AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Kaftancıoğlu açıklaması: Orada hukuk işleyecektir

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Kaftancıoğlu açıklaması: Orada hukuk işleyecektir

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu'nun siyasi parti üyeliğinin düşürülmesine ilişkin "Yargıtay bir karar vermiş, orada hukuk işleyecektir. Siyasi olarak söylenmiş sözün geçerliliği yoktur" ifadelerini kullandı. Yunanistan ile yaşanan gerginliğe ilişkin de Çelik, ", "Adaların silahsızlandırılması hukukun gereğidir. Hukuku ihlal eden Yunanistan tarafıdır" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Turkish Airlines'ın isminin "Türkiye Havayolları" olarak değiştirileceğini duyurmasının ardından gelen tepkilerle ilgili, “Kullanılan kelimelerin karşılığı Türkçe ise Türk, Türkiye ise Türkiye kullanılacaktır” dedi. Çelik, Kadıköy'de Abdullah Öcalan yürüyüşüne katılarak polise yumruk attığı görüntüleri basına yansıyan DBP Milletvekili Salihe Aydeniz'le ilgili de, "O milletvekili ile ilgili de karar meclise geldiği zaman AK Parti dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oy kullanacaktır." açıklamasını yaptı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun siyasi parti üyeliğinin düşürülmesine de değinen Çelik, "Yargıtay bir karar vermiştir ve orada hukuk işleyecektir." diye konuştu.

"Efes Tatbikatı dünyanın birçok yerinde ses getirdi" diyen Çelik, "Buraya katılan silahlı kuvvetler unsurlarımızı teşekkür ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın çok güçlü açıklamaları oldu. Yunanistan'ın bu açıklamaları çarpıtan, hukuku ihlalden tavrı ortaya çıktı. Biz her zaman diyaloğa açığız. Yunanistan'ın sürekli üçüncü ülkeleri işin içine katması, hukuk ihlalleri maalesef bu sürecin olumlu ilerlemesine mani olmaktır" dedi.

Miçotakis'in açıklamasının niyetini açığa çıkardığını söyleyen Çelik, "Adaların silahlandırılmaması hukukun, Lozan ve Paris anlaşmasının gereğidir. Siz kafanıza göre 'Bunlar modası geçmiş işler' derseniz ortada hukuk kalmaz. Ne zaman masadan bahsetsek, maalesef Yunanistan bunu aslı astarı olmayan propagandalara dönüştürmeye çalışıyor. Bu mesajların üstüne genelde ilk atlayan Fransa oluyor. Lozan Anlaşması hiçbir denizüstü ve adalarda askeri tahkimat yapılmayacak diye açık ifadeler var" ifadesini kullandı.

Adaların silahlandırılmasının ilgili anlaşmaların ihlali anlamına geldiğini belirten Çelik, "Birtakım emekli askerleri konuşturuyorlar. Buna Türkiye'nin saldırganlığı gibisinden etiket koymaya çalışıyorlar. Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamaları savaş olarak açıklamaya çalışıyorlar. Gelin bu meseleyi diplomatik görüşelim diyen biziz. Siz hukuksuzluk konusunda ilerlediğiniz zaman tabii ki ülkemiz de sahadaki fiili varlığını açık ve net şekilde ortaya koyacaktır" dedi.

Çelik, "Meşru Kıbrıs Barış Harekatı'nı bile bir tehdit olarak Amerikan Kongresi'nde sundu Miçotakis. Bunların hepsi Avrupa'nın aşırı sağında gördüğü yaklaşımdır. Şimdiye kadar mavi vatan tanımına CHP'nin bir yetkilisi 'Bu çok maksimalist davranıştır' gibisinden açıklama gelmişti. Biz de bunun son derece meşru ve hukuki olduğunu söyledik. Şimdi de Türkiye'yi mütecaviz göstermeye çalışan birtakım ifadeler geliyor. Bu konuda hassas olunması, bunun politik rekabet haline getirirek sunulması devletimizin çıkarlarını savunmak anlamında Türkiye'yi yanlış yöne getirir. Üzücü şekilde Türkiye'de hiçbir şekilde demokrasimize, siyasi hayatımıza fayda sağlamayacak, birtakım meslek ve etnik kimlik tartışmalarına şahit oluyoruz" dedi.

ADAY TARTIŞMASI

Cumhurbaşkanı adayı tartışmalarına da değinen Çelik, Cumhur İttifakı'nın adayının Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu vurgulayarak, "Sayın Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının sayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söylemişti. AK Parti adına ben defalarca ifade ettim. Sayın Cumhurbaşkanımız kendisinin aday olduğunu açıkça ilan etti. Sayın Kılıçdaroğlu'nun partisinden gelen sözler ve davranışlar hesaplaşma ile helalleşme arasında bir sarkaçla gidip geliyor. Türkiye'de herhangi bir makama aday olmak isteyen birisinin etnik kimliği, mezhebi kimliğinin tartışma konusu yapılması demokratik kültürü zehirleyen, insan haklarına aykırı bir durumdur. Türkiye'de mezhebi ve etnik kimlik üzerinden bir hiyerarşi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes birinci sınıf vatandaştır. Herhangi kimsenin mezhebi, etnik kimliği üzerinden ötekileştirilmesine asla müsaade etmeyiz. Sayın Bahçeli de mezhep üzerinden fitne çıkarmaya heves ve tevessül edenler fitnenin başıdır dedi. Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Bahçeli'nin ifadeleri Cumhur İttifakı'nın ortak görüşüdür. Doğduğu yer üzerinden aidiyetin tartışılmasını her bakımdan reddederiz. Orada bu tartışmanın, ittifakın içerisinde birkaç haftayla çeşitli vesilelerle gündeme gelmesini çok ayıplıyoruz. ,insan haklarına aykırı buluyoruz. Bu tartışmayı topyekun reddediyoruz. Siyaseti rekabet alanı olmaktan çıkarıp insanları kimlikleri üzerinden husumet alanına dönüştürmek bu ülkeye kötülük yapmaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"SAMİMİ ELE ALAMAYIZ"

Her zaman "AB fasılları açsın" dediklerini söyleyen Çelik, "Tartışılan ve eleştirilen konuların tamamlanması için fasıllar var. Türkiye görevini ve mükellefiyetini yerine getirmezse faslı kapatmazsınız. Ama siz faslı tartışmaya gelmiyorsanız bunu samimi ele alamayız. İnsan hakları, Kıbrıs meselesi, Doğu Akdeniz'deki duruma ilişkin olan yapılan değerlendirmeler Rum tezlerinin kes kopyala yapıştır hale getirmişlerdir. Bu Avrupa Parlamentosu'nun tarihine yakışmaz. Demokrasi ve insan hakları konusunda Türkiye ile dayanışma içinde bulunmak gibi arzunuz varsa katılım sürecini hızlandırır, vize serbesti diyaloğunu ilerletir, terörle mücadele işbirliğini ilkeli bir şekilde Türkiye ile kurarsınız. Bunların hiçbirini yapmadan gönüllü insanı kabul planını bile hayata geçirmeden bunları konuşmak gündeme ciddi olarak gelmiyor" dedi.

Türkiye'nin güvenli bir ülke olduğunu söyleyen Çelik, "Türkiye hem kendi vatandaşlarını hem buradaki misafirlerini koruyacak güvenli ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye'nin güvenli ülke olduğunu da en iyi burayı turizm destinasyonu olarak tanıyan İsrail vatandaşları bilirler. Biz kendi bakış açımızdan bu açıklamaların yanlış olduğunu, Türkiye'nin bütün ülkelerin vatandaşları için güvenli bir ülke olduğunun altını çiziyoruz" ifadesini kullandı.

KAFTANCIOĞLU KARARI

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun cezasının Yargıtay tarafından onanarak, kesinleşmesi ardından siyasi parti üyeliğinin düşürülmesine de değinen Çelik, "Yargıtay bir karar vermiş, orada hukuk işleyecektir. Siyasi olarak söylenmiş sözün geçerliliği yoktur. Bolu Belediye Başkanının ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi CHP'nin iç meselesidir. Ben ona karışmak istemem. Şu kısmı bizi ilgilendirir; maalesef bu belediye başkanı hiçbir partiye yakışmayan, demokrasiye inanmış, Türkiye'nin değerlerine, toplumsal dokusuna inanmış hiçbir partiye yakıştırmayacağımız şekilde üsluplarıyla gündeme geliyor. Avrupa aşırı sağın kullandığı nefretçi, cinsiyetçi dili çok kullanabilen, herhangi tashih yapmak yerine bunlarla övünen biri" diye konuştu.

Çelik konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Avrupa'daki nefret siyasetinin arkasında olan kişilerin üslubun adeta fotokopisini kullanıyor. Kendisinin ne kadar Atatürkçü ve antiemperyalist olduğuyla bunu örtmeye çalışıyor. Bunun Atatürkçülükle, antiemperyalistlikle ilişkisi yok. Bu Avrupa'daki aşırı sağcıların dilidir. Belki de Türkiye'de son yıllarda böyle bir üslupla ortaya çıkan çok az siyasetçi görülmüştür. Nefret ve cinsiyetçi dile vurgulu bir şekilde sahiplenen bir siyasetçi. Demokrasi ve temel değerlere inanan hiçbir siyasi organizasyonun sahiplenemeyeceği bir isim.

Yunanistan'daki birtakım emekli asker sıfatı taşıyanlar, bazısının başında diplomat sıfatı var. Basın mensupları var. Cumhurbaşkanımızın terör örgütlerine karşı kullandığı mottodur; bir gece ansızın gelebiliriz. TSK'nın birtakım tatbikatlarında her türlü görevi yerine getirme kabiliyeti bakımından bizim siyasi dilimize yerleşmiştir.

MİÇOTAKİS'E TEPKİ

Burada tek dikkat çekici nokta var, bu adamlar koramirallik yapmış. Yunan ordusu böyle şaka gibi adamların elindeyse şaşırtıcı bir durumdur. Bir haber yapmışlar. Biz Yunanistan'a şunu söylüyoruz; komşuyuz, sorunlarımızı beraber çözmeliyiz. Miçotakis İstanbul'a geldi, 'sorunlarımızı iki ülke olarak biz çözelim' dedi. Sonra ABD'ye gitti, tam karşı tavır ortaya koydu. Bu kalleşçe bir tavırdır. Kötü niyetli yaklaşımdır. Türkiye büyük bir müzakere ve diplomasi devletidir. Türk diplomamisi bu kabiliyete sahiptir. Ama Yunanistan masadan kaçıyor. Konuyu ertelemek için masaya oturuyor. Biz 'bir gece ansızın gelebiliriz' lafımızı terör örgütlerine karşı kullanıyoruz, müttefiklerimize karşı kullanmıyoruz. Asıl sorun bizim terör örgütlerine karşı kullandığımız motoyu Yunanistan'da birileri hangi saikle üstüne alınmıştır?

"TÜRKÇE İSE TÜRKÇE KULLANILACAK"

Kullanılan kelime Türkçe ise Türkçe kullanılacak. Bu konudaki tartışma yanlış tartışmadır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konularda eleştirilecek, yargılanacak son kişidir. Devletin başıdır. Nerede Türkiye nerede Türk kullanılacağı konusundaki hassasiyeti açıktır."

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR (31)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
31 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN