Ara tatil, yoğun bir öğrenme temposunun ardından çocukların hem zihinsel hem de duygusal olarak dinlenmeleri için büyük bir fırsat sunuyor. İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa’dan Uzman Klinik Psikolog Gülşah Özgenç, tatilin bir "telafi kampı" yerine, sinir sisteminin dengelendiği bir süreç olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
Özgenç, tatil döneminde çocukların özgüven ve özerklik duygularının desteklendiğini ifade ederek, doğru planlanmayan bir tatilin okul dönüşünde uyum sorunlarına ve kaygıya yol açabileceğine dikkat çekti. Ebeveynlerin tatil sürecini yönetirken dikkat etmesi gereken kurallar, uyku düzeninden ekran süresine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Okullarda yarıyıl tatili başlıyor: Yaklaşık 18 milyon öğrenci yarın karne alacak
RUTİNLER VE UYKU DÜZENİ TAMAMEN BOZULMAMALI
Tatilde esneklik payı bırakılsa da günlük temel düzenin korunması gerektiğini belirten Uzm. Klnk. Psk. Gülşah Özgenç, rutinlerin çocuklar için güven demek olduğunu hatırlattı:
“Rutinler çocuklar için güvende hissetmek demektir. Tamamen bozulan bir düzen, tatil dönüşü uyum sorunlarına ve kaygıya yol açabilir. Gece çok geç yatıp sabah geç kalkmak biyolojik saati bozar ve okul dönüşü zorlaştırır. Uyku saatlerinin en fazla birkaç saat esnetilmesi yeterlidir.”

"SINIRSIZ EKRAN SÜRESİ HIRÇINLIĞA YOL AÇABİLİR"
Tatilin en büyük tuzaklarından biri olan ekran kullanımı konusunda da uyarılarda bulunan Özgenç, bu sürenin fiziksel aktivitelerle dengelenmesi gerektiğini vurguladı:
“Sınırsız ekran süresi çocuklarda hırçınlık ve dikkat sorunlarına yol açabilir. Ekran kullanımı serbest zaman olarak değil, belirli sürelerle planlanmalıdır. Bu süre mutlaka fiziksel aktivite ve kitap okuma gibi ekran dışı etkinliklerle dengelenmelidir. Hareket, stres hormonlarını azaltır ve mutluluk hormonlarını artırır. Açık havada geçirilen zaman biriken enerjinin boşalmasını sağlarken, ev içindeki çatışmaları azaltır.”

AKADEMİK BEKLENTİ VE KALİTELİ ZAMAN DENGESİ
Ara tatilin ağır ders programlarıyla geçirilmemesi gerektiğini ifade eden Özgenç, asıl amacın bilgiyi taze tutmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Akademik olarak geride olmayan çocuklar için ağır ders programlarından kaçınılmalıdır. Günün sadece kısa bir bölümünün okuma ya da eğlenceli tekrar oyunlarına ayrılması yeterlidir. Asıl amaç bilgiyi taze tutmaktır. Birlikte oynanan oyunlar ve yapılan küçük aktiviteler güvenli bağlanmayı güçlendirir. Bu anlar çocuğun duygusal ihtiyaçlarını besler. Çocuk her an eğlendirilmemelidir. Sıkılmak, yaratıcılığı tetikler. Çocuğun kendi oyununu kurması özgüven ve problem çözme becerilerini geliştirir.”

OKULA DÖNÜŞ SÜRECİ KADEMELİ OLMALI
Tatilin son günlerinde okul hazırlıklarının birlikte yapılmasının geçiş sürecini kolaylaştıracağını belirten Uzman Klinik Psikolog Gülşah Özgenç, “Tatil dönemi sinir sisteminin dengelenmesi ve çocuğun okula karşı motivasyonunun korunması açısından önemli bir fırsat sunar. Bu süreç özgüven ve özerklik duygularını da destekler” diyerek kademeli geçişin önemine değindi.

