Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca genç ve aile için heyecanlı ve bir o kadar da kaygılı tercih maratonu başladı. Acıbadem Adana Hastanesi’nde görevli Psikolog Dilara Boyraz Giriş, üniversite tercihinin bir puan eşleşmesinden ibaret görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Tercih döneminin gençler üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu belirten Psikolog Giriş, sürecin geri dönüşü olmayan bir yol olmadığını ve asıl amacın bireyin kendine en uygun alanı keşfetmesi olduğunu ifade etti.
"PUANIM NEREYE YETİYOR?" SORUSUNA SIKIŞMAYIN
Adayların sınav sonrasında odak noktasını yanlış sorulara kaydırdığını belirten Psikolog Dilara Boyraz Giriş, şöyle konuştu:
"Sınav sonrasında hedef ne yazık ki çoğu zaman 'Puanım hangi bölüme yetiyor?' motivasyonuna dönüşüyor. Oysa asıl sorulması gereken; 'Kendimi hangi işte hayal ediyorum? Bu meslek bana gerçekten uygun mu, yoksa sadece önü açık olduğu için mi istiyorum?' sorularıdır. Bir unvanı hedefleyerek değil, kendini tanıyarak başlayan kariyer yolculukları çok daha sürdürülebilir oluyor."
"POPÜLER BÖLÜM KULAĞA HOŞ GELEBİLİR AMA..."
Yapay zeka, veri bilimi ve sürdürülebilirlik gibi alanların son yıllarda yoğun ilgi gördüğünü hatırlatan Giriş, revaçta olan her bölümün her öğrenciye uymayacağını vurguladı:
İçeriği araştırın: Adaylar tercih listesini oluşturmadan önce mutlaka bölümün ders içeriklerini ve mezunların günlük çalışma koşullarını incelemeli.
İsimlere aldanmayın: Kulağa hoş gelen bir bölüm adı ile o akademide geçirilecek 4 yıl her zaman aynı hissi yaratmayabilir.
TERCİH BASKISINI AZALTACAK 3 ÖNEMLİ NOKTA
Psikolog Dilara Boyraz Giriş, öğrencilerin ve ebeveynlerin kaygı seviyesini düşürecek şu uyarılarda bulundu:
Seçenekler bitmiyor: Günümüzde yatay geçiş, çift anadal, yandal ve mezuniyet sonrası farklı alanlara yönelmek oldukça kolay. Bu nedenle tercih "hayatın tek ve tek seferlik kararı" olarak görülmemeli.
Gününüzü nasıl geçirmek istersiniz?: İnsanlarla mı çalışmak, fikir üretmek mi, yoksa sayılarla uğraşmak mı? Bu sorunun yanıtı ders başarısından daha güçlü bir pusuladır.
Ailelere dinleme çağrısı: Ebeveynler bu süreçte baskıcı değil, gençleri dinleyen ve anlamaya odaklanan destekleyici bir tutum sergilemelidir.
