Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verileri ile memur, emekli ve asgari ücretlinin maaş zam takvimi arasındaki ilişkiyi eleştirdi. Karal, son iki yıldır Aralık ve Ocak aylarında tekrarlanan tablonun, ekonomik verilerle vatandaşın alım gücü arasındaki kopuşu net bir şekilde gösterdiğini savundu.
ARALIK VE OCAK VERİLERİ ARASINDAKİ MAKAS
Enflasyon rakamlarının zam takvimine göre ayarlandığını iddia eden Karal, maaş artış oranlarının baz alındığı Aralık ayında verilerin düşük tutulduğunu, zamların kesinleşmesinin ardından ise Ocak ayında sert bir yükseliş yaşandığını belirtti.
Karal, son iki yılın verilerini karşılaştırarak şu tabloyu paylaştı:
Geçen yıl: Aralık ayı enflasyonu yüzde 1,03 olarak açıklanarak zamlar bu orana göre yapıldı; ancak hemen ardından Ocak ayında enflasyon yüzde 5,03'e yükseldi.
Bu yıl: Aralık enflasyonu yüzde 0,89 seviyesinde tutulurken, Ocak ayında oran bir anda yüzde 4,84'e çıktı.
'HÜKÜMETİN VATANDAŞIN CEBİNE KARŞI OYNADIĞI OYUN'
Bu döngünün milyonlarca ücretli çalışanı ve emekliyi doğrudan mağdur ettiğini vurgulayan Karal, yaşanan durumu "sistematik bir aşındırma" olarak nitelendirdi.
Karal açıklamasında, "Zamlar açıklanmadan hemen önce enflasyonun düşük çıkması, zamlar açıklandıktan sonra birden yükselmesi bu ülkede geçimini maaşıyla sağlayan herkes için açık bir haksızlıktır. Bu tablo, hükümetin TÜİK eliyle vatandaşın cebine karşı oynadığı bir oyundan başka bir şey değildir" ifadelerini kullandı.
GÜVENİLİR VERİ VE ADİL PAYLAŞIM VURGUSU
TÜİK verilerinin güvenilirliğinin her geçen gün daha fazla tartışıldığının altını çizen Karal, DEVA Partisi'nin ekonomi anlayışının şeffaflık ve kurumsal güven üzerine kurulu olduğunu belirtti.
Genel Başkan Ali Babacan liderliğinde "öngörülebilir ekonomi" modelini savunduklarını ifade eden Karal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bir ülkede memurun, emeklinin maaşı düşük enflasyona göre artırılıp birkaç hafta içinde yüksek enflasyonla geri alınıyorsa ortada ciddi bir adalet sorunu vardır. Enflasyonu makyajla gizleyen geçici çözümler yerine, kalıcı biçimde düşüren politikaları; zamları kâğıt üzerinde bırakan yaklaşımlar yerine refahı vatandaşın hayatında hissettiren bir düzeni hedefliyoruz."
