Muratpaşa ilçesinde geçtiğimiz Eylül ayında gerçekleşen ve kamuoyunda büyük tepki çeken Hanım Biçer cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. "Kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen tutuklu sanık Hızır Çelik (33), olay anına dair kan donduran itiraflarda bulundu.
"YÜZÜNÜ GÖRMEMEK İÇİN YASTIK BASTIRDIM"
Savunmasında cinayetin planlı olmadığını öne süren sanık Çelik, eski eşinin kendisini eve çağırdığını iddia etti. Tartışma sırasında kontrolünü kaybettiğini belirten sanık, olay anını şu sözlerle anlattı:
"Elimi yüzümü birkaç defa yıkadım. Kaç dakika olduğunu bilmiyorum ama uzun süre bekledim. Çıktığımda bir kere baktım sadece. Hareketsiz yatıyordu, öldüğünü anladım. Ben daha önce hiç böyle bir şeye şahit olmadım, hiç ölü görmedim bile. Telefonunu aldım. Bu ilişki ortaya çıkmasın diye silmek istedim. Şifre vardı. Şifre olunca telefonu kırdım, Döşemealtı'nda dereye attım. Kendi telefonumu zaten teslim ettim. Ben zaten yerini söylemiştim"
"İNTİHAR ETMEYİ DÜŞÜNDÜM"
Olayın ardından evden ayrıldığını söyleyen sanık, ilk anda teslim olmayı düşünmediğini, intihar etmeyi düşündüğünü ileri sürdü. Çelik, "Ben teslim olmayı da düşünmedim, intihar etmeyi düşündüm, önceliğim buydu. Çocuklarıma gittim. Çocuklar uyumuştu. Biraz çocukları yatağıma koydum, onları izledim, ağladım. Düğün fotoğraflarım falan daha duruyordu. Onları götürdüm, inşaatta yaktım. Orada abimi gördüm, böyle bir şey yaptığımı söyledim. İntihar edeceğimi de söyledim. En son Sait abim beni aradı, ‘Çocukları düşün, onların senden başka umudu yok. Kendini düşünmüyorsan çocuklarını düşün' dedi. Artık mecbur ne yapayım, aynı gün teslim oldum. Ben kaçmayı falan düşünmedim. Kaçmayı isteseydim kaçardım" dedi.
Cinayetin ardından maktulün cep telefonunu kırıp dereye atan sanık, olaydan 16 saat sonra teslim olmadan önce çocuklarını izleyip ağladığını ve düğün fotoğraflarını yaktığını ileri sürdü.
AĞABEYDEN KAN DONDURAN İDDİA: "AYLAR ÖNCE PLANLADI"
Duruşmada müşteki olarak dinlenen Hanım Biçer’in ağabeyi Resul Biçer, sanığın savunmalarını yalanlayarak cinayetin tasarlanarak işlendiğini savundu. Kardeşinin sistematik şiddet gördüğünü belirten ağabey Biçer, çarpıcı bir iddiada bulundu:
"Sanık, boşandıktan sonra sürekli evin etrafında dolaşıyordu. Bana daha önce, 'Eldiven almıştım, kızı yukarıdan atacaktım' demişti. Olayı intihar süsü vererek kurgulamaya çalışıyordu."
"Kardeşim olay günü çocuklarını göreceği için çok mutluydu. Dolaba onların sevdiği yiyecekleri doldurmuştu. Sanık, 'Gel çocukları vereceğim' diyerek kardeşimi tuzağa düşürdü."
GÜVENLİK KAMERALARI VE İDDİANAME
Dosyaya giren güvenlik kamerası görüntülerinde, ikilinin siteye birlikte girdiği, olaydan saatler sonra ise sanığın elinde bir poşetle tek başına çıktığı ve merdivenlerden inerken son kez eve doğru baktığı görüldü.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın maktulü boğarak öldürdüğü ve ardından telefonunu çaldığı netleşirken; sanık hakkında "Kasten öldürme" ve "Hırsızlık" suçlarından en üst sınırdan ceza talep edildi.
Mahkeme heyeti; dosyadaki eksiklerin giderilmesi, SEGBİS kayıtlarının çözümü ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
