Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın 12 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği yılın ilk enflasyon raporu sunumunun ardından, ekonomi yönetiminin sunduğu gerekçeler siyaset dünyasında yankı buldu. TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 13-19 bandından yüzde 15-21 aralığına yükseltirken, revizyonun nedenleri arasında yastık altı altının yarattığı "servet etkisi" ve yaklaşan Ramazan ayı kaynaklı talep artışını göstermişti. Bu açıklamalar üzerine sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yapan eski AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, ekonomi yönetiminin yaklaşımını "kabak tadı veriyor" diyerek nitelendirdi.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılına dair ortalama yüzde 16 olan enflasyon hedefinin korunduğunu ancak tahmin aralığının yukarı çekildiğini açıklamıştı. Banka, altın fiyatlarındaki küresel yükselişin Türkiye'deki yaklaşık 600 milyar dolarlık yastık altı altın stoğu üzerinden bir "harcama ivmesi" yarattığını ve bu durumun dezenflasyon sürecini yavaşlattığını savunmuştu. Bunun yanı sıra mevsimsel olarak Ramazan ayındaki gıda talebi artışı da enflasyonist bir risk olarak rapora dahil edilmişti.
TAYYAR: ALTIN VE RAMAZAN ÖNGÖRÜLEBİLİR DURUMLARDIR
Ekonomi yönetiminin sunduğu bu argümanları "tuhaf" olarak karşılayan Şamil Tayyar, toplumsal alışkanlıkların ve dini takvimin ekonomi yönetimince "beklenmedik gelişmeler" gibi sunulmasına tepki gösterdi. Tayyar, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Bu ülkede her yıl mübarek Ramazan yaşanır, sonsuza kadar da idrak edilecektir. Toplumun altın tasarrufu da yıllara sarih bildik bir usuldür. Deprem gibi, don veya kuraklık gibi olağanüstü değil, öngörülebilir bir durumdur. Mevcut ekonomi yönetiminin üçüncü yılındayız. Bahane üretme evresini geride bıraktığımızı düşünüyorum."
Siyaset gündemindeki sıcak tartışmalar nedeniyle konunun yeterince ilgi görmediğini savunan Tayyar, enflasyon hedeflerindeki sapmaların düşündürücü olduğunu vurguladı. Ekonomi yönetiminin üçüncü yılında olması hasebiyle artık daha somut sonuçlar beklenmesi gerektiğini ifade eden Tayyar, revizyonların gerekçelendirilme biçimine yönelik mesafeli duruşunu "Bu saatten sonra her bahane kabak tadı veriyor artık" sözleriyle özetledi.
