Hayır, parti kurmuyorum…

Bazıları galiba parti kurmayı turşu kurmak gibi bir şey sanıyorlar…

Öyle olmasa, son birkaç günü, eşe-dosta, uzaktan-yakından arayan vatandaşlara, bu yazıya başlık olarak koyduğum cümleyi sarf etmek zorunda kalmazdım.

Nasıl olduysa, bir yerlerde çıkan haber görüntülü bir söylenti giderek bir çığa dönüştü. Bazısı 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü de işin içine katarak, bazısı ise CHP milletvekili İlhan Kesici’yi de anarak benim yeni bir parti kurma girişiminde bulunduğum iddiasını yaymaya başladı…

Hani bu söylentiye meze olacak bir hareketlenme içerisinde bulunsaydım neyse de, son zamanlarda bu anlama gelebilecek herhangi bir temasım hiç olmadı.

Siyasete yakınlığım yazı hayatımla sınırlı; siyasetin içerisinde yer almayı değil siyasi hayatı gözlemlemeyi seviyorum. “Evet” deseydim TBMM’de bulunmamı getirecek tekliflerle geçmişte karşılaşmamış değilim, ancak bu amaçla o zamanlar arandığımda, başka hiçbir anlama çekilemeyecek bir kesinlikte, “Hayır” cevabı vermekte en ufak bir tereddüt yaşamadım.

Geçmişte milletvekili olma teklifini reddettiğim bir gelişmenin içinde olmayı, hem de ortada çok sayıda her eğilimden parti varken bir yenisini kurma macerası olarak şu günlerde neden üstleneyim ki?

Parti kurmaya veya partiye girmeye zamanı geldiğinde siyaset adamları karar vermekte zorlanmaz. Bugün, yeni bir partiye değil, var olan partilerin kendilerini yenilemesine ihtiyaç var.

Söylentilerin ortaya çıkmasının sebebi de bu yolda yazdığım yazı olmalı.

Hatırlatayım:

İki farklı araştırma şirketi -MAK ve ASAL- kamuoyu yoklamalarının sonuncusunda, her zaman olduğu gibi, “Sizce bugün Türkiye’nin sorunlarını hangi parti çözebilir?” sorusunu deneklere yöneltmişler…

CHP milletvekili İlhan Kesici ASAL’ın o soruyla ilgili verisini sosyal medya hesabından paylaşmış…

Kamuoyu anketlerine yansıyan sonuçlar şöyle:

ASAL’ın anketinde “AK Parti çözer” diyenlerin oranı %22’de kalmış, MAK’ta bu oran %24…

“CHP çözer” diyenler, ASAL’da %20.5, MAK’ta %17…

Deneklerin büyük çoğunluğu “Hiçbiri” cevabını vermiş: ASAL’da %35.5, MAK’ta %26 çıkmış bu yüksek oran…

İlhan Kesici o zamana kadar MAK anketini görmediği için olacak yalnızca ASAL’ın araştırmasının soru ve cevabını yayınlamış sosyal medya hesabından…

Yıllarca bürokrasinin zirvelerinde devlete hizmet vermiş, uzun yıllardır da siyasi hayatın içinde bulunan İlhan Kesici’nin, siyaset erbabına ‘uyarı zili çalma’ amacıyla böyle bir çıkış yaptığı besbelli…

Sorun çözme alanı olarak bilinen siyaset vatandaşın gözünde değer kaybetmiş ve artık sorun çözemez bir görüntü vermeye başlamışsa, deneyimli bir siyaset adamı o zili çalmakla görevlidir.

Yalnız siyaset adamı da değil, siyasete yakın duran ve geçmişte benzer ortamlar kendini belli ettiğinde tehlikeli yanlışlıkların peş peşe meydana geldiğini yaşayarak öğrenmiş herkes -ve özellikle kalem erbabı- bu vahim durumu ciddiye alır, almak zorundadır.

Ben de ciddiye aldım ve yazı konusu ettim.

Nedense kalem erbabından CHP’ye yakın olan bazıları, bazısı ekranlardan, İlhan Kesici’ye saldırma vesilesi yaptılar onun bu uyarısını…

Eh, onlarla aramızda bir fark olacak tabii ki…

Yazımın ardından çıkmaya başladı benim yeni bir parti arayışında olduğum ve kurulması için çaba gösterdiğim yalan-yanlış söylentisi…

Kesici’ye saldırı anlaşılabilir bir şey değil.

Son üç cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, muhalefet AK Parti adayı Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkartılacak, muhafazakar kesimden de oy alabilecek bir aday arayışına girdiğinde, adı geçenler listelerinin ilk sıralarında İlhan Kesici’nin adı bulunuyordu.

CHP’de ve CHP çevresinde bu özelliğinden rahatsızlık duyanlar mı var ki, fırsat bu fırsat görüşüyle ona saldırma ihtiyacı duyuldu?

Herhalde öyle. Oysa parlak özelliklere sahip biri partilerinin saflarında bulunduğu için CHP’lilerin övünmesi gerekirdi.

Neyse.

Eğer muhalefet -özellikle de ana-muhalefet- vatandaşın nabzını tutma noktasında özürlü davranmaya devam ederse, araştırma şirketlerinin bundan sonraki anketlerinde aynı soruya “Hiçbiri” cevabını vereceklerin oranı daha da yükselirse şaşılmamalı.

Müsaade ederseniz, yaygaralara yol açan yazımın bitiş cümlelerini buraya aktarayım da, ne demediğim daha iyi anlaşılsın:

“AK Parti ve MHP yenileniyor; Saadet, DEVA, Gelecek, Yeniden Refah ile İYİP, Zafer, Anahtar partileri kendilerini iktidara alternatif hale dönüştürme arayışında… // CHP de bir şeyleri bekliyor, ama neyi?”

Karşılaştığım kişilere veya telefonumu çaldıranlara günlerdir bıkkınlıkla verdiğim cevabı tekrarlayayım: Hayır, parti kurmuyorum.

Parti kurmak turşu kurmaya benzemez arkadaşlar…

YORUMLAR (52)
52 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.