Muğla Ula’ya bağlı Akçapınar ve Akyaka mahallelerinde, susuz tarımla yetiştirilen ünlü Gökova susamında hasat zamanı geldi. Altın sarısı rengi ve kendine has aromasıyla tanınan ürün, geleneksel yöntemlerle toplanarak hem iç piyasaya hem de Japonya’ya satılıyor.

“HİÇBİR ŞEYİ YOK, ORGANİK DOĞAL”
Gökova Körfezi’nin rüzgarı, deniz tuzu ve nemiyle susuz yetişen susam, tarlada elle söküldükten sonra 21 gün kurutma ve çırpma işlemleriyle hazırlanıyor. Susam üretimi yapan Nilgün Sarıoğlu, ürünün doğallığına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bu organik, doğal. Toprağın altı nemli olduğu için tarlamızda yetişiyor. Doğal bir de çiğ havası alıyor. Denizin tuz havasını alıyor. Onun için susuz yetişiyor. Hiçbir şeyi yok, organik doğal. Talep oluyor çok, isteyen oluyor, perakende çok isteyen oluyor. Kilo kilo. Yabancılar hep kilo kilo alıyorlar. Güzel, güzel. Allah bereket versin. Bu sene daha çok güzel. Japonlar suşide kullanıyor. Bizim burada da çitirmek deriz biz, ondan yapılıyor. Tahin oluyor. 165-200 arası bu sene de. Perakendede çok isteyen oluyor yani."

TARLADA İŞÇİ SORUNU YAŞANIYOR
Teknolojiye başvurulmadan, insan gücüyle üretilen susamda üreticinin en büyük sorunu ise işçi oluyor. 20 yıldır susam üretimi yapan Adem Akyüz, yaşadıkları işçi sorunuyla ilgili, "Gökova susamı susuz susam. Doğal, gübresiz. Gübre atmıyoruz. Normalde atan atıyor, atmayan atmıyor. Şu anda biz bunu böyle eliyoruz. Katıyoruz römorkun içine. Yarın eleyeceğiz. El işi, hep el işi. Yok, işçi de yok. İşçi de yok, bulunmuyor” dedi.
İç pazarda perakende fiyatı 200 TL, toptan fiyatı da 180 TL olması beklenen Gökova susamı, bölge ekonomisi ve ihracata önemli katkı sağlamaya devam ediyor.
