Kahve Dünyası samimiyette, Starbucks statüde yarışıyor

Kahve Dünyası samimiyette, Starbucks statüde yarışıyor

Gündelik yaşamın vazgeçilmezi haline gelen kahve alışkanlıkları, Marketing Türkiye ve VeriNays ortaklığında hazırlanan araştırmayla mercek altına alındı. Çalışma, Türk kahvesinin kültürel liderliğini korurken gençlerin soğuk formatlara yöneldiğini ve boykotun tercihlerdeki ağırlığını belgeliyor.

Türkiye genelinde VeriNays araştırma şirketi tarafından Marketing Türkiye adına 4-8 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 'Türkiye Kahve Haritası' araştırması, toplumun kahveyle kurduğu bağın bir tercihten çıkıp yaşamsal bir gereksinime dönüştüğünü gösteriyor.

İstanbul, Ankara, İzmir ve Anadolu kentlerinde 18-65 yaş aralığındaki 804 kişinin katılımıyla düzenlenen çalışma; geleneksel damak tadının korunmasına karşın genç kuşakların yeni nesil tüketim modellerine yöneldiğini, enflasyon ve boykot eğilimlerinin ise marka tercihlerini yeniden çizdiğini ortaya koydu.

GÜNÜ TAMAMLAMAK İÇİN KAHVE ŞART: YÜZDE 74 ZORLANIYOR

Araştırma bulguları, kahvenin tüketici gözündeki konumunun 'tercih' noktasından 'ihtiyaç' alanına kaydığını ortaya koyuyor.

Katılımcıların yalnızca yüzde 26'sı kahvesiz bir günü hiçbir sorun yaşamadan geçirebileceğini belirtirken, yüzde 29'luk kesim kahvesiz bir günü kesinlikle tamamlayamayacağını vurguluyor.

Yüzde 45'lik kitle ise zorlanarak da olsa günü bitirebileceğini söylüyor.

Kahveyle kurulan bağ fiziksel bir ihtiyaçla sınırlı kalmıyor; katılımcıların yüzde 40'ı kahvesiz kaldığında kendisini yorgun ve bitkin hissediyor.

Yüzde 39'u eksik veya yarım kalmışlık hissinden söz ederken, yüzde 37'si odaklanma sorunu yaşadığını dile getiriyor.

en-cok-hangi-kahve-magazasi-tercih-ediliyor-5.jpg

TÜKETİCİ İKİYE BÖLÜNDÜ: YOĞUN VE SEYREK İÇİCİLER

Sonuçlar, Türkiye'de tek tip bir kahve tüketicisi profilinin bulunmadığını gözler önüne seriyor.

Bir tarafta günde birkaç fincan tüketen, kavurma derecesi ve çekirdek kökeni gibi detaylara hakim yoğun tüketiciler yer alırken, diğer tarafta kahveyi sosyal anların bir eşlikçisi olarak gören seyrek tüketiciler bulunuyor.

Kendisini 'sadece içerim, özel bir bilgim yok' şeklinde tanımlayanların oranı yoğun kullanıcılarda yüzde 15 iken, seyrek grupta yüzde 36 seviyesine çıkıyor.

Dışarıda kahve içmediğini ifade edenlerin oranı ise yoğun tüketicilerde yüzde 2 düzeyinde kalırken seyrek tüketicilerde yüzde 11 basamağına tırmanıyor.

PAZARDA YENİ BÜYÜME ALANI: CÜZDAN PAYI VE İLETİŞİM

Tüketici profillerindeki bu ayrışma marka davranışlarına da doğrudan yansıyor.

Yoğun tüketicilerde zincir kahveci tercihi, sadakat programı kullanımı ve yeni tatları deneme merakı öne çıkarken, seyrek tüketicilerde 'dışarıda kahve içmem' ve 'marka fark etmez' yaklaşımı güçleniyor.

Veriler, markalar açısından farklı hedef kitlelere yönelik iki ayrı stratejik büyüme alanına işaret ediyor.

Seyrek kullanıcıları kazanmak için kategoriyle bağı sıfırdan kuran uzun vadeli bir iletişim gerekirken, yoğun kitlede cüzdan payını ve tüketim sıklığını artırmak daha kısa vadeli kazançlar sunuyor.

en-cok-hangi-kahve-magazasi-tercih-ediliyor-4.jpg

Z KUŞAĞINDA EZBER BOZULDU: LİDERLİK SOĞUK KAHVEDE

Geleneksel cephenin en güçlü temsilcisi Türk kahvesi olmaya devam ediyor.

Son bir ayda kahve tüketenlerin yüzde 87'sine ulaşan Türk kahvesi, yıl genelinde yüzde 51'lik oranla en sık içilen kahve türü sıralamasında zirvedeki yerini koruyor.

Ancak 18-24 yaş aralığındaki genç kuşağa bakıldığında dengeler tamamen değişiyor.

Bu yaş grubunda Türk kahvesi tüketimi yüzde 28 seviyesine gerilerken, liderlik yüzde 36 ile soğuk kahveye geçiyor.

Bu tablo, genç neslin pratik, taşınabilir ve yeni deneyimler sunan ürün formatlarına yöneldiğini kanıtlıyor.

KAFELER ÇALIŞMA ALANI DEĞİL SOHBET VE BULUŞMA NOKTASI

Kafe kültürünün Türkiye'deki sosyal karşılığı da netleşiyor.

Dışarıda kahve içmenin en büyük motivasyonu yüzde 84 ile arkadaş buluşması olarak kayıtlara geçiyor.

Bu sebebi yüzde 45 ile özel randevular, yüzde 28 ile yolda vakit geçirme ve yüzde 27 ile kutlamalar takip ediyor.

Kafeleri çalışma veya ders çalışma mekanı olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 23 seviyesinde kalıyor.

Mekan tercihinde zincir kahveciler yüzde 65 ile açık ara liderliği göğüslüyor.

Üçüncü nesil kahveciler yüzde 12, bağımsız mahalle işletmeleri ise yüzde 11 pay alıyor.

en-cok-hangi-kahve-magazasi-tercih-ediliyor-3.jpg

ZİRVEDEKİ DEVLERİN YARIŞI: STATÜYE KARŞI GÜVEN VE SAMİMİYET

Tüketicilerin 'benim markam' olarak gördüğü isimlerde Kahve Dünyası yüzde 41 ile birinci, Starbucks ise yüzde 38 ile ikinci sırada yer alıyor.

Ancak iki markanın tüketici zihnindeki imajı bütünüyle ayrışıyor.

Starbucks; yüzde 49 statü göstergesi, yüzde 49 yenilikçilik ve yüzde 48 genç-dinamik olma algısıyla öne çıkarken, yüzde 60 ile 'pahalı' nitelemesinde de zirvede bulunuyor.

Kahve Dünyası ise yüzde 53 güvenilirlik, yüzde 51 samimiyet ve yüzde 36 otantiklik oranlarıyla öne fırlıyor.

Rekabet ürün ve fiyattan öte duygusal algılar üzerinden şekilleniyor.

MARKA TERCİHİNDE EN BÜYÜK ETKEN BOYKOT OLDU

Araştırma, boykot tepkisinin tüketici tercihlerinde ne denli belirleyici hale geldiğini belgeliyor.

Tüketicilerin yüzde 39'u en az bir markayı 'asla tercih etmeyeceğini' dile getirirken, bu kararın arkasındaki temel neden yüzde 47 ile boykot oluyor.

Yüksek fiyat gerekçesi yüzde 30, kalitedeki düşüş ise yüzde 24 seviyesinde kalıyor.

Kategoriye bağlılığı düşük tüketicilerde boykot sebebi yüzde 56 düzeyine tırmanıyor.

Bu durum, markaların ürün başarısının yanı sıra toplumsal hassasiyetlere ve kurumsal duruşlarına da yatırım yapması gerektiğini gösteriyor.

en-cok-hangi-kahve-magazasi-tercih-ediliyor-2.jpg

FİYATLAR KATLANDI ANCAK TÜKETİCİ KAHVEDEN KOPAMADI

Piyasadaki fiyat artışları kahve tüketim alışkanlıklarını da sınıyor.

Katılımcıların yüzde 36'sı zamlar yüzünden tüketimini azalttığını kabul ederken, yüzde 64'lük çoğunluk sıklıkta herhangi bir değişiklik yapmadığını söylüyor.

Dışarıda bir fincan kahve için gözden çıkarılan azami tutarda 151-200 TL aralığı öne çıkıyor; katılımcıların yüzde 28'i bu baremi tercih ediyor.

Fiyat baskısına rağmen geniş kitlelerin kahveden vazgeçmemesi, ürünün gündelik yaşam ritüelindeki vazgeçilmez yerini koruduğunu somutlaştırıyor.

MOBİL SADAKAT VE PROMOSYONLAR FARKLILIK YARATMIYOR

Mobil uygulamalarda Kahve Dünyası yüzde 45 ve Starbucks yüzde 44 kullanım oranıyla başa baş yarışıyor.

Ne var ki kampanya ve promosyonların marka tercihini 'çok etkilediğini' belirtenlerin oranı yüzde 21 seviyesinde tıkanıyor.

Markaları sosyal medyada aktif takip edenlerin oranı ise yüzde 26 olarak kayıtlara geçiyor.

Sadakat programlarının kategorinin temel hijyen faktörü haline geldiğini gösteren bu veriler; markaların puan toplama mekanizmalarının ötesine geçerek tüketicinin gününe değer katmasını zorunlu kılıyor.

en-cok-hangi-kahve-magazasi-tercih-ediliyor-1.jpg

YARININ MENÜSÜ: BİTKİSEL SÜT, MATCHA VE FONKSİYONEL İÇECEKLER

Yeni ürün formatlarına ilgi geleceğin kahve trendlerine dair güçlü ipuçları barındırıyor.

Hazır içilebilir soğuk kahveler yüzde 62 ile yenilikler arasında ilk sırayı alıyor.

Bitkisel süt alternatifli kahveler yüzde 52, fonksiyonel kahveler ile enerji içecekleri ise yüzde 44 oranında talep görüyor.

Kahve dışı alternatiflerde bitki çayları ile infüzyonlar yüzde 56 ile öne fırlarken, matcha yüzde 38'lik ilgi oranıyla menülerdeki yerini sağlamlaştırıyor.

ALIŞVERİŞTE İKİ KUTUP: İNTERNETTE FIRSAT FİZİKSELDE GÜVEN

Paketlenmiş veya öğütülmüş kahve satın alma oranı yüzde 92 gibi yüksek bir seviyeye ulaşıyor.

Tüketiciler kanallarda süpermarketlere yüzde 74, özel kahve dükkanlarına yüzde 62 ve e-ticaret platformlarına yüzde 36 oranında yöneliyor.

Çevrim içi alışverişi seçenlerin yüzde 64'ü uygun fiyatı, yüzde 53'ü ise kampanya ve indirimleri gerekçe gösteriyor.

Fiziksel mağazalara yönelenlerin yüzde 47'si ürünü görmeden veya denemeden almak istemediğini, yüzde 42'si ise yakındaki noktadan kolayca alabildiği için internete ihtiyaç duymadığını belirtiyor.

RAFTA BULUNMAYAN ÜRÜN MARKA SADAKATİNİ YIKIYOR

Paketli kahve pazarında raf bulunurluğu markalar için kritik bir sınav niteliği taşıyor.

Rafta aradığı markayı bulamayan tüketicilerin yüzde 48'i başka bir dükkana gitmeyi tercih ederken, yüzde 35'i raftaki rakip markayı satın alıyor; alımdan vazgeçenlerin oranı yalnızca yüzde 11 seviyesinde kalıyor.

Marketlerin kendi markalarında (private label) düzenli alıcı oranı yüzde 29'da dururken, deneyip bırakanların yüzde 27 seviyesinde seyretmesi tüketiciyi elde tutmanın zorluğunu ortaya koyuyor.

SEKTÖRDE YENİ DÖNEM: DUYGUSAL BAĞ KURANLAR KAZANIYOR

Saha süreci 4-8 Ağustos 2026 tarihleri arasında Bilgisayar Destekli Web Görüşmesi (CAWI) tekniğiyle yürütülen çalışmada uzmanlar, İstanbul, Ankara, İzmir ve Anadolu illerinden A, B, C1 ve C2 Sosyo-Ekonomik Statü (SES) gruplarına mensup 804 kişinin eğilimlerini inceliyor.

Elde edilen bulgular, pazarın erişim veya bilinirlik problemini aştığını gösteriyor; yeni dönemde en çok şube açan değil, tüketiciyle samimi ve güvene dayalı duygusal bağ kurabilen markalar rekabette öne çıkıyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN