İstanbul'un Şişli ilçesindeki evinde 15 yaşındayken katledilen ve uzun yıllardır faili meçhul kalan Çağla Tuğaltay cinayetiyle ilgili soruşturmada önemli bir dönüm noktasına gelindi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen titiz çalışmalar kapsamında, adli tıp ve emniyet birimleri olayın yaşandığı apartmanda ve çevresinde kapsamlı bir keşif gerçekleştirdi. Soruşturmanın seyrini değiştirebilecek bu gelişmeyle birlikte, şüphelilerin tespiti için fethi kabir (mezar açma) işlemlerinin yapılacağı ve yeni DNA örneklerinin toplanacağı açıklandı.
OLAY GÜNÜ ADIM ADIM CANLANDIRILDI, SES ANALİZLERİ YAPILDI
Soruşturma kapsamında adli makamlar, cinayetin işlendiği dairede ve binada adeta zamanı geriye sardı. Yapılan keşif çalışmasında Çağla Tuğaltay’ın olay günü eve geliş güzergahı, apartmana girişi ve daireye ulaşması adım adım canlandırıldı.
Teknik incelemelerde, cinayet anında apartman içerisindeki seslerin dışarıdan ya da diğer dairelerden duyulup duyulamayacağı test edildi. Anahtar sesine kadar en ince ayrıntının hesaplandığı çalışmada, tanık ifadelerinin teknik açıdan fiziki ve mekansal olarak mümkün olup olmadığı, görüş açıları ve ses geçirgenliği üzerinden tek tek kontrol edildi. Ayrıca uzman ekipler, olay yerindeki kan izlerinin ilk konumlarını yeniden saptayarak binada luminol inceleme gerçekleştirdi.
Gürlek açıkladı: Çağla Tuğaltay cinayetinde 12 kişinin DNA incelemesi yapılacak
ÇEVREDEKİ GECEKONDUDAN 7 TORBA DELİL ÇIKARILDI
Keşif ve canlandırma işlemlerinin ardından açıklamalarda bulunan Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Tuğaltay, yapılan detaylı çalışmanın kendilerine yeni bir umut verdiğini ifade etti. Anne Tuğaltay, incelemelerin kapsamına dair şu bilgileri paylaştı:
"Çok detaylı bir araştırma yapılmış, arkadaki gecekondudan 7 tane delil torbasıyla çıkartmışlar. Belge mi artık neyse şüpheli olabilecek. Luminol inceleme yapılmış, yan apartmanlara bakılmış; ses duyulur mu, anahtar sesine kadar incelemişler. Kan izleri neredeydi onu tespit etmişler. Tabi bu bizi çok heyecanlandırdı, duygulandırdı."
BAKANLIK DEVREYE GİRDİ: 12 KİŞİDEN DAHA DNA ALINACAK
NTV'nin haberine göre; Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin girişimleriyle tozlu raflardan indirilen dosyada, deliller modern teknolojiyle yeniden masaya yatırıldı. Çağla Tuğaltay’ın üzerinden elde edilen ve bugüne kadar 80 farklı kişinin verileriyle karşılaştırılmasına rağmen eşleşme sağlanamayan DNA örneği için çember daraltıldı. Olay günü apartmana giriş çıkış yaptığı belirlenen toplam 12 kişiden daha DNA örneği alınması kararlaştırıldı.
ŞÜPHELİ GÖRÜLEN 4 KİŞİNİN MEZARI AÇILIYOR
Soruşturmanın en dikkat çekici kararlarından biri de hayatını kaybetmiş şüphelilere yönelik oldu. Cinayetin işlendiği dönemde aynı apartmanda ikamet eden 2 kişi ile aynı mahallede oturan 2 kişi olmak üzere, olaydan sonra doğal nedenlerle vefat eden toplam 4 kişinin mezarının açılmasına (fethi kabir) karar verildi. Bu kişilerin cenazelerinden alınacak doku ve kemik örnekleri, maktulün üzerindeki kimliği belirsiz DNA profiliyle karşılaştırılacak.
ADLİ TIP UZMANI: YIKANSA VE YAKILSA BİLE DNA ELDE ETMEK MÜMKÜN
Gelişen adli tıp teknolojilerinin geçmişe dönük faili meçhul dosyaların aydınlatılmasındaki gücüne değinen Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, zamana meydan okuyan delil tespiti yöntemleri hakkında teknik bilgiler verdi. Prof. Dr. Kar, şu açıklamayı yaptı:
"Yıllar geçmesine rağmen isterse yeri değiştirilsin, isterse başka yere gömülsün, hatta daha ilerisini söyleyeyim yakılsa dahi kalan liflerden hala DNA elde etme şansımız var. Yeni yapılan adli tıp çalışmaları, elbiselere bulaşmış vücut sıvılarının DNA'larının çamaşır makinesinde 2-3 kez yıkansa dahi tespit edilebileceğini söylüyor."
Adli tıp alanındaki bu teknolojik gelişmeler ve savcılığın genişletilmiş saha operasyonu, 26 yıldır karanlıkta kalan Çağla Tuğaltay cinayetinin üzerindeki sis perdesini aralamak için en somut adım olarak kayıtlara geçti.

