Dilovası'nda meydana gelen ve çok sayıda işçinin yaşamını yitirdiği parfüm ve kolonya imalathanesi yangınında yakınlarını kaybeden aileler, sürdürdükleri Adalet Nöbeti'nin ikinci haftasında açıklama yaptı.
Yaklaşık yedi aydır adalet mücadelesi verdiklerini belirten aileler, yaşananların yalnızca bir iş kazası değil, göz göre göre gelen bir felaket olduğunu savundu.
“KAÇAK VE DENETİMSİZ BİR İŞLETMEDE YAKINLARIMIZI KAYBETTİK”
Aileler açıklamalarında, Kasım 2025'te ülkenin en büyük işçi havzalarından birinde, hakkında yıkım kararı bulunan bir binada faaliyet gösteren kaçak ve denetimsiz bir parfüm ve kolonya imalathanesinde yakınlarını kaybettiklerini ifade etti.
İş yerinde temel iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin dahi bulunmadığını belirten aileler, yürütülen soruşturma sonucunda iş yeri sahipleri, bina sahibi ve denetim görevini yerine getirmediği öne sürülen bazı iş sağlığı uzmanlarının yargılanmaya başladığını ancak bunun adalet için yeterli olmadığını dile getirdi.
“SORUMLU KAMU GÖREVLİLERİ HÂLÂ YARGILANMADI”
Aileler, dava sürecinde ifade veren tanıkların da işaret ettiği üzere, iş yerini denetlemekle yükümlü kurum ve görevlilerin sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu.
Açıklamada, iş yerinin yakınında bulunan kamu kurumlarının ve denetimden sorumlu görevlilerin çalışma koşullarını görmemesinin mümkün olmadığı belirtilerek, belediye, bakanlık, SGK ve diğer kamu kurumlarında görev yapan yetkililer hakkında bugüne kadar herhangi bir yargılama süreci başlatılmadığı ifade edildi.
TAHLİYE KARARLARINA TEPKİ
Yakınlarını kaybeden aileler, davanın ilk duruşmasında bir, ikinci duruşmasında ise üç sanığın tahliye edildiğini hatırlattı.
Adalet talebiyle sürdürdükleri nöbetin etkisiyle son tutukluluk incelemesinde tutuklu sanıkların cezaevinde kalmasına karar verildiğini belirten aileler, bunun yeterli olmadığını vurguladı.
Aileler, tahliye edilen sanıkların yeniden tutuklanmasını ve kamu görevlilerine ilişkin soruşturmanın hızla tamamlanarak yargı sürecinin başlatılmasını istedi.
“ACIMIZ DA KEDERİMİZ DE SATILIK DEĞİL”
Soruşturma ve dava sürecinin yavaş ilerlediğini savunan aileler, çeşitli kanallar üzerinden kendilerine “helalleşme” ve uzlaşma çağrılarının iletildiğini öne sürdü.
Açıklamada, “Acımız da kederimiz de satılık değil, olmayacak! Biz adalet arıyoruz.” ifadelerine yer verilerek, mücadeleden vazgeçmeyecekleri vurgulandı.
KAMUOYUNA DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Aileler, iş cinayetleri ve benzeri felaketlerde yaşamını yitiren tüm emekçiler için adalet talep ettiklerini belirterek kamuoyuna dayanışma çağrısında bulundu.
Açıklamada, denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin de hesap vermesi gerektiği ifade edilirken şu talepler sıralandı:
Kamu görevlilerinin yargılanması,
Tahliyelerin durdurulması ve tahliye edilen sanıkların yeniden tutuklanması,
Etkin ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi,
TBMM'de olayın tüm yönleriyle araştırılması için araştırma komisyonu kurulması.
Aileler, benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması için adalet mücadelesini sürdüreceklerini belirterek tüm işçi ve emekçileri nöbetlerine destek vermeye çağırdı.
