CHP’den Tapu Kanunu tepkisi: Deprem gerekçesiyle yetki merkeze çekiliyor

CHP’den Tapu Kanunu tepkisi: Deprem gerekçesiyle yetki merkeze çekiliyor

CHP Tekirdağ Milletvekili Avşar, TBMM’de görüşülen Tapu Kanunu teklifine tepki gösterdi. Teklifin gerekçesinde deprem, yapı güvenliği ve kaçak yapılaşmayla mücadele başlıklarının öne çıkarıldığını belirten Avşar, düzenlemenin esas olarak yetkiyi merkezde topladığını, mülkiyet hakkını zedelediğini ve belediyelerin hareket alanını daralttığını savundu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerine partisinin görüşlerini açıkladı.

Avşar, kamuoyunda “Tapu Kanunu” olarak anılan düzenlemenin yalnızca tapuya ilişkin bir değişiklikten ibaret olmadığını, 15 farklı kanunda değişiklik öngören kapsamlı bir torba teklif olduğunu söyledi. Teklifin genel gerekçesinde deprem, yapı güvenliği ve kaçak yapılaşma gibi başlıkların yer aldığını belirten Avşar, maddelere bakıldığında denetim, yetki ve gücün merkezde toplandığını savundu.

“TORBADA HER ŞEY VAR, DEPREM YOK”

Kanun teklifinin en önemli gerekçelerinden birinin depreme hazırlık olarak sunulduğunu hatırlatan Avşar, Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğuna ve yapı güvenliğinin artırılması gerektiğine ilişkin tespitlerin geç de olsa önemli olduğunu ifade etti.

Ancak Avşar’a göre teklif, deprem riskine karşı gerçek bir dönüşüm programı içermiyor. CHP’li Avşar, “Bu torba kanunda acele kamulaştırma var, belediyelerin malına göz dikmek var fakat riskli alanların tespiti ve dönüşümü ile ilgili dişe dokunur bir şey yok” dedi.

Avşar, iktidarın bugüne kadar çıkardığı imar aflarını da hatırlatarak, kaçak yapılaşmayla mücadele söyleminin inandırıcılıktan uzak olduğunu savundu.

“YAPI GÜVENLİĞİ ÇEYREK ASIR SONRA HATIRLANDI”

Avşar, iktidarın 25 yıla yaklaşan yönetim sürecinde yapı güvenliği ve kaçak yapılaşma konusunda yeterli adım atmadığını ileri sürdü.

Teklifin gerekçesinde kaçak yapılaşmanın önlenmesinden söz edilmesini eleştiren Avşar, AK Parti iktidarı döneminde çıkarılan imar aflarına işaret etti. Avşar, bu geçmişin ardından bugün kaçak yapılaşmayla mücadele gerekçesi sunulmasını “kara komedi” olarak nitelendirdi.

“MÜLKİYET HAKKINA AÇIK MÜDAHALE VAR”

Teklifte yer alan bazı maddelerin mülkiyet hakkını zedelediğini savunan Avşar, özellikle kooperatif ortaklarının taşınmazları üzerindeki tasarruf yetkisine ilişkin düzenlemeyi eleştirdi.

Avşar, 6. maddeyle tüm hak sahiplerine anahtar teslimi yapılmadan, dairesini önceden alan ya da hissesini üçüncü kişilere devretmek isteyen hak sahiplerinin tasarruf hakkının engellendiğini söyledi.

Bu düzenlemenin Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkıyla çeliştiğini belirten Avşar, 11. maddeyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına geniş yetkiler verilmesini de “mülkiyet hakkına saldırı” olarak değerlendirdi.

“30 YILLIK DİPLOMAYI İPTAL EDEN AKIL TAPUYA DA ÇÖKER”

Avşar, teklifin gerekçesinin deprem olarak sunulduğunu ancak asıl nedenin kamu kaynaklarının tükenmesi olduğunu ileri sürdü.

Kamu arazilerinin ve mülklerinin satıldığını belirten Avşar, şimdi vatandaşın tapusuna ve tarlasına yönelindiğini savundu. Avşar, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi sürecine atıfta bulunarak, “30 yıl önce alınmış diplomayı iptal eden akıl, yarın sizin tapunuzu da elinizden alır, tarlanıza çöker” ifadelerini kullandı.

“ACELE KAMULAŞTIRMAYLA ASRIN BAŞARISI OLMAZ”

Avşar, deprem bölgesindeki konut vaatleri üzerinden de iktidarı eleştirdi. 500 bin konut hedefinin tamamlanamadığını savunan Avşar, acele kamulaştırma yetkilerinin bu başarısızlığı kapatmak için kullanılmak istendiğini ileri sürdü.

CHP’li Avşar, bu konuda verdikleri çok sayıda soru önergesinin yanıtsız bırakıldığını belirterek, iktidarın önce büyük vaatlerde bulunduğunu, ardından kamulaştırma yoluna başvurduğunu söyledi.

“KARTALKAYA’DAN DERS ALINMADI”

Teklifin yangın güvenliği ve denetim süreçlerine ilişkin maddelerini de değerlendiren Avşar, denetimlerin Bakanlık ya da yetkilendirdiği kuruluşlar tarafından yapılacağının öngörüldüğünü, ancak uygulamada belediyelere ait itfaiyelerin de sürecin parçası olacağını ifade etti.

Avşar, olası bir denetim sorununda sorumluluğun Bakanlığa intikal edeceğini belirterek, Kartalkaya’da yaşananlardan ders alınmadığını savundu.

“BELEDİYELERE AÇIK YETKİ GASPI”

Avşar’ın en sert eleştirilerinden biri de teklifin 17. maddesine yönelik oldu. Bu maddeyle belediyelerin, bağlı kuruluşlarının ve belediye şirketlerinin yeni şirket ya da kooperatif kurmasının, ortak olmasının, sermaye koymasının ve hisse edinmesinin Cumhurbaşkanı iznine bağlanacağını belirten Avşar, bunun açık bir yetki gaspı olduğunu söyledi.

Avşar, iktidarın son iki yıldır belediyelere siyasi ve ekonomik baskı uyguladığını öne sürerek, söz konusu düzenlemenin bu baskıyı yasal hale getirme amacı taşıdığını savundu.

“BELEDİYELERİ ZATEN SAYIŞTAY DENETLİYOR”

Belediyelerin tüm işlemlerinin Sayıştay denetimine tabi olduğunu hatırlatan Avşar, belediyeler üzerinde yeni vesayet mekanizmaları kurulmasına gerek olmadığını ifade etti.

Avşar, eğer bir aksaklık varsa bunun kamu yönetimi sistemindeki bozulmadan kaynaklandığını belirterek, önce bu yapının düzeltilmesi gerektiğini söyledi.

Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğine dikkat çeken Avşar, idari vesayet adı altında belediyeler üzerinde “idari işgal” kurulduğunu ileri sürdü.

“İLLER BANKASI PARTİ DEĞİŞİMİNE MALZEME EDİLİYOR”

CHP’li Avşar, belediyelere yönelik mali baskıların da arttığını söyledi. Son iki yılda bazı belediyelerin kültür varlıklarına el konulduğunu, İller Bankası kaynaklarının adil dağıtılmadığını ve siyasi tercihlere göre finansman sağlandığını iddia etti.

Bir büyükşehir belediye başkanının AK Parti’ye geçmesinin ardından belediyesine 860 milyon TL finansman verildiğini öne süren Avşar, Devlet Denetleme Kuruluna kamu görevlilerini doğrudan görevden uzaklaştırma yetkisi verilmesini de eleştirdi.

“NE KAYNAK BIRAKTINIZ NE İNSAN GÜCÜ”

Depreme hazırlık için hem finansmana hem de nitelikli insan kaynağına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Avşar, iktidarın belediyelerin kaynaklarını kısıtladığını, yetişmiş kadroları ise yargı süreçleriyle devre dışı bıraktığını savundu.

Avşar, 2026 bütçesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ayrılan kaynağın 10 katının faize ayrıldığını belirtti. Ayrıca şehir plancısı Tayfun Kahraman, Mimarlar Odası hukuk danışmanı Can Atalay ve İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe gibi isimlerin tutuklu olmasına dikkat çekti.

“DEPREM SİYASET ÜSTÜDÜR DİYORSUNUZ AMA BELEDİYELERİN KAYNAKLARINA EL KOYUYORSUNUZ”

Avşar, iktidarın sık sık “deprem siyaset üstüdür” dediğini ancak uygulamada belediyeleri çözüm ortağı olarak görmek yerine kaynaklarını kısıtladığını, yetkilerini daralttığını ve siyasi operasyonlarla baskı altına aldığını savundu.

CHP’li Avşar, “Bütçe faize ve yandaşa akarsa, yetişmiş insan kaynağı cezaevlerine atılırsa ülkece bu depremin altında kalırız” diyerek teklifin geri çekilmesi ve depremle mücadeleye dönük gerçekçi, yerel yönetimlerle uyumlu bir plan hazırlanması gerektiğini söyledi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN