarına rağmen protestonun sürmesi üzerine İçtüzüğün 68. maddesi uyarınca birleşimi kapattı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem ise “Özellikle 29. ve 34. maddeler her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını hapis tehlikesiyle karşı karşıya bırakmakta, adeta AKP’nin milletimize yönelik uygulamayı planladığı ve orta çağ dönemini andıran ‘Cadı Avı’na’ hukuki zemin hazırlamaktadır” açıklamasında bulundu. Erdem “Somutlaştırmak adına örnek verecek olursak, bu kanun eğer geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınlarında var olsaydı, hem ünlü oyuncu Şahan Gökbakar yangın bölgesindeki paylaşımları sebebiyle hem de bu paylaşımları retweet yaparak veya beğenerek iktidara duyurmaya, kamuoyu oluşturmaya çalışan milyonlarca kişi bugün hapis istemiyle yargılanıyor olacaktı. Bu sefer trafoya ‘kedi’ yerine BTK’nın girmesi hedeflenmektedir” diye konuştu. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Beyaz da “Böylece, seçim sürecine girildiğinde iktidarın hoşuna gitmeyen her haber, her bilgi halkı yanıltıcı bilgi kapsamına girecek ve haberi yapan gazeteci, basın kartının iptaliyle hatta hapis cezasıyla karşı karşıya bırakılacak” ifadesini kullandı.

TİP Milletvekili Ahmet Şık da “Seçim sözcüğünü yasaklayın. Çünkü ilk seçimde gideceksiniz. Sizin derdiniz, suç saltanatının tahtını korumak. Ama ne yaparsanız yapın, bu ülke size teslim olmadı, olmayacak” dedi. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise “Halkımız ve medyanın özgürlüğüne darbe vurulmak isteniyor” tepkisini gösterdi.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
3 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN