Avrupa'da beklediklerini bulamadılar: 103 bin Türk geri döndü

Avrupa'da beklediklerini bulamadılar: 103 bin Türk geri döndü

Türkiye'den Avrupa'ya giden profesyonellerin kesin dönüş kararları toplumsal bir değişimi işaret ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri yüz binden fazla vatandaşın ülkeye döndüğünü belgelerken, Kanadalı gazeteci Nick Ashdown'ın sınıfsal ve kültürel analizleri, tartışmaya yeni bir boyut getirdi. Statü kaybı, sosyal yalnızlık ve aile desteği eksikliği, eğitimli gençlerin memleketine dönmesindeki en büyük etkenler olarak görülüyor.

Yurt dışına giden Türkler, son dönemde aldıkları kesin dönüş kararlarıyla gündemdeki yerini koruyor.

Son yıllarda ivme kazanan beyaz yakalı göçü, yerini kademeli olarak beyaz yakalılar neden dönüyor ve beyaz yakalıların geri dönüşü sorularının yanıtlarına bırakıyor.

Avrupa'da yaşam kuran profesyoneller, yurt dışına göç edenler için en büyük motivasyon olan ekonomik konforun sosyal ve psikolojik ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini dile getiriyor.

TÜRK VATANDAŞLARININ GERİ DÖNÜŞ İSTATİSTİKLERİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan veriler, göç hareketliliğinin boyutlarını gözler önüne serdi.

2024 yılında Türkiye'den toplam 424 bin kişi ayrılırken, bu grubun 273 binini yabancı uyruklular, 151 binini ise Türk vatandaşları oluşturdu.

Gidenlerin yüzde 26,6 gibi önemli bir oranı 20-29 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyor.

Öte yandan, aynı yıl içinde 103 bin Türk vatandaşı yaşadığı ülkeden ayrılarak Türkiye'ye kesin dönüş yaptı.

Milyonları aştığı tahmin edilen toplam göçmen nüfusu içinde bu dönüşler dikkat çekici bir eğilim sergiliyor.

KANADALI GAZETECİNİN DİKKAT ÇEKEN GÖZLEMLERİ

Brüksel ve İstanbul arasında yaşayan Kanadalı gazeteci Nick Ashdown, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla bu dönüşün perde arkasını sorguladı.

Avrupa'da yaşayan Türk arkadaşlarıyla yaptığı sohbetleri aktaran Nick Ashdown, beyaz yakalıların bir süre sonra Avrupa'daki yaşamdan memnun kalmayarak Türkiye'ye yönelmesini çarpıcı gerekçelere bağladı.

Paylaşım, yurt dışındaki Türk toplumu arasında kısa sürede büyük etkileşim aldı.

AVRUPA VE TÜRKİYE ARASINDAKİ SINIFSAL FARKLILIKLAR

Nick Ashdown ve arkadaş grubunun üzerinde uzlaştığı temel gerekçe, Türkiye'deki 'yönetici sınıf' algısı ile Avrupa'daki toplumsal yapı arasındaki fark.

Türkiye'de emekçi sınıflar tarafından el üstünde tutulan ve izole bir hayat süren beyaz yakalılar, Avrupa'da benzer bir 'hizmetkar kültürü' bulamıyor.

Kendilerini toplumun geri kalanından ayıran o konforlu alanın Avrupa'da mevcut olmaması, eğitimli profesyonellerin kendilerini sıradan hissetmesine yol açıyor.

İŞ HAYATINDAKİ AYRICALIKLAR VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ

İş yeri dinamikleri de dönüş kararlarında büyük rol oynuyor.

Avrupa'da yaygın olan 'yapıcı eleştiri' kültürü, bu duruma alışık olmayan Türk çalışanlar için zorlayıcı bir sürece dönüşebiliyor.

Ayrıca, Türkiye'de yönetici pozisyonlarına sunulan şirket arabası veya özel oda gibi ayrıcalıkların Avrupa'daki profesyonel hayatta daha az karşılık bulması, statü odaklı beklentileri olanları hayal kırıklığına uğratıyor.

Profesyonel ve özel hayat arasındaki katı sınırlar da sosyal beklentileri karşılamıyor.

SOSYAL BAĞLAR VE İŞ ARKADAŞLIĞI KAVRAMI

Kişisel hayat ile profesyonel yaşam arasındaki keskin ayrım, Avrupa'da yaşayan Türkler için yalnızlık hissini tetikliyor.

Türkiye'de iş arkadaşlarıyla kurulan derin bağlar ve 'iş arkadaşı' kavramının sosyal hayattaki ağırlığı, Avrupa'nın daha mesafeli ve bireysel yapısında karşılık bulmuyor.

Bu durum, zamanla sosyal bir izolasyona ve aidiyet sorununa dönüşüyor.

Birçok vatandaş, Avrupa'daki sosyal bağlantıların yüzeysel kalmasından şikayet ediyor.

İKLİM LEZZET VE AİLE DESTEĞİ EKSİKLİĞİ

Kuzey Avrupa'nın gri havası, yemek kültüründeki farklılıklar ve aile destek sisteminin yokluğu, geri dönüşü hızlandıran diğer etkenler arasında yer alıyor.

Özellikle çocuk bakımı, market alışverişi ve yemek gibi konularda Türkiye'deki aile büyüklerinden alınan destek, yurt dışında tamamen bireysel bir yükümlülüğe dönüşüyor.

Güneşli hava ve taze gıdaya erişim gibi faktörler, yaşam kalitesi algısında belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

STATÜ YANILSAMASI VE DUYGUSAL YOĞUNLUK ARAYIŞI

Bazı yorumculara göre, Avrupa'ya giden birçok Türk aslında kendi ülkelerindeki izole baloncuklarını orada da arıyor.

Türkiye'de sahip oldukları rafine elit hissinin Avrupa hiyerarşisinde farklı bir konumda olması, psikolojik bir rahatsızlık yaratıyor.

Memleket özlemi sadece kültürel kodlarla değil, kaybedilen sosyal statü ve duygusal yoğunlukla da doğrudan ilişkilendiriliyor.

Sosyal olarak kabul görme duygusu, maddi konforun önüne geçiyor.

avrupaya-gidenturkler-neden-geri-donuyor.jpg

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN