Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Davos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen imza attığı Gazze Barış Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanımız özellikle Gazze’de olan katliamın ve soykırımın durdurulması için gerçekten var olan gücüyle çalışıyor” dedi.
Barış Kurulu’nun birçok ülkenin farklı görüşlerini uyumlaştırmaya çalıştığı bir yapı olduğunu belirten Fidan, bunun kolay bir iş olmadığını ve ciddi diplomatik mücadele gerektirdiğini söyledi. “Şimdi alanda olan kavganın biz artık müzakere masasına taşındığına şahit oluyoruz” ifadelerini kullandı.
“İLK DAR TOPLANTI YAPILDI, SOMUT KONULAR MASADA”
Fidan, Barış Kurulu çerçevesinde ilk dar toplantının gerçekleştirildiğini aktararak, özellikle insani yardımların girişi için hangi adımların atılması gerektiğinin ve Filistinlilerden oluşan komitenin ilk icraatlarının değerlendirildiğini belirtti. “Bunlar oldukça tabii somut konular, hayata geçtikçe Barış Kurulu’nun daha kıymetli bir hal alacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Konuşmasında Suriye’ye de değinen Fidan, Türkiye’nin her zaman yapıcı bir rol üstlendiğini vurgulayarak, “Suriye’nin bütünlüğü bizim için önemli. Suriyeliler için başta önemli. Bölge için önemli” dedi. 14 yıl süren iç savaşın ardından mültecileri geri alan ve terörü durduran bir Suriye’nin bölge için “mucize” niteliğinde olacağını belirtti.
Etnik ve dini grupların haklarının korunması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Kürtlerin, Alevilerin, Yezidilerin, Türkmenler başta olmak üzere herkes kendi kimliğiyle gurur duymalı ama Suriye vatandaşlığı altında birleşmeli” dedi.
“SÜREÇ OLUMLU YÖNDE İLERLİYOR”
Fidan, örgütsel propagandaların sahada etkin olduğunu, ancak bunun Suriye geneline hitap etmediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda olan olayların ve gelişmelerin ben iyi yönde ilerlediğini genel itibariyle değerlendiriyorum. Tabii bazı örgütsel propaganda faaliyetleri var. Bunların hani çok fazla kale alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu Suriye'nin geneline bütün Kürtlere, Araplara hitap eden bir çağrı değil esas itibariyle. Burada inşallah önümüzdeki günlerde daha iyi adımların atılacağını düşünüyorum."
TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK KONUMU VE KÜRESEL DİYALOG
"Türkiye'ye jeopolitik geçiş noktalarının hemen hemen hepsinde olan bir ülke olarak kendi konumlandırmasını burada nasıl planlıyor?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Türkiye, Cumhurbaşkanımızın yıllardır takip ettiği tecrübeli dış politika sayesinde Hem kendi bölgesindeki yapıcı rolünü oynuyor hem de küresel güçlerle belli bir denge politikası götürüyor. Bunu yaparken tabii biz Türkiye'nin menfaatini esas merkeze alıyoruz ama her zaman için ahlakımız olan kazan kazan politikasıdır. "Kendimiz için ne istiyorsak karşımızdaki için de aynısını istiyoruz." usulünü de devam ettiriyoruz."
Fidan, dünya genelinde belirsizliklerin arttığını belirterek, “2 gün önce Greenland’la ilgili askeri opsiyon durumu vardı. Dün itibariyle Sayın Trump ‘askeri opsiyon olmayacak, müzakereye dönecek’ dedi. 6 ay sonra neye dönecek onu bilmiyoruz.” diye konuştu.
"Rusya Ukrayna arasındaki savaşın durması ve dolayısıyla Avrupa-Rusya arasındaki barışın sağlanması konusunda sona gelmiş hususlar var" diyen Fidan, bu sürecin Avrupa-Rusya ilişkileri ve dünya düzeni açısından önemli sonuçlar doğuracağını söyledi:
"Bunlar iyi dikkate alınmazsa sizi istikrarsızlığa iter. Ama iyi hesaplarsanız buradan zarar görmeden yolunuza devam edersiniz. Biz hem yapıcı katkımızı oynamaya, barış için, kalkınma için, refah için, istikrar için hem de ülkemizin menfaatini korumaya devam edeceğiz. Giderek daha çok bu fikirde olan ülkelerin bizimle işbirliği arayışı içinde olduğunu da görüyoruz."
“ORTA GÜÇLERİN YENİ İŞBİRLİĞİ DÖNEMİ”
Fidan, Kanada ve Kore gibi orta güçlerle artan işbirliğine de dikkat çekerek, küresel süper güçlerin bıraktığı boşluklarda orta ölçekli ülkelerin bir araya gelerek ticaret ve finans başta olmak üzere bölgesel ve küresel istikrar için yeni adımlar attığını aktardı. “Türkiye bu noktada görüşleri aranan, dostluğu aranan bir ortak ve bu öyle olmaya devam edecek” dedi.
