Son günlerde farklı kentlerde görülen çekirge yoğunluğu kamuoyunda endişe yaratırken, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan, yaşanan durumun bir çekirge istilası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Görülen çekirgelerin Türkiye’nin doğal faunasında yer alan türler olduğunu belirten Özkan, hava sıcaklıklarının normale dönmesiyle popülasyonun 10 ila 15 gün içinde azalmasının beklendiğini ifade etti.
Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) paylaştığı açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Özkan, çekirgelerin yüksek katlara çıkması, uçması ve güçlü arka bacakları nedeniyle vatandaşlarda tedirginlik oluştuğunu belirtti.
Dünya genelinde 10 binden fazla çekirge türünün bulunduğunu, bunların 150’den fazlasının Türkiye’de görüldüğünü aktaran Özkan, bazı türlerin toplu yaşam özelliği taşıdığını ve uygun çevre koşullarında hızla çoğalabildiğini söyledi. İstilacı sürülerin kısa sürede geniş alanlardaki bitki örtüsünü yok edebileceğini ancak mevcut tablonun böyle bir durumla örtüşmediğini dile getirdi.
“Yapılan çalışmalarda bunun istilacı bir tür olmadığı görülüyor. ‘İstilacı’ diyebilmemiz için Türkiye’de yaşamayan, egzotik bir tür olması gerekir. Bu yerli bir tür. Dolayısıyla şu anda çiftçilerin korkacağı bir durum söz konusu değil. Ancak çiftçilerimiz böcekleri sürekli izlemeli, yoğunluk ekonomik zarar eşiğine geldiğinde gerekli mücadele yapılmalı.”
SICAKLIK VE YAĞIŞ ETKİLİ OLDU
Çekirge sayısındaki artışın göç ya da istila olarak yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Özkan, böceklerin çevresel koşullardan doğrudan etkilenen canlılar olduğunu söyledi.
Artışın arkasında ani sıcaklık yükselişleri ile yıl içerisindeki yağış ve nem artışının bulunduğunu belirten Özkan, “Bir-iki santigrat derece sıcaklık artışı bile böceklerin olağanüstü çoğalması için yeterli. Yağış ve sıcaklık, böceklerin sayısının hızla artmasına neden oldu.” ifadelerini kullandı.
Özkan, sıcaklıktaki yalnızca bir santigrat derecelik yükselişin bile böcek popülasyonunu üç ila beş kat artırabileceğini kaydetti.
Popülasyonlardaki ani değişimlerin özellikle istilacı türlerde ekolojik dengenin bozulduğunu ve iklim değişikliğinin etkilerini gösterebildiğini belirten Özkan, çevre kirliliğinin önlenmesi ve karbon salımının azaltılmasının önemine dikkat çekti. Ekolojik dengenin bozulmasının istilacı türlerin yayılımını ve aşırı popülasyon artışlarını beraberinde getirebileceğini ifade etti.
“ŞU ANDA PANİK OLACAK BİR ŞEY YOK”
Vatandaşların çekirgelerden korkmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını belirten Özkan, bu canlıların insanlara saldırmadığını ve zehirli olmadığını söyledi. Bazı çekirgelerin bitkilerle, bazılarının ise diğer böceklerle beslendiğini ifade eden Özkan, etçil türlerin de insanlara yönelmediğini vurguladı.
Evlerde çekirge görülmesi halinde hemen tarım ilacı kullanılmaması gerektiğini belirten Özkan, sineklik kullanımının yeterli bir önlem olabileceğini söyledi. Bilinçsiz ilaçlamanın direnç gelişimine yol açabileceği uyarısında bulunan Özkan, şöyle konuştu:
“Ekonomik zarar eşiği geçildiğinde gerekli müdahaleler yapılacaktır. Tarımsal alanda popülasyon çok artarsa kayıplar olabilir, bu konuyla Tarım ve Orman Bakanlığı ilgileniyor. Şu anda panik olacak bir şey yok. Sıcaklık geçince denge kurulacak.10-15 gün içinde çekirge sorununun kendiliğinden azalacağını düşünüyorum.”
Çekirge yoğunluğuyla aynı dönemde martı ve karga sayısında da artış görüldüğünü belirten Özkan, bunun doğal yaşam döngüsünün bir parçası olduğunu söyledi. Özellikle İstanbul’daki gelişmelerin bir süre takip edilmesi gerektiğini ifade eden Özkan, kuşların çekirgelerle beslenmesi sayesinde doğal dengenin yeniden oluşacağını belirtti.
İklim değişikliğinin böceklerin yaşam alanlarını değiştirdiğine de dikkat çeken Özkan, sıcaklıkların yükselmeye devam etmesi halinde Türkiye’de daha önce görülmeyen böcek ve bitki türlerinin de görülebileceğini sözlerine ekledi.
