Türkiye'nin tarımsal üretimdeki önemli merkezlerinden Niğde'de çiftçiler, önlenemeyen maliyet artışları nedeniyle zor günler geçiriyor. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer'in Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyüne yaptığı ziyaret, tarımdaki acı tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Gürer'e dert yanan üreticiler, tarlalarını süremediklerini, yıllardır ektikleri ürünlerden ve hayvancılıktan vazgeçmek zorunda kaldıklarını ifade etti.
TÜRKİYE'NİN İKİNCİ BÜYÜK MERKEZİNDE LAHANADAN VAZGEÇİLİYOR
Ovacık köyünün temel geçim kaynağının tarım olduğunu ancak ürün deseninin maliyetler yüzünden zorunlu olarak değiştiğini belirten Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de üretiminde ikinci sırada yer alınan 'hibrit lahanadan' çiftçinin vazgeçtiğini söyledi. Gürer, "Su sorunu var ve lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Çiftçi onun yerine buğday ve arpa ile işi sürdürmeye çalışıyor. İhraç edilen bu bölgede lahananın bu yıl düşük rekoltede kalması yüksek ihtimal" dedi.
Üreticiler ise durumu şu çarpıcı sözlerle özetledi: "Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince bu durumlara düştük."
Sadece tarımda değil, hayvancılıkta da kriz yaşandığını belirten bir başka köylü, "İnekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı, süt bildiğin gibi ayak altı. Yapılacak bir şey yok" diyerek sektörden çekildiklerini aktardı.
"FİYATINI DAHİ SORAMADIK, İŞİMİZ BİTTİ"
Çiftçinin belini büken en büyük iki kalem olan gübre ve mazot fiyatları, tarlada traktör kontaklarının kapanmasına neden oluyor. Gübre fiyatını artık "soramadıklarını" belirten üreticiler isyanını şu sözlerle dile getirdi:
"Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot hiç tutarlı değil; 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı, her şey sona dayandı. Benim traktörüm var, günde 10 bin lira para olmazsa cebimde pompaya yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazotla 110 litre alıyoruz. Battım diyorum, ben başka bir şey demiyorum bu ortamda."
Arazi sürme maliyetlerinin de katlandığına dikkat çeken üreticiler, dönümünü 500 liraya sürdükleri tarlaların maliyetinin çiftçiye ağır geldiğini ve işlerin tamamen durma noktasına geldiğini vurguladı.
GÜRER: "İRAN'DA ADAM ÖKSÜRSE BİZ GRİP OLUYORUZ"
Tarımda dışa bağımlılığın iç piyasadaki felaketini İran örneğiyle açıklayan CHP'li Gürer, özelleştirilen yem ve gübre fabrikalarını hatırlatarak şunları söyledi:
"Türkiye ithalata dayalı. Buğday, arpa, pamuk, hayvan yemi, gübre... Hepsi ithal. İran'da savaş oldu, gübre fabrikasına bomba düştü; Türkiye'de üre gübresi 33 bin liraya, DAP gübresi 40 bin liraya çıktı. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz."
ÇÖZÜM: ALIM GARANTİLİ ÜRETİM VE KANUNİ DESTEK
Elektriğe gelen yüzde 25'lik zammın sulama maliyetlerini doğrudan yüzde 40 artırdığını belirten Gürer, çiftçinin toprağa küsmemesi için CHP'nin çözüm önerilerini sıraladı:
* Alım Garantili Model: "Belirlenen ve ihtiyaç olan ürünlerde maliyet artı makul kâr hesaplanarak alım garantili üretime geçilmeli. Kamu olarak tarladan kalkanı çiftçinin elinde bırakmayacağız."
* Vergisiz Mazot, Sübvansiyonlu Gübre: "Mazotta ÖTV ve KDV'yi kaldıracağız. Gübrede ve yemde yüzde 50 destek vereceğiz."
* Kanuni Hakkın Ödenmesi: "Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre her yıl milli gelirin yüzde 1'i çiftçiye verilmeli. 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye ayrılan destek ne? 168 milyar lira. İşte sorun burada başlıyor."
