Güney Pasifik'in kalbinde yer alan Fiji, sadece turkuaz suları ve bembeyaz kumsallarıyla değil, dünyada kanser vakasının hiç görülmediği tek ülke olmasıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Havasının temizliğiyle nefes alırken bile insanın ruhunu tazeleyen bu ada ülkesi, modern dünyanın güzellik algılarını ters yüz eden kültürü ve doğayı korumaya yönelik katı kurallarıyla seyahatseverler için benzersiz bir rota sunuyor.
GÜZELLİK ALGISI VE KÜLTÜREL FARKLILIKLAR
Fiji’de güzellik anlayışı, dünyanın geri kalanından oldukça farklı bir noktada duruyor. İnceliğin bir standart olarak görüldüğü pek çok toplumun aksine, Fiji’de kilolu olmak; zenginliğin, sağlıklı bir yaşamın ve refahın sembolü olarak kabul ediliyor. Bu kültürel bakış açısı, ülkenin neden dünyanın en mutlu yerlerinden biri olduğunu da kanıtlar nitelikte.

EKOLOJİK DENGENİN KORUYUCUSU
Doğaya olan derin saygısıyla bilinen Fiji’de, ekosistemi korumak adına oldukça sıkı kurallar uygulanıyor. Ülkeye çekirdekli meyve sokmak kesinlikle yasak. Bu yasağın arkasında, tek bir çekirdeğin bile ülkenin özgün doğasında büyük bir ekolojik krize yol açabileceği inancı yatıyor. Fiji sularının cam kadar berrak olmasının temel sebebi, yerel halkın ve yönetimin bu titiz çevreci yaklaşımı.

FİJİ SEYAHAT REHBERİ
Fiji’yi tam anlamıyla deneyimlemek isteyenler için 5-7 günlük bir seyahat Nadi ve yakın adaları görmek için yeterliyken, ada hayatının derinliklerine inmek isteyenlere 10 gün ve üzeri konaklama öneriliyor.
Görülmesi Gereken Yerler: Denarau Adası’ndaki lüks resortlar, Coral Coast’un bembeyaz plajları ve Yasawa’nın bakir lagünleri mutlaka rotaya eklenmeli. Ayrıca doğayla iç içe bir spa keyfi için Sleeping Giant Garden ve Çamur Kaplıcaları ziyaretçilerin favorisi.
Mutfak Kültürü: Geleneksel taş fırında pişirilen "Lovo" ve Hindistan cevizli deniz mahsulü yemeği "Kokoda", Fiji mutfağının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor.
