Antalya Akseki’de bulunan 1900 rakımlı Çimi Yaylası, Yörüklerin asırlık peynir olgunlaştırma geleneğine ev sahipliği yapıyor. İlkbahar döneminde yaylaya çıkan üreticiler; keçi ve koyun sütünden hazırladıkları süt, yağ ve peynirleri 30-50 metre derinlikteki doğal kar obruklarında saklıyor. Yazın dahi sıfırın altında olan sıcaklığını koruyan obruklarda 2-3,5 ay arasında bekletilen peynirler, özel lezzeti ve kıvamına ulaştıktan sonra sonbahar döneminde yayladan alınarak pazara ulaştırılıyor.
KAR OBRUKLARI ARASINDA DOĞAL OLGUNLAŞIYOR
Yaylada peyniri doğal ortamında olgunlaştırdıklarını söyleyen üretici Hatice Çelik, "Peynirleri iki-üç ay kar obruğunda bekletiyoruz. Burada obruğun doğal özelliğini alıyor, suyunu çekiyor ve tam kıvamına geliyor. Deride, kovada veya bidonda bekleyen peynirin kendine özgü ayrı bir lezzeti oluyor. Eylül ve ekim aylarının sonlarında yayladan inerken peynirleri obruklardan çıkarıyoruz. Hem kendimiz kullanıyoruz hem de isteyenlere veriyoruz” dedi.

“SOĞUK HAVADA PEYNİRLER GÜZELLEŞİYOR, LEZZETLEŞİYOR”
Bölgede modern soğutma cihazlarının yerine obrukların soğuk havasından faydalandıklarını aktaran Ramazan Avcı da "Buradaki davarcılarımızdan, keçi ve koyun yetiştiren çobanlarımızdan alıyoruz. Bidonlara basıyoruz ve kar obruklarına koyuyoruz. Burada bir veya iki ay bekletiyoruz. Soğuk havada peynirler güzelleşiyor, lezzetleniyor. Başka koyacak yerimiz, buzdolabımız olmadığı için burayı kullanıyoruz. Burada sıcaklık eksi 15-20 derece civarında olabiliyor. Şu anda ağustos ayının ortasındayız ama dağlarımızda yaklaşık 10 metreye yakın kar var” diye konuştu.
Suni yem kullanılmadan, dağlardaki doğal otlarla beslenen hayvanların sütünden üretimi yapılan tam yağlı peynirler, aromasını direkt bu flora ve obrukların soğuk ikliminden alıyor. Eylül ve Ekim aylarında obruklardan çıkarılan peynirler, Manavgat bölgesindeki pazarlarda satışa çıkıyor.
