CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde karnabahar üreticileriyle bir araya gelerek, don nedeniyle zarar gören ve pazarda değer bulmadığı için tarlada bırakılan ürünleri yerinde inceledi. Gürer, üreticilerin yaşadığı sorunların yalnızca doğal afetlerle sınırlı olmadığını, esas nedenin tarım politikalarındaki yapısal sorunlar olduğunu ifade etti.
Gürer, tarlada yaptığı değerlendirmede, karnabaharın pazarda kilogramı 20 liraya satılmasına rağmen bu fiyatın söküm ve nakliye maliyetlerini dahi karşılamadığını, bu nedenle üreticinin ürünü toplamaktan vazgeçtiğini söyledi.
“ÇİFTÇİ FİDENİN PARASINI BİLE ÖDEYEMİYOR”
Tarlada kalan ürünlere dikkat çeken Gürer, üreticilerin borç yükü altında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Niğde’nin Bor ilçesinde karnabahar tarlasındayız. Burada da ürün tarlada kaldı ve don vurdu. Çünkü ürün değer bulmadı. Pazarda 20 liraya satılan karnabahar, burada sökme bedelini bile karşılamadığı için üretici tarafından tarlada bırakıldı. Buraya yapılan harcama çıkmadığı gibi, çiftçi alınan fidenin parasını bile ödeyemedi. Birden çok çiftçi arkadaşımıza ‘gel konuş’ diyoruz. Diyorlar ki, ‘Bankaya borcumuz var. Yarın tahsilata gelirlerse ne yapacağız?’ O yüzden görünmek bile istemiyorlar.”
GIDA İSRAFI TARLADAN SOFRAYA UZANIYOR
Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıdanın israf edildiğini hatırlatan Gürer, bu kaybın yalnızca tüketici aşamasında değil, üretimin her safhasında yaşandığını dile getirdi. Gürer, israf zincirini şöyle anlattı:
“Bu israf nerede başlıyor? Daha tarladayken ürün değer bulmadı mı çöp oluyor. Pazara geliyor, satılmadı mı çöp oluyor. Depolama şartları uygun değilse çöp oluyor. Sofraya gidiyor, tüketici alışkanlığı nedeniyle bir kısmı tüketiliyor, bir kısmı kalıyor, o da çöp oluyor.”
“YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI ÇİFTÇİYİ ÇIKMAZA SÜRÜKLÜYOR”
Bor Salı pazarında üreticilerle de görüştüğünü aktaran Gürer, pazar tezgâhlarında dile getirilen sorunların ortak olduğuna dikkat çekti. Gürer, kışlık ve mevsim ürünlerinin bile değer bulamadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Türkiye’nin kesinlikle bir israf seferberliği başlatması lazım. Zaten tarım politikaları yetersiz. Yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçi mağdur, hayvancılık yapan zor durumda. Bor Salı pazarını gezdiğimizde herkes dert yanıyor. ‘Pırasadan para kazanamıyorum’, ‘Ispanaktan para kazanamıyorum’ diyorlar. Bunlar kışlık ve mevsim ürünleri ama dönemin ürünü bile değer bulmuyor.”
“EMEKLİ ALAMIYOR, ÜRETİCİ SATAMIYOR”
Gürer, tarımda yaşanan krizden hem üreticinin hem de tüketicinin etkilendiğini belirterek, tarlada kalan ürünlerin sosyal tabloyu da yansıttığını söyledi. Yaz aylarında karpuz, kavun ve patatesin; kış aylarında ise kara lahana ve karnabaharın tarlada kaldığını ifade eden Gürer, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Emeklinin, asgari ücretlinin cebindeki para bu ürünleri almaya yetmiyor. Ama üretici de tarladaki ürünü pazara götürecek takati bulamıyor. Çünkü verilen fiyat maliyeti kurtarmıyor.”
PLANLI VE ALIM GARANTİLİ ÜRETİM ÇAĞRISI
Tarımda planlama eksikliğine dikkat çeken Gürer, mevcut durumun ilerleyen yıllarda daha ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Soğan dahil birçok temel ürünün ithal edilir hale gelmesini bu tablonun sonucu olarak değerlendiren Gürer, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
“Üretim öncesi israf, üretim sürecinde israf, rafta israf, sofrada israf yaşanıyor. Bu ülkenin milli değerleri tüketiliyor ama en büyük zararı üretici görüyor. Önlemler artırılmalı, destekler yeterli olmalı, planlı ve alım garantili üretim desteklenmelidir.”
ÜRETİCİLER: BORÇLARIMIZI ÖDEYEMİYORUZ
Gürer’le birlikte tarlayı gezen üreticilerden biri de yaşadıkları durumu şu sözlerle anlattı:
“Görüldüğü gibi işte. Dümdüz karnabahar tarlada kaldı. Pazarda 20 liraya satılmadı. Şimdi fiyat 50 lira ama bu sefer de don vurdu. Borcumuz var. Fideciye bile borcumuzu ödeyemedik. Bankalara borcumuzu ödeyemedik.”
