Geçmişte uzun yıllar süren çalışma hayatının ardından ulaşılan doğal bir dönem olarak görülen emeklilik, artan yaşam maliyetleri ve değişen ekonomik koşullar sebebiyle giderek daha ulaşılmaz bir hale geliyor. Dünya genelinde emeklilik yaşına gelmiş birçok birey, mevcut ekonomik zorluklar nedeniyle çalışma hayatını sürdürmek zorunda kalıyor. Finans uzmanları; konut, sağlık, borçlar, çocuklara verilen maddi destekler ve yetersiz tasarruf gibi faktörlerin bu durumun temel sebeplerini oluşturduğunu belirtiyor.
AİLE İÇİ DESTEKLER VE YAŞAM SÜRESİNİN UZAILMASI BÜTÇELERİ ZORLUYOR
Dünya'nın haberine göre; ebeveynlerin yetişkin çocuklarına finansal destek sağlamaya devam etmesi, emeklilik birikimlerine aktarılabilecek fonları ciddi oranda azaltıyor. Verilere göre ABD’deki ebeveynlerin yüzde 61’i yetişkin çocuklarına maddi yardımda bulunurken, yüzde 40’ı çocuklarından biriyle aynı evi paylaşıyor.
Bunun yanı sıra ortalama yaşam süresinin uzaması, emeklilik döneminde gereken toplam birikim miktarını artırıyor. Uzayan yaşam süresiyle birlikte konut, günlük yaşam ve özellikle sağlık harcamalarının daha uzun süre finanse edilmesi gerekiyor. Sağlık giderlerinin yanı sıra uzun süreli bakım maliyetleri de dikkat çekiyor; bakımevi giderleri aylık 5 bin 900 dolara, huzurevlerindeki özel oda maliyetleri ise 10 bin 646 dolara kadar ulaşabiliyor.
EĞİTİM BORÇLARI VE BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNE GEÇİŞ
Yükselen üniversite harçları ve eğitim masrafları, ebeveynlerin kendi emeklilik birikimlerinden feragat ederek çocuklarının eğitimine öncelik vermesine yol açıyor. Hem gençlerin hem de ebeveynlerin üstlendiği öğrenci kredileri ve eğitim borçları; ev sahibi olma ve emeklilik gibi uzun vadeli hedeflerin ertelenmesine neden oluyor.
Ayrıca emeklilik sistemlerinde yaşanan kurumsal dönüşüm, finansal yükü doğrudan çalışanların omuzlarına yüklüyor. Geçmişte garanti gelir sağlayan emeklilik planları yaygınken, günümüzde bireylerin kendi birikimlerini yönettiği sistemler ağırlık kazanmış durumda. Ancak finans uzmanları, çalışanların çoğunun yatırım ve emeklilik planlaması konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını, bu durumun da özellikle emekliliğe yaklaşan kuşaklar için büyük bir risk oluşturduğunu vurguluyor.
GİDER ARTIŞI, BORÇLAR VE İLERİ YAŞ BOŞANMALARI PLANLARI BOZUYOR
Emeklilik birikimlerini zorlaştıran diğer temel etkenler ise şu şekilde sıralanıyor:
KONUT FİYATLARI VE EV SAHİPLİĞİ: Yükselen konut fiyatları nedeniyle ev sahibi olma yaşının gecikmesi, kişilerin emeklilik dönemine konut borcuyla girmelerine veya bir yatırım aracı olarak konut varlığından mahrum kalmalarına yol açıyor.
ARTAN TEMEL VE DİJİTAL HARCAMALAR: Konut, gıda, ulaşım, çocuk bakımı ve sağlık gibi temel giderlerdeki artışın yanı sıra dijital abonelikler gibi küçük ama sürekli harcamalar tasarruf payını daraltıyor. Reel wages (reel ücretler) gelişiminin sınırlı kalması da birikim yapmayı zorlaştırıyor.
KREDİ KARTI BORÇLARI VE GEÇ BİRİKİM: Birikim yapmaya geç yaşlarda başlanması ve biriken kredi kartı borçları, emeklilik hedeflerine ulaşmak için gereken aylık tasarruf miktarını artırıyor.
GEÇ YAŞTA YAŞANAN BOŞANMALAR: 50 yaşından sonra gerçekleşen boşanmalar, tek bir hane için planlanan birikimlerin iki ayrı yaşama bölünmesine neden oluyor. Çalışma hayatının sonundaki bireylerin bölünen birikimleri yeniden toplamak için yeterli zamanı kalmadığından emeklilik tarihi erteleniyor.
