– İran, ABD ve İsrail hattında patlak veren askeri çatışmaların Türkiye sınırlarına yansıması beklenen en büyük yan etkisi "yeni bir göç dalgası" olarak değerlendiriliyor. CHP’li Murat Bakan, konuya ilişkin yaptığı kapsamlı açıklamada, riskin kapıda olduğunu belirterek hükümete stratejik bir yol haritası çizdi.
"Risk Büyük: Yeni Bir Düzensiz Göç Dalgası Kapıda"
Murat Bakan, sosyal medya üzerinden paylaştığı değerlendirmesinde, sınır güvenliğinin şu an Türkiye’nin en hayati meselesi olduğunu ifade etti. Bölgedeki savaşın milyonlarca insanı yerinden etme potansiyeline dikkat çeken Bakan, Türkiye’nin kontrolsüz bir göç akınına karşı hazırlıklı olması gerektiğini savundu.
"İran-ABD-İsrail arasında yaşanan savaş, Türkiye’yi yeni bir düzensiz göç dalgasıyla karşı karşıya bırakabilir. Tüm ilgilileri bu büyük riske karşı harekete geçmeye çağırıyorum."
İÇİŞLERİ BAKANI'NA "YETKİ" HATIRLATMASI
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin göreve başlar başlamaz sınır güvenliği gündemiyle toplanmasını "doğru bir konu ancak yanlış bir usul" olarak niteleyen Murat Bakan, şu hukuki ve idari ayrımlara dikkat çekti:
Kara sınırlarının askeri olarak korunması görevinin kanunen Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve dolayısıyla Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) uhdesinde olduğunu hatırlattı.
İçişleri Bakanlığı’nın yetki alanının sınır kapıları, göç yönetimi ve sınırı geçtikten sonraki iç güvenlik tedbirleri ile sınırlı olduğunu belirtti.
"MİLLİ SAVUNMA BAKANI İLE MASAYA OTURULMALI"
Murat Bakan, sınır hattının fiziki güvenliğinin sadece İçişleri Bakanlığı nezdinde bir toplantıyla çözülemeyeceğini vurgulayarak şu çağrıda bulundu:
"Eğer gerçekten hudut güvenliği konuşulacaksa, yapılması gereken Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile koordineli bir toplantı yapmaktır. Doğru işi, doğru makamla ve tam koordinasyonla yürütmek zorundayız."
Bakan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bu sabah sınır güvenliği konusunda kapsamlı bir açıklama yaptım ve tüm ilgilileri harekete geçmeye çağırdım. Çünkü risk büyük! İran-ABD-İsrail arasında yaşanan savaş, Türkiye’yi yeni bir düzensiz göç dalgasıyla karşı karşıya bırakabilir. Açıklamamızın hemen ardından, göreve yeni başlamış, ‘taze bakan’ İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi bir ‘Sınır Güvenliği Toplantısı’ yapmış. Bakanın toplantı yapması doğaldır. Sınır güvenliği hayati bir konudur. Ama bir hatırlatma yapmak gerekiyor: Sayın Bakan, siz İçişleri Bakanısınız. Türkiye’de kara sınırlarının korunması ve güvenliği, Kara Sınırlarının Korunması Hakkında Kanun ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na verilmiştir. Bu görev, doğrudan Milli Savunma Bakanlığı uhdesindedir.
‘Hudut kartalları’ dediğimiz görev ise Kara Kuvvetleri personeli tarafından yürütülmektedir. Sizin sorumluluk alanınız bellidir: Sınır kapıları, göç yönetimi, kamu düzeni ve iç güvenlik, sınırı geçtikten sonra ülke içinde alınacak tedbirler. Bunlar İçişleri Bakanlığı’nın görev alanıdır. Sınır hattının askerî olarak korunması sizin başkanlık edeceğiniz bir başlık değildir. Yanlış anlaşılmasın: Yaptığınız iş önemlidir. Konu doğrudur. Ama doğru işi, doğru makamla yapmak gerekir. Eğer gerçekten hudut güvenliği konuşulacaksa yapılması gereken Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile koordineli bir toplantı yapmaktır.”
