Amerika Birleşik Devletleri (ABD) öncülüğünde Gazze'deki çatışmalara çözüm bulmak amacıyla oluşturulan Gazze Barış Kurulu'nun (Board of Peace) ilk resmi toplantısı bugün Washington'da gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Etiyopya dönüşü yaptığı açıklamayla Türkiye'nin katılımını resmen duyurmasının ardından, ana muhalefet partisinden söz konusu toplantıdaki diplomatik temasın niteliğine dair dikkat çekici bir değerlendirme geldi.
Gazze Barış Kurulu toplanıyor: 5 milyar doların üstünde bağış toplanması bekleniyor
Emekli Washington Büyükelçisi, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Namık Tan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla, toplantının diplomatik yansımalarına değindi. Tan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın aynı masada olacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye ve İsrail Vaşington’da aynı masada olacaklar. Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat’ta Vaşington’da yapılacak toplantısında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İsrailli karşıtı Gideon Saar hazır bulunacaklar. Bakalım bu zorunlu temas iki ülke arasında yumuşamaya yol açacak mı?"
Türkiye ve İsrail Vaşington’da aynı masada olacaklar. Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat’ta Vaşington’da yapılacak toplantısında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İsrailli karşıtı Gideon Saar hazır bulunacaklar. Bakalım bu zorunlu temas iki ülke arasında yumuşamaya yol açacak mı? https://t.co/FOYNad7MB8
— Namık Tan (@NamikTan) February 18, 2026
Erdoğan: Gazze Barış Kurulu toplantısına katılacağız, Türkiye’yi Fidan temsil edecek
Trump: Gazze'ye 5 milyar dolardan fazla kaynak ayrıldı
ERDOĞAN: TÜRKİYE OLARAK TOPLANTIYA KATILACAĞIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken kurulun ilk toplantısına yönelik davet aldıklarını açıkladı. Erdoğan, Gazze meselesini bir "vicdan sınavı" olarak nitelendirerek, temel amacın ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olduğunu belirtti. Toplantının Ramazan ayının ilk gününe denk gelmesi nedeniyle Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın temsil edeceğini kaydeden Erdoğan, Gazzeli sivillerin yararına olan her türlü girişime destek vereceklerini ilan etti.
NETANYAHU GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE İMZALAMIŞTI
Toplantı öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 11 Şubat'ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Washington'daki Blair House'da bir araya gelmişti. Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşme öncesinde İsrail'in kurula katılımını onaylayan belgeyi imzaladığını duyurmuş ve ABD ile İsrail arasındaki ittifakı güçlendirmeye devam edecekleri mesajını vermişti.
Met with U.S. Secretary of State @marcorubio at Blair House in Washington.
— Benjamin Netanyahu - בנימין נתניהו (@netanyahu) February 11, 2026
Ahead of my meeting at the White House with President Trump, I signed Israel’s accession as a member of the “Board of Peace.”
We will continue strengthening the unbreakable alliance between Israel and… pic.twitter.com/CJ4Lw92WdX
GAZZE BARIŞ KURULU'NUN ARKA PLANI VE HEDEFLERİ
Gazze Barış Kurulu, İsrail'in yaklaşık 90 bin sivilin hayatını kaybettiği saldırılarının ardından bölgede barışı sağlamak, yeniden inşayı yönetmek ve geçici bir yönetim yapısı oluşturmak amacıyla hayata geçirildi. ABD Başkanı Donald Trump tarafından Eylül 2025'te sunulan 20 maddelik barış planının bir parçası olan kurul, Ocak 2026'da Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen duyuruldu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylandı.
Kurulun temel hedefleri arasında ateşkesin tesisi, rehinelerin iadesi, Hamas'ın askeri kapasitesinin tasfiyesi, Gazze'de geçici bir yönetim yapısının oluşturulması ve uluslararası bir komiteyle yeniden inşa sürecinin yönetilmesi yer alıyor. Trump, Gazze'nin bir emlak ve kumarhane merkezine dönüştürüleceğini açıklamıştı. Gazzelilerin kentteki geleceği ise belirsizliğini koruyor. Trump'ın, Birleşmiş Milletler'in kendisine yardım etmediğini öne sürerek BM'ye alternatif bir mekanizma olarak konumlandırdığı ve 5 milyar dolarlık yardım vaadi içeren bu yapı, kimi uluslararası çevrelerce Amerikan emperyalizminin dayatmalarını hayata geçirme aracı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor.
