Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Gazze'deki son durum, ABD öncülüğünde kurulan Barış Kurulu ve bölgesel güvenlik risklerini ele aldı. Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkesi ve sonrasındaki diplomatik adımları değerlendiren Salıcı, akan kanın durması için atılan her adımın değerli olduğunu vurguladı. Salıcı, Türkiye'nin bu kurulda yer almasının, Filistin halkının çıkarlarına hizmet ettiği ölçüde anlamlı olacağını ifade etti.
Gazze'deki yıkımın boyutlarına dikkat çeken Salıcı, 7 Ekim saldırıları sonrasında yaşananları "21. yüzyılın soykırımı" olarak niteledi. Bölgede 70 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini ve altyapının onarılmasının on yılları bulacağını belirten CHP'li vekil, Binyamin Netanyahu yönetiminin şiddet politikalarını sert bir dille eleştirdi.
Salıcı, İsrail hükümeti ile halkı arasında bir ayrım yapılması gerektiğini belirterek, "Tepkimizin adresi İsrail halkı değil, işgalci zihniyetin soykırım politikalarıdır. Netanyahu hükümeti, İsrail’in tamamı değildir; bu politikalara karşı çıkan ciddi bir kesim de vardır" diye konuştu. Gazze'ye "gayrimenkul projesi" gözüyle bakmadıklarını vurgulayan Salıcı, asıl mücadelenin Filistin halkının varoluş mücadelesi olduğunun altını çizdi.
"DÜNYA BİR YOL AYRIMINDA"
Münih Güvenlik Konferansı’ndaki izlenimlerini de meclis kürsüsüne taşıyan Salıcı, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumların işlevsizleştiğine dikkat çekti. ABD'nin yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi'nin "haklıyı değil, güçlüyü korumaya odaklı" olduğunu savunan Salıcı, diplomatik kuralların zayıfladığını ve kaba güç kullanımının önünün açıldığını ifade etti.
Dünyanın bir yol ayrımında olduğunu belirten Salıcı, şu değerlendirmeyi yaptı: "Uluslararası düzenin yeniden şekillendiği zamanlarda ya masada ya da menüde olursunuz. Türkiye’nin yeri masadır. Hiçbir egemen devlet de menüde yer almamalıdır."
"ÖNCELİĞİMİZ TÜRKİYE'NİN ÇIKARI"
Konuşmasında bölgesel risklere ve İran'a yönelik olası müdahale senaryolarına da değinen Salıcı, ABD'nin geçmişte Irak, Afganistan ve Vietnam gibi ülkelerdeki müdahalelerinin demokrasi getirmediğini hatırlattı. İran rejiminin baskıcı tutumunun ve halkın özgürlük taleplerinin göz ardı edilemeyeceğini, ancak dış müdahalenin çözüm olmadığını savundu.
Türkiye'nin İran ile sınır komşusu olması nedeniyle olası bir çatışmadan doğrudan etkileneceğini vurgulayan Salıcı, "Amerika İran’dan uzaktadır; Türkiye ise İran’la sınırdaştır. İran’ın etnik veya mezhepsel bir çatışmaya sürüklenmesi bölgeyi etkiler. Bizim önceliğimiz Türkiye’nin çıkarlarıdır. Bize düşen, istikrarı örgütlemektir" dedi.
