Duran Kalkan'dan süreç açıklaması: "Oyun da olsa politika yapmanın önü açılıyor"

Duran Kalkan'dan süreç açıklaması: "Oyun da olsa politika yapmanın önü açılıyor"

PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, Kandil'de yaptığı açıklamalarda yeni sürecin başarısız olmayacağını savundu. "Yüzde 100 oyun yok demiyoruz fakat politika yapmanın önü açılıyor" diyen Kalkan, Türkiye'de demokratik siyasete katılabileceklerini belirterek "Neden olmasın? Olabilir" ifadelerini kullandı. Kalkan ayrıca Devlet Bahçeli'nin çağrısını da "doğruya yakın" olarak değerlendirdi.

PKK’nın kurucularından Duran Kalkan, gazeteci Ruşen Çakır’ın Kandil’de gerçekleştirdiği röportajda çözüm süreci, örgütün fesih kararı, silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, Meclis’te hazırlanması beklenen düzenleme ve Abdullah Öcalan’ın konumu hakkında açıklamalarda bulundu.

Kalkan, geçmişteki çözüm sürecinden farklı koşullar bulunduğunu savunarak, “Süreç sürüyor, batmayacak” dedi. Bölgesel ve askerî gelişmelerin tarafları siyasi çözüme zorladığını belirten Kalkan, savaşın sorunları görünür hâle getirdiğini ancak çözümün siyaset yoluyla sağlanabileceğini söyledi.

“ESKİSİ GİBİ SAVAŞ OLMAYACAK”

Kalkan, örgütün kendi iradesiyle stratejik bir değişiklik yaptığını ve Türkiye’ye karşı silahlı eylem dönemini sona erdirdiğini ileri sürdü.

“Eskisi gibi savaş olmayacak artık” diyen Kalkan, yeni bir kongreyle farklı bir karar alınmadığı sürece mevcut stratejinin değişmeyeceğini söyledi. Üzerlerine saldırılması durumunda kendilerini savunacaklarını belirten Kalkan, demokratik siyasetin önünün açılmasını istediklerini ifade etti.

Röportajda örgütün feshedilip feshedilmediğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kalkan, fesih kararının alındığını ancak uygulama aşamasına geçilmesi gerektiğini söyledi.

Kalkan, “Karar aldık ama bu insanlar buharlaşmıyor” diyerek örgüt mensuplarının değişim ve dönüşüm sürecine girebilmesi için uygun hukuki ve siyasi koşullar oluşturulması gerektiğini savundu.

“BU SÜREÇ BATMAYACAK”

Kalkan, mevcut sürecin 2013’teki girişimden farklı olduğunu belirtti. Türkiye, Kürtler ve Orta Doğu’daki koşulların siyasi çözümü zorunlu hâle getirdiğini ileri süren Kalkan, şunları söyledi:

“Her şey savaşla çözülmez. Savaş açığa çıkarır, çoğu zaman siyaset çözer. Hem çözümün zamanı hem de siyasetin zamanı geldi.”

Kalkan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısını bu doğrultuda değerlendirdiklerini ve hareket olarak yeni bir süreç geliştirmekte kararlı olduklarını söyledi.

whatsapp-image-2026-07-18-at-10-12-52.jpeg

“OYUN DA OLSA, SİYASETİN ÖNÜ AÇILIYOR MU ONA BAKIYORUZ”

Ruşen Çakır’ın, sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi planı olduğu ve örgütün bu planın parçası hâline geldiği yönündeki eleştirileri hatırlatması üzerine Kalkan, süreçte bir “oyun” ihtimalini tümüyle dışlamadı.

“Yüzde 100 oyun yok demiyoruz” diyen Kalkan, taraflarla tam bir görüş ve güven birliği içinde olmadıklarını belirtti. Kalkan, buna rağmen “Oyun da olsa bir politika yapmanın önü açılıyor mu, yeni şeyler yapmak için imkân doğuyor mu? Biz ona bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

Küçük bir siyasi alanın dahi değerlendirilmesi gerektiğini savunan Kalkan, “Yüzde 1 olumluluk varsa, oradan başlayarak imkânı büyütüyoruz” dedi.

BAHÇELİ’NİN ÇIKIŞINI DEĞERLENDİRDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürecin başlamasına zemin hazırlayan açıklamalarını da değerlendiren Kalkan, ilk açıklamaları duyduklarında şaşırdıklarını anlattı.

Daha sonra “Barışı savaşanlar getirir” sonucuna ulaştıklarını belirten Kalkan, savaşın sona ermesine ilişkin iradenin çatışmanın taraflarından gelmesinin önemli olduğunu söyledi.

“ÖCALAN OLMADAN BU KARARLAR UYGULANAMAZ”

Röportajın önemli başlıklarından biri Abdullah Öcalan’ın sürecin yürütülmesindeki rolü oldu.

Kalkan, örgütün kongre kararlarının uygulamaya geçirilmesinin ancak Öcalan tarafından yönetilebileceğini savundu. Öcalan dışında hiçbir ismin örgüte bu ölçekte bir stratejik karar uygulatamayacağını öne süren Kalkan, “Gerçekten bir barış isteniyorsa bunun yolu İmralı’dan geçiyor” dedi.

Kalkan, Öcalan’ın serbest biçimde siyaset yapabilmesinin önündeki engelin hukuki değil, siyasi tercih olduğunu savundu. Basının İmralı’ya erişimine izin verilmesi gerektiğini de söyleyen Kalkan, Öcalan’ın kamuoyuna doğrudan konuşmasının toplumdaki bazı önyargıları değiştirebileceğini ileri sürdü.

“YASA DAHA ERKEN ÇIKMALIYDI”

Meclis’te hazırlanması beklenen yasal düzenlemeye ilişkin konuşan Kalkan, örgütün yasa çıkarılmasına karşı olmadığını ancak sürecin geciktiğini söyledi.

“Yasa çıksın da ne çıkarsa çıksın olmaz” diyen Kalkan, düzenlemenin içeriği ve hazırlanma yönteminin de önemli olduğunu vurguladı.

Kalkan, hazırlanacak taslağın İmralı’ya gönderilmesi, Öcalan’ın değerlendirmesinin alınması ve daha sonra örgüte iletilmesi gerektiğini savundu. Böyle bir süreç işletilmeden yasanın çıkarılması hâlinde düzenlemeyi sonradan değerlendirerek karar vereceklerini belirtti.

ENTEGRASYON İÇİN “DEMOKRATİK SİYASET” ŞARTI

Dağdaki örgüt mensuplarının toplumsal hayata nasıl döneceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Kalkan, entegrasyonun yalnızca bireysel dönüşlerden ibaret ele alınamayacağını söyledi.

Örgüt mensuplarının eğitilerek siyasi ve toplumsal hayata hazırlanabileceğini savunan Kalkan, siyaset ve örgütlenme hakkı tanınmaması durumunda mevcut hukuk sisteminin bu kişilere yalnızca cezaevi seçeneği sunduğunu ileri sürdü.

DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ilişkin değerlendirmede bulunan Kalkan, Demirtaş’ın tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını belirten Kalkan, yalnızca Demirtaş’ın değil, cezaevindeki bütün siyasetçilerin serbest bırakılması gerektiğini savundu.

Demirtaş’ın dışarıda olması hâlinde süreçte önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Kalkan, Figen Yüksekdağ ve tutuklu eski belediye başkanlarının da deneyimli siyasetçiler olduğunu söyledi.

CHP’YE ELEŞTİRİ: “DERDİ NE?”

Kalkan, CHP’nin kendi iç sorunlarına ve yargı süreçlerine yoğunlaştığı yönündeki değerlendirmeler üzerine ana muhalefet partisini eleştirdi.

CHP’nin “dar particilik” anlayışı nedeniyle gerilediğini savunan Kalkan, partinin kendi içindeki iktidar mücadelesi yerine Türkiye’nin demokrasi, Kürt sorunu, güvenlik ve Orta Doğu’daki savaş gibi temel meseleleriyle daha fazla ilgilenmesi gerektiğini söyledi.

İSRAİL VE BÖLGESEL GELİŞMELER

İsrail’in Kürt hareketleriyle temas kurup kurmadığına ilişkin soruya Kalkan, Orta Doğu’daki bütün aktörlerin farklı kesimlerle ilişki kurmaya çalıştığını belirterek yanıt verdi.

İsrail’in de Kürtlerle ilişki kurma çabasının bulunduğunu söyleyen Kalkan, İran ve Türkiye’nin de benzer arayışlar içinde olduğunu savundu. Kürtlerin dış güçlere dayanan bir siyasi çizgi yerine demokratik bir Orta Doğu içinde statü kazanması gerektiğini ileri sürdü.

“GERİ DÖNÜŞ YOK”

Kalkan, örgütün kongre kararıyla silahlı mücadele stratejisini sona erdirdiğini ve demokratik siyasi mücadeleye yöneldiğini söyledi.

Siyasetin önü açıldığı sürece silahlı mücadelenin yeniden gündeme gelmeyeceğini savunan Kalkan, ancak tüm siyasi yolların kapatılması ve sürecin uzun süre çözümsüz bırakılması hâlinde gelecekte başka yapıların nasıl hareket edeceğine ilişkin güvence veremeyeceklerini belirtti.

Kalkan, “Bize saldırılmadıkça savaş olmaz” ifadesini kullandı.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN