CHP’den hak ihlalleri raporu: ‘Önleyici gözaltı fiilen uygulanıyor’

CHP’den hak ihlalleri raporu: ‘Önleyici gözaltı fiilen uygulanıyor’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında haziran ayında yaşanan insan hakları ihlalleri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davalarda tespit ettikleri hukuka aykırılıkları kamuoyuyla paylaştı. Tanrıkulu, NATO Zirvesi öncesi operasyonlarda 225 kişinin gözaltına alındığını, 178 kişinin tutuklandığını belirterek “Önleyici gözaltı ya da önleyici tutuklama mevzuatımızda yoktur” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında haziran ayında yaşanan insan hakları ihlallerine ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davalarda sürdüğünü belirttiği yargılama sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tanrıkulu, Türkiye’de yaşam hakkından işkence yasağına, ifade özgürlüğünden toplantı ve gösteri hakkına kadar çok sayıda alanda ağır ihlaller yaşandığını savunarak, “Türkiye’nin dört bir yanından gelen veriler, bu ihlallerin münferit değil, bir hükümet politikası hâline geldiğini gösteriyor” dedi.

‘HAZİRANDA İKİ MAHPUS CEZAEVİNDE HAYATINI KAYBETTİ’

Tanrıkulu, yaşam hakkı ihlallerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, NATO Zirvesi öncesinde 24 Haziran’da Ankara Haymana’da düzenlenen ev baskınında Muhammed Kavi’nin yaşamını yitirdiğini belirtti.

Haziran ayında cezaevlerinde de iki mahpusun hayatını kaybettiğini söyleyen Tanrıkulu, bu kişilerin Urfa Siverek Cezaevi’nde Abdullah Yalçın ve Antep E Tipi Cezaevi’nde Mehmet Çıtlak olduğunu aktardı.

‘GÖZALTINDA VE CEZAEVLERİNDE KÖTÜ MUAMELE İDDİALARI VAR’

CHP’li Tanrıkulu, haziran ayında cezaevlerinde en az 7 kişinin işkence veya kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin bilgi aldıklarını söyledi. Gözaltı süreçlerinde ise en az 31 kişinin gözaltına alınırken ya da gözaltı merkezlerinde kötü muamele gördüğünü ifade etti.

Tanrıkulu, öğretmen eylemleri sırasında da çok sayıda öğretmenin TBMM önünde ve bulundukları yerlerde darbedilerek gözaltına alındığını, işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığını savundu.

GAZETECİLERE YÖNELİK BASKI VE SALDIRILAR

Düşünce ve ifade özgürlüğü alanında yaşanan ihlallere de değinen Tanrıkulu, haziran ayında en az 3 gazetecinin tehdit edildiğini ya da saldırıya uğradığını söyledi.

Tanrıkulu’nun aktardığına göre haziran ayında en az 12 gazeteci gözaltına alındı, bunlardan 2’si tutuklandı. En az 2 gazeteci sosyal medya paylaşımları nedeniyle hapis cezasına çarptırılırken, gazeteci Barış Terkoğlu hakkında da soruşturma açıldı.

‘EN AZ 20 ETKİNLİK YASAKLANDI’

Tanrıkulu, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin de haziran ayında en az 20 etkinliğin yasaklandığını belirtti. Kuşadası, Beyoğlu, Kadıköy, Ankara ve İzmir’de eylem ve etkinlik yasakları uygulandığını söyledi.

CHP’li belediye başkanlarının görevden alınmasına da değinen Tanrıkulu, Buca, Silivri, Adalar ve Silifke belediye başkanlarının ardından yeni görevden alma kararlarının sürdüğünü belirtti.

NATO ZİRVESİ ÖNCESİ OPERASYONLARA TEPKİ

Tanrıkulu’nun açıklamasında en çok öne çıkan başlıklardan biri NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlar oldu.

Çok sayıda kişinin şafak operasyonlarıyla gözaltına alındığını söyleyen Tanrıkulu, “Kapılar kırıldı, ters kelepçe uygulandı, avukata erişim kısıtlandı” dedi.

Tanrıkulu, bu süreçte toplam 225 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 178’inin tutuklandığını belirtti. Gözaltına alınanlar arasında gazeteciler, öğretim üyeleri, TEMA Vakfı Ankara temsilcileri ve yöneticileri ile 75 yaşında emekli bir öğretmenin de bulunduğunu söyledi.

‘ÖNLEYİCİ GÖZALTI MEVZUATIMIZDA YOK’

Tanrıkulu, NATO Zirvesi öncesi operasyonları “önleyici gözaltı” ve “önleyici tutuklama” eleştirisi üzerinden değerlendirdi.

“Önleyici gözaltı ya da önleyici tutuklama adı altında bir uygulamanın mevzuatımızda yeri yoktur” diyen Tanrıkulu, yaklaşık 10 yıl önce bu yönde bir yasal düzenleme yapılmak istendiğini ancak TBMM Genel Kurulu’ndan geçirilemediğini hatırlattı.

Tanrıkulu, “Bugün ise yasalaştırılamayan bu uygulama, bağımsız ve tarafsız olmayan yargı eliyle fiilen hayata geçirilmektedir. Bu durum en ağır insan hakları ihlallerinden biridir” ifadelerini kullandı.

İBB DAVALARI İÇİN AYRI RAPOR HAZIRLANDI

Tanrıkulu, 19 Mart’ta başlayan operasyonların ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davaları da yakından takip ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile belediye başkanları, siyasetçiler ve bürokratların yargılandığı davalarda çok sayıda hak ihlali tespit ettiklerini belirten Tanrıkulu, bu ihlallerin ayrıntılı bir rapor haline getirildiğini açıkladı.

Tanrıkulu, raporda duruşmalarda kimlerin ne söylediğinin, hangi muameleye maruz kaldıklarının ve bunların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi içtihatları açısından hangi hak ihlallerine karşılık geldiğinin değerlendirildiğini belirtti.

‘ADİL YARGILANMA HAKKININ NEREDEYSE TÜM UNSURLARI İHLAL EDİLDİ’

Tanrıkulu, İBB davalarındaki yargılamalarda işkence ve kötü muamele yasağına ilişkin çok sayıda iddianın duruşma tutanaklarına yansıdığını söyledi.

Ayrıca adil yargılanma hakkının neredeyse bütün unsurlarının ihlal edildiğini savundu. Tanrıkulu, bu kapsamda şu başlıklara dikkat çekti:

Masumiyet karinesi, silahların eşitliği ilkesi, delillere erişim hakkı, susma hakkı, hukuki dinlenilme hakkı, tarafsız ve bağımsız mahkemede yargılanma hakkı, lekelenmeme hakkı, makul sürede yargılanma hakkı, savunma için yeterli zaman ve kolaylık tanınması, kişinin kendi aleyhine tanıklık etmeye zorlanmaması, gerekçeli karar hakkı, avukattan yararlanma hakkı ve duruşmaların aleniyeti.

‘DURUŞMALARDA YAPISAL İHLALLER VAR’

Tanrıkulu, İBB davalarında yalnızca bireysel değil, yapısal nitelikte sorunlar bulunduğunu da savundu.

İddia makamının kullandığı tehdit dili, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin kuşkular, delil ve tanık beyanlarındaki şaibeler, kurgulanmış itirafçı beyanları ve psikolojik baskı iddialarının raporda yer aldığını söyledi.

Ayrıca avukata erişimin engellenmesi, jandarmanın sanıklarla avukatların arasına oturtulması, sanık ile avukat arasındaki göz temasının engellenmesi, duruşmaların cezaevi kampüsü içinde yapılması, basına kota uygulanması, izleyici bölümlerinin keyfi biçimde boşaltılması, milletvekillerinin kampüse alınmaması ve tecrit uygulamalarının da tutanaklara geçen ihlal başlıkları arasında olduğunu ifade etti.

‘HAK İHLALLERİNİ RAPORLAŞTIRMAYI SÜRDÜRECEĞİZ’

Tanrıkulu, hazırlanan raporu basın mensuplarına dağıtacaklarını belirterek, bundan sonraki duruşmaları da izlemeye devam edeceklerini söyledi.

CHP’li Tanrıkulu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bugün bu ihlalleri kayıt altına alıyoruz. Yarın da bu hak ihlallerine neden olanların ve bunlara göz yumanların hukuki ve tarihsel sorumluluklarının unutulmayacağını bir kez daha ifade ediyoruz.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN