Geçen yıl 5 Temmuz’da Konyaaltı Liman Mahallesi’nde gece saatlerinde meydana gelen olayda iddiaya göre vardiyalı işten çıkan Iryna Melnychuk Değer, evine girmek üzereyken arkasından gelen ve yüzünü gizlediği belirtilen eşi Mehmet Ali Değer tarafından sopayla saldırıya uğradı. Kadının başına ve sol eline çok sayıda darbe aldığı, yere düşmesine rağmen saldırının devam ettiği ve elinde kırıklar oluştuğu aktarıldı. Olay sonrası kadının KADES uygulaması üzerinden yardım çağrısı yaptığı bildirildi.
Saldırının ardından hastaneye kaldırılan Iryna Melnychuk Değer’in 16 gün tedavi gördüğü, eline platin takıldığı ve baş bölgesinde doku kayıpları nedeniyle estetik müdahaleye ihtiyaç duyulduğu öğrenildi. Olay sonrası gözaltına alınan Mehmet Ali Değer, tutuklandı.
'Eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla tutuklanan Mehmet Ali Değer’in, Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamasına devam edildi. Duruşma savcısı, sanığın Iryna Melnychuk Değer’in kafasına birden fazla vurması nedeniyle 'Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçunun işlendiğine kanaat getirerek cezalandırılmasını talep etti.

"AİLEMİN BOYNU BÜKÜK KALDI"
Suçlamaları kabul etmeyen sanık Mehmet Ali Değer, "Iryna’yı darbetmediğimi açıkça ifade ediyorum. Bu onursuz davranışı ben gerçekleştirmedim. 10 yaşındaki kızımın üzerine yemin ederim ki Iryna’yı ben darbetmedim. İnandığım tek kutsal kitap olan Kur'an-ı Kerim üzerine el basarak da yemin ederim ki bu suçu işlemedim. Yaklaşık 10 aydır tutukluyum. 10 yaşında kız çocuğum var. Iryna ile 2,5 yıl birlikte yaşadık. Savaş bölgesinde yaşayan kızımın, işlemediğim bir suç nedeniyle 10 aydır benden uzak kalmasını nasıl açıklayacağımı bilemiyorum. 5 Temmuz 2025 tarihinde de aynı şekilde, ‘Iryna’yı ben darbetmedim’ dedim. Ben, çocuklu bir kadına şiddet uygulayacak kadar onursuz biri değilim. Üzerime atılı suç nedeniyle gecelerce ağladım. Adalete sığındım, Kur'an-ı Kerim’i kalbime koyup ilahi adalete de sığındım. İşlemediğim bir suç yüzünden ailemin yüzüne bakmakta zorlanıyorum. Onların da boynu bükük kaldı. Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işleyecek kadar cani biri değilim. Bu nedenle beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" dedi.

19 YIL HAPİS CEZASI ALDI
Mahkeme sürecinde savcılık, sanığın eylemini “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesini isteyerek cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti ise sanığı 19 yıl hapis cezasına mahkûm etti.

KARAR SONRASI KALP KRİZİ GEÇİRDİ
Duruşma sonrası sanığın babası Hasan Değer, adliye tuvaletine gitti. Tuvalete giren bir kişi yerde hareketsiz yatan Değer'i görünce durumu özel güvenlik personeline iletti. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulurken, adliye polisi güvenlik önlemi aldı. Sağlık ekibinin kontrolünde, Hasan Değer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Adliyede bulunan Değer'in yakınları, acı haberi alınca sinir krizi geçirdi. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Hasan Değer'in cansız bedeni, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
