Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) yayımladığı “Eğitim ve Öğretimden Erken Ayrılanlar” raporu, Türkiye’de gençlerin eğitim sisteminden erken kopuş oranının Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde kalmaya devam ettiğini ortaya koydu. 18-24 yaş grubunu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2015 yılında yüzde 36,4 olan eğitimden erken ayrılma oranı, 2025 yılında yüzde 17,9’a geriledi.
Son 10 yılda yaklaşık 18,5 puanlık düşüş yaşansa da Türkiye, Avrupa’daki ülkeler arasında en yüksek orana sahip ülke oldu. Türkiye’yi yüzde 15,5 ile Romanya, yüzde 13,1 ile Almanya ve yüzde 12,8 ile İspanya takip etti. Avrupa Birliği ortalaması ise yüzde 9,1 seviyesinde kaldı.
Raporda, Avrupa Birliği’nin 2030 yılı için eğitimden erken ayrılma oranını yüzde 9’un altına düşürmeyi hedeflediği hatırlatıldı. Ancak Türkiye’nin mevcut oranı, bu hedefin yaklaşık iki katı seviyesinde bulunuyor. Hırvatistan yüzde 2,1 ile en düşük orana sahip ülke olurken, Yunanistan’da oran yüzde 3, İrlanda’da yüzde 3,6, Polonya’da yüzde 4 olarak ölçüldü.
HER 5 GENÇTEN YAKLAŞIK BİRİ EĞİTİM SİSTEMİNDEN ERKEN KOPUYOR
Eurostat’ın kullandığı tanıma göre “eğitimden erken ayrılanlar”, en fazla ortaokul düzeyinde eğitim almış ve son dört hafta içinde herhangi bir eğitim veya mesleki öğretim programına katılmamış 18-24 yaş grubunu kapsıyor. Raporda, bu grubun iş gücü piyasasında daha kırılgan hale geldiği, işsizlik ve düşük gelir riskiyle daha fazla karşı karşıya kaldığı vurgulandı.
Türkiye’deki yüzde 17,9’luk oran, yaklaşık her 5 gençten birinin eğitim sisteminden erken ayrıldığını gösterdi. Buna karşın AB genelinde ortalama yaklaşık her 11 gençten biri eğitimden erken ayrılıyor.
ERKEKLERDE ORAN DAHA YÜKSEK
Raporda cinsiyet farkına ilişkin veriler de dikkat çekti. Türkiye’de eğitimden erken ayrılma oranı erkeklerde yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 16,9 olarak hesaplandı. Avrupa Birliği ortalamasında ise erkeklerde oran yüzde 10,6, kadınlarda yüzde 7,5 seviyesinde gerçekleşti. Böylece Türkiye’nin hem erkeklerde hem kadınlarda AB ortalamasının oldukça üzerinde olduğu görüldü.
Avrupa genelinde erkeklerin eğitim sisteminden daha erken koptuğu görülürken, bazı ülkelerde fark daha belirgin hale geldi. İspanya’da erkeklerle kadınlar arasındaki fark 6 puanı aşarken, Malta, Letonya ve Slovenya’da da erkeklerdeki oranların belirgin şekilde yüksek olduğu kaydedildi.
TÜRKİYE’DE ÇALIŞAN ERKEN AYRILAN GENÇ ORANI YÜKSEK
Raporda eğitimden erken ayrılan gençlerin iş gücü piyasasındaki durumuna ilişkin veriler de yer aldı. Türkiye’de eğitimden erken ayrılan gençlerin yüzde 8,7’sinin çalıştığı, yüzde 4’ünün işsiz olmasına rağmen çalışmak istediği, yüzde 5,1’inin ise çalışmak istemediği belirtildi.
Avrupa Birliği ortalamasında ise eğitimden erken ayrılan gençlerin yüzde 4,2’si çalışırken, yüzde 2,8’i iş arayan işsizlerden, yüzde 2,1’i ise çalışmak istemeyenlerden oluştu. Böylece Türkiye’de çalışan erken ayrılan genç oranının AB ortalamasının iki katından fazla olduğu görüldü.
Almanya ve İspanya’da çalışan erken ayrılan genç oranı yüzde 6,9 seviyesinde ölçülürken, Hollanda’da yüzde 5,2, Danimarka’da yüzde 5,3 olarak kaydedildi. Türkiye’nin bu alanda Avrupa’nın üst sıralarında yer alması, gençlerin eğitimden koparak erken yaşta iş gücü piyasasına yöneldiğine işaret etti.
KENTLERDE ORAN DAHA DÜŞÜK
Eurostat’ın yerleşim yerlerine göre yaptığı analizde ise şehirlerde yaşayan gençlerin eğitim sisteminde daha uzun süre kaldığı görüldü. Avrupa Birliği genelinde kent merkezlerinde eğitimden erken ayrılma oranı yüzde 8 seviyesinde gerçekleşirken, kırsal bölgelerde oran yüzde 9,6’ya yükseldi. Kasaba ve banliyölerde ise oran yüzde 10,1 olarak ölçüldü.
Raporda, gençlerin eğitim sisteminden erken ayrılmasının bireyler ve toplum açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Eğitim seviyesinin işverenler açısından giderek daha önemli hale geldiği vurgulanırken, eğitimden erken ayrılan gençlerin iş gücü piyasasına girişte zorluk yaşayabildiği ifade edildi.
