Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Yurtdışından dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, emniyet işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Göktaş, tutuklama kararının ardından cezaevine gönderildi.

Stand-up gösterisiyle gündeme gelen komedyen Deniz Göktaş, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamaları kapsamında tutuklandı. Hâkimlik kararında, Göktaş’ın bazı ifadelerinin Cumhurbaşkanı’nın onur ve saygınlığını rencide ettiği, bazı şakalarının ise din bakımından halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği öne sürüldü.

Yurt dışı seyahatinden Türkiye’ye dönen Göktaş, İstanbul Havalimanı’nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınmıştı. Emniyet işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen Göktaş, savcılıktaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine çıkarıldı.

Göktaş, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiaları kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.

‘DİKTATÖR KELİMESİ SİYASİ BİR NİTELEMEDİR’

Deniz Göktaş, ifadesinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.

“Diktatör” kelimesinin siyasi bir niteleme olduğunu söyleyen Göktaş, bu ifadenin kamuoyunda tartışılan bir kavram olduğunu belirtti.

Göktaş, “Diktatör kelimesi siyasi bir nitelemedir ve sık sık kamuoyuna açık bir şekilde tartışılan konudur. Demokrat, otokrat gibi bir kelimedir sadece. Gösteri boyunca bu tarz popüler figürler, ideolojiler ve Türkiye’ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur” dedi.

Psikoloji mezunu olduğunu hatırlatan Göktaş, Cumhurbaşkanı’nın stresli bir görev yaptığını düşündüğü için kendisinin terapisti olabileceğine ilişkin ifadesinin de mizahi amaçlı olduğunu söyledi.

‘DİNİ DEĞERLERİ AŞAĞILAMA AMACIM YOK’

Göktaş, dini değerlere yönelik suçlamaları da reddetti.

Söz konusu gösteriyi yaklaşık 3 yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde sahnelediğini belirten Göktaş, “100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izlemiştir ve hiçbirinden bu kısma dair incindiklerine dair bir şikayet gelmemiştir” ifadelerini kullandı.

Gösterisinde yalnızca dindarlar hakkında değil, farklı politik görüşler ve popüler figürler hakkında da konuşmalar yaptığını söyleyen Göktaş, dini değerleri aşağılama amacı taşımadığını belirtti.

AVUKAT ASLAN: TEK BAŞINA ‘DİKTATÖR’ DEMEK SUÇ DEĞİLDİR

Göktaş’ın avukatlarından Metin Sinan Aslan, müvekkilinin savunmasına katıldıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlaması yönünden Yargıtay kararlarına dikkat çekti.

Aslan, “Yargıtay’ımızın sayısız kararı var. Diktatör kelimesinin hakaret olmadığına dair. Bunlar nitelemedir, siyasal tespittir. Bunları da söyleyemeyeceksek her bir vatandaşın ağzına bant çekilmesi gerekir” dedi.

Avukat Aslan, “Rezil bir diktatör, tiksinç bir diktatör deseydi hakaret olurdu ama tek başına diktatör demesi suç değildir” ifadelerini kullandı.

AVUKAT TATLI: ŞAKALARIN BEĞENİLMEMESİ ELEŞTİRİ HAKKINI ORTADAN KALDIRMAZ

Göktaş’ın avukatlarından Kudret Sıla Tatlı da yapılan şakaların beğenilmemesinin, iktidarda olan bir kişiye yönelik eleştiri yapılamayacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Tatlı, “Komedyenler kendi profesyonel hayatlarında edindikleri mesleklerle ilgili şakalar yaparlar. Müvekkil psikoloji okumuştur. Yapılan şakaların beğenilmemesi, bizim iktidarda olan birini eleştiremeyeceğimiz anlamına gelmez” dedi.

Göktaş’ın sabit ikametgâh sahibi olduğunu, kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmadığını belirten avukat Tatlı, tutuksuz yargılama talebinde bulundu.

HÂKİMLİK: ELEŞTİRİ SINIRLARINI AŞTI

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararında, Göktaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “kendisiyle barışık diktatör” ve “terapisti olmak isterdim” ifadeleri değerlendirildi.

Kararda, bu söylemlerin “eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı’nın toplum nezdindeki şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek boyutta olduğu” öne sürüldü.

'DALGIÇ KIYAFETİ' ŞAKASI DA KARARDA YER ALDI

Hâkimlik kararında, Göktaş’ın “oruç tutan canlı bomba”, “dalgıç kıyafeti” ve “son kitap” ifadeleri de suçlamalara gerekçe olarak gösterildi. Kararda, bu ifadelerle ilgili olarak Göktaş’ın “halkın din veya mezhep bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu” değerlendirmesi yapıldı.

‘ADLİ KONTROL YETERSİZ KALIR’

Hâkimlik, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunu, soruşturma konusu suçun ağırlığı ve toplumda oluşturduğu olumsuz tepki nedeniyle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağını belirtti. Kararda, “Tutuklama koruma tedbirinin işin önemine binaen mevcut delil durumu uyarınca uygun, ölçülü ve yeterli olacağı değerlendirilmekle CMK’nın 100. ve devamı maddeleri gereğince şüphelinin tutuklanmasına karar verilmiştir” denildi. Deniz Göktaş, kararın ardından cezaevine gönderildi.

YORUMLAR (32)
32 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN