Evlilik hazırlıklarının en köklü parçalarından biri olan çeyiz geleneği, son dönemde artan maliyetler, dijitalleşme dalgası ve değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle derin bir kabuk değişimi yaşıyor.
Yeni evlenecek gençler artık çeyiz alışverişi yaparken tek seferde büyük harcamalar üstlenmek yerine, kararlarını zamana yayarak daha rasyonel adımlar atıyor.
Geçmişin 'eksiksiz paket' anlayışı yerini tamamen kişiselleştirilmiş ve işlevsel ürünlere bırakıyor.
Sektördeki bu köklü dönüşümün detayları, Marketing Türkiye dergisi için Research İstanbul şirketi tarafından düzenlenen kapsamlı araştırma ile gözler önüne serildi.

ÇEYİZ ARTIK SADECE GELENEK DEĞİL EKONOMİK STRATEJİ
Ev kurma süreci, ülkemizde sadece bireysel bir ihtiyaç alanı olmaktan çıkıp nesiller arası aktarılan güçlü bir kültürel ritüel olarak öne çıkıyor.
Çeyiz tedariki de bu ritüelin en belirgin parçası olarak uzun seneler boyunca belirli kurallar ve geleneksel listeler üzerinden ilerledi.
Ancak günümüzde bu listeler yerini fonksiyonel, deneyim odaklı ve kişiselleştirilmiş tercihlere bırakıyor.
Türkiye nüfusunu modelleyen Sentetik Tüketici Laboratuvarı (Synthetic Consumer Lab - SCL) ile gerçek saha verilerini karşılaştıran güncel araştırma, çeyizin halen en güçlü şekilde aile kültürü ile tanımlandığını ancak aynı zamanda ihtiyaçları önceden tamamlama işlevinin de neredeyse eşit ağırlığa ulaştığını gösterdi.
Bu durum, çeyizin kültürel önemini korurken bir yandan da ciddi bir ekonomik strateji halini aldığını netleştiriyor.
EVLENECEK ÇİFTLERİN YÜZDE 88'İ GELENEĞE SAHİP ÇIKIYOR
Araştırmada katılımcılara yöneltilen güncel sorular, çeyiz hazırlığının toplumsal değerini korumaya devam ettiğini belgeledi.
Toplanan verilere göre, araştırmaya dahil olan kişilerin yaklaşık yüzde 88'i çeyiz hazırlığı yapmayı 'çok' veya 'oldukça' önemli bir süreç olarak nitelendiriyor.

AİLE DESTEĞİ AZALDI HARCAMALAR AYLARA YAYILDI
Yükselen yaşam maliyetleri, özellikle büyük kentlerde hane kurma süreçlerini çok daha planlı bir yapıya zorluyor.
Genç çiftler için çeyiz artık tek bir günde biten alışveriş maratonu yerine, aylara bölünen kademeli bir yatırım planına dönüşüyor.
Tüketiciler ihtiyaçlarının büyük kısmını zamana yayarak alıyor ve indirim dönemlerine yoğunlaşıyor.
Finansal yükü dengeleme çabasını gösteren bu veri, fiyat avantajı yakalama eğiliminin gücünü de doğruluyor.
Alışverişini 'aile desteğiyle toplu biçimde' gerçekleştirenlerin oranının yüzde 9 gibi çok düşük bir seviyede kalması, bireysel planlama yaklaşımının gücünü kanıtlıyor.
ÜRÜN SEÇİMİNDE UZUN ÖMÜRLÜ KULLANIM İLK SIRADA
Değişen piyasa koşulları, sadece satın alma zamanlamasını değil, ürün seçimindeki temel kriterleri de baştan aşağı farklılaştırıyor.
Fiyat hassasiyetinin tavan yaptığı bu dönemde değer denklemi yeniden kuruluyor; fiyatın yanında uzun vadeli dayanıklılık auch belirleyici rol oynuyor.
Tüketicilerin çeyiz hazırlığında ürün satın almadan önce en çok dikkat ettiği unsurların başında yüzde 93 ile uzun ömürlü kullanım geliyor.
Bütçe uygunluğu ise yüzde 87 ile ikinci sırada yer alıyor.

GELİN VE DAMAT ADAYLARININ ÖNCELİKLERİ FARKLILAŞIYOR
Satın alma kriterlerinin paydaşlara göre dağılımı, farklı aile bireylerinin önceliklerinde ilginç ipuçları sunuyor.
Tüm gruplarda uzun ömürlü kullanım yüzde 89 ile yüzde 96, bütçe ise yüzde 82 ile yüzde 91 aralığında değişerek ortak rasyonel zemini oluşturuyor.
Bunun yanında kayınvalide, kayınpeder ve gelin adayı tarafında aile beklentilerinin daha yüksek olduğu görülüyor.
Kalite kriteri ise baba ve damat tarafında daha yüksek bir hassasiyetle aranıyor.
Gelin veya damat adayının kişisel zevki unsurunun özellikle damat adaylarında yüzde 23,3 ve yeni evlilerde yüzde 20,7 çıkması, gençlerin karar süreçlerinde bireyselleşme arzusunu ortaya koyuyor.
E-TİCARETTE ARAŞTIRILIYOR FİZİKSEL MAĞAZADAN ALINIYOR
Dijitalleşme süreci, çeyiz hazırlıklarının en büyük katalizörleri arasında bulunuyor.
İnternet platformları, sosyal medya paylaşımları ve kullanıcı yorumları, çeyizi yoğun bir araştırma ve keşif alanıına çeviriyor.
Tüketiciler, ürünleri teknik özellikleri kadar gerçek kullanıcı deneyimleri üzerinden değerlendiriyor.
Ancak araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, dijitaldeki bu yoğun keşif sürecine rağmen nihai satın alma eyleminin hâlâ büyük oranda fiziksel mağazalarda gerçekleşmesi oluyor.
Çeyiz perakandesinde fiziksel dükkanlar liderliğini açık ara korurken, e-ticaret kanalı şaşırtıcı şekilde daha düşük bir pazar payına sahip bulunuyor.

KAHVE MAKİNESİ DEMİRBAŞ OLDU AIRFRYER ERTELENİYOR
Yeni nesil çeyiz listelerinde ürün grupları, zorunlu ihtiyaçlar ve tercihe bağlı yaşam tarzı ürünleri olarak net bir biçimde ayrışıyor.
Çamaşır makinesi, buzdolabı ve tencere seti gibi evin temel demirbaşlarında satın alma niyeti yüzde 71 ile yüzde 82 bandında seyrediyor.
Bu ana kategorilerde dayanıklılık ve kalite, yüzde 98 gibi ezici bir oranla en önemli kriter olarak talep ediliyor.
Kahve makinesi ise yüzde 79'luk satın alma niyetiyle artık çeyizin vazgeçilmez temel bir parçası haline geliyor.
Buna karşın, sosyal medyanın popüler ürünlerinden airfryer ve robot süpürgeler genel çeyiz hazırlığında henüz temel ihtiyaç olarak kodlanmıyor, daha çok ertelenebilir birer opsiyon olarak görülüyor.
TÜKETİCİLER MARKALARDAN REHBERLİK VE DESTEK BEKLİYOR
Üreticiler ve markalar açısından bakıldığında, çeyiz pazarı sadece bir ürün portföyü yönetimi olmaktan çıkıyor.
Yeni çiftler, markalardan sadece ürün satmasını değil, tüm ev kurma sürecine rehberlik etmesini bekliyor.
Bu kapsamda set bazlı çözümler, esnek paket stratejileri, kullanım kolaylığı sağlayan yol gösterici içerikler ve satış sonrası deneyimi güçlendiren hizmet modelleri ön plana çıkıyor.
Sonuç olarak çeyiz pazarı, klasik perakendenin ötesinde teknoloji, ekonomi ve kültürel alışkanlıkların kesiştiği dinamik bir ekosisteme dönüşüyor.

YAPAY ZEKA VE GERÇEK SAHA VERİLERİ BİRLEŞTİ
Araştırma metodolojisi incelendiğinde, çalışmanın son iki yıl içerisinde çeyiz sürecinden geçmiş 500 gerçek katılımcı ile aynı demografik profili temsil eden 1000 sentetik persona üzerinde yürütüldüğü görülüyor.
Gerçek insan verileri, demografik bilgiler ve davranışsal kalıplarla eğitilen yapay zeka modellerinin oluşturduğu bu sanal karakterler, Türkiye'nin İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması Seviye-1 (NUTS-1) bölgesel dağılımını esas alacak şekilde yapılandırıldı.
Saha çalışması 8-15 Nisan 2026 tarihleri arasında Bilgisayar Destekli Web Anketi (Computer Assisted Web Interviewing - CAWI) ve Bilgisayar Destekli Telefon Anketi (Computer Assisted Telephone Interviewing - CATI) metodolojileri ile yürütülürken, sentetik araştırma ise 10 Nisan 2026 tarihinde SCL yöntemiyle aynı bölgesel dağılım esas alınarak uygulandı.
SADECE EV KURMANIN BEDELİ 1 MİLYON TL'YE ULAŞTI
Düğüncom İcra Kurulu Başkanı (CEO) Emek Kırbıyık, pazarın güncel mali boyutlarına dair şu verileri paylaştı:
"Düğüncom olarak Konda ile yaptığımız çift araştırmasına göre, evlenecek bir çift tüm düğün, söz-nişan, kına, ev kurma, balayı için ortalama 1,8 milyon TL harcama yapıyor.
Bunun yaklaşık 1 milyon TL'yi ev kurmak için harcıyor.
Son dönemlerde Türkiye'de çeyiz alışverişinde ihtiyaç odaklı ve yaşam alanlarının küçülmesiyle fonksiyonel ürünlere doğru bir yönelim var.
Çiftler ihtiyaçlarını karşılayacak doğru ürüne odaklanıyor.
Özellikle hayata yeni atılacak ve daha önce ev kurma deneyimi olmayan çiftler uzun ömürlü ve çok amaçlı ürünleri tercih ediyor.
Büyük şehirleyen yaşayan çiftlerin son dönem eğilimleri, konutların da küçülmesi ile birlikte daha minimal ve kompakt ürünler."
Düğün salonları boş kaldı, adliye koridorları boşanma sırasıyla dolu
STANDART PAKETLER BİTTİ KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ SETLER GELDİ
Çiftlerin pratiklik ve deneyim odaklı ürünlerde yoğunlaştığını belirten Emek Kırbıyık, uzaktan yönetilebilen, yapay zeka özellikli beyaz eşyalar ile fonksiyonel küçük ev aletlerinin öne çıktığını dile getirdi:
"Airfryer, kahve makineleri, robot süpürgeler, çok fonksiyonlu mutfak ürünleri, çiftlere zaman kazandırdığı için yükselişte.
Bununla birlikte sunum ve dekoratif sofra ürünleri de sosyal medyanın etkisiyle talep görüyor.
Avantajlı fiyat algısından dolayı çeyiz paketleri ve set ürünler tüketici kararında önemli bir rol oynuyor.
Özellikle ilk kez ev kuran çiftler için bu paketler, alışveriş sürecini sadeleştiren ve hızlandıran bir çözüm.
Tüketiciler artık standart paketler yerine, kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirebildikleri daha esnek ve kişiselleştirilebilir setleri tercih ediyor diyebiliriz.
Kampanya tarafında ise sadece indirim değil; ek fayda sunan, deneyimle desteklenen ve dijital kanallarda iyi anlatılabilen ürünler öne çıkıyor."
EKSİKSİZ SET ANLAYIŞI DEĞİŞTİ SEÇİCİ TAMAMLAMA GELDİ
Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger de çeyiz pazarındaki köklü dönüşümü doğrulayan açıklamalarda bulundu.
Son yıllarda çeyiz alışverişlerinde kayda değer bir değişim gözlemlediklerini ifade ederek şöyle konuştu:
"Geleneksel çeyiz anlayışındaki 'eksiksiz set' mantığı, yerini 'seçici ve işlevsel tamamlama' yaklaşımına bırakıyor.
Gençler artık çeyize toplu yatırım yapmak yerine, belirli kategorilerde daha yüksek kalite ve tasarım değeri taşıyan ürünleri tercih ediyor.
Özellikle kahve makinesi, airfryer and akıllı mutfak aletleri gibi 'yaşam tarzı ürünleri', son 5 yılda çeyiz listelerinde belirgin biçimde yükseliyor."
Düğün hazırlığı yapanların hesabına yatırılacak! Başvuru sayfası açıldı
MARKA SADAKATİNİN YERİNİ MARKA GÜVENİ ALIYOR
Fiyat faktörünün yerini yavaş yavaş bir değer denklemine bıraktığını, ancak enflasyon baskısının güçlü hissettirildiği dönemlerde fiyat hassasiyetinin sürdüğünü belirten Talha Özger, marka sadakatinin zayıflayarak yerini marka güvenine bıraktığını ifade etti:
"Tüketici artık bir markaya değil, daha çok o markanın belirli bir ürününe güven duyuyor.
Bu da sosyal medya yorumları ve kullanıcı deneyimi paylaşımlarının karar sürecindeki ağırlığını ciddi ölçüde artırıyor.
Tasarım ve estetik, özellikle Z kuşağı tüketicilerde kalite algısıyla iç içe geçmiş durumda.
'Güzel görünen' ürün, aynı zamanda 'iyi yapılmış' olarak algılanıyor.
Sürdürülebilirlik ise henüz birincil belirleyici olmamakla birlikte hızla yükselen bir kriter haline geliyor."
TİKTOK VE INSTAGRAM İÇERİKLERİ TALEBİ ŞEKİLLENDİRİYOR
Çeyizin artık kişisel kimliğin ve estetik duruşun bir yansıması olarak görüldüğünü dile getiren Talha Özger, sosyal medyanın bu dönüşümdeki en büyük motor olduğunu vurguladı:
"Tiktok ve Instagram'daki 'home setup' ve 'aesthetic kitchen' içerikleri, talep dalgalanmalarını doğrudan etkileyiyor.
İçerik üreticilerinin etkisi, geleneksel reklamcılığın çok önüne geçmiş durumda.
Gerçek kullanıcı deneyimine dayalı tanıtımlar ise tüketici kararını şekillendirmede belirleyici rol oynuyor.
Öte yandan genç nesil tüketiciler, araştırma sürecini de dönüştürmüş durumda.
Ürünü mağazada inceleyip çevrim içi satın almak ya da tam tersi şekilde davranmak yaygınlaştı.
Bu da çok kanallı deneyimin sektörümüz için bir tercih değil, zorunluluk olduğuna işaret ediyor."
Geçim derdi, aşkı bitirdi: Hiç evlenmeyenlerin sayısı rekor seviyede
