Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon skandalını ortaya çıkmadan önce gündeme getiren isimlerden eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, geçmişte kendisi hakkında yürütülen adli işlemler ve basına yansıyan suçlamalara ilişkin yeni bir açıklama yaptı.
Sosyal medya platformu X hesabından paylaşım yapan Başak, Nisan 2026'da ikinci kez gözaltına alınmasının ardından hakkında ortaya atılan “halkı yanıltıcı bilgi yayma” ve “borsa manipülasyonu” suçlamalarına tepki gösterdi.
Sermaye piyasalarında herhangi bir manipülatif işlem gerçekleştirmediğini belirten Başak, bunun tespiti için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve MASAK'a başvurarak kendisinin ve yakınlarının hesap hareketlerinin incelenmesini talep ettiğini söyledi.
"BENİ YARALAMAK VE YILDIRMAK İÇİN YAPILMIŞTI"
Başak, paylaşımında Nisan 2026'daki gözaltı sürecinde suçlamaların basına yansıtılma biçimini eleştirdi. Hakkındaki iddiaların kendisini itibarsızlaştırmak amacıyla gündeme getirildiğini savunan Başak, şu ifadeleri kullandı:
“Nisan ayında yapılan ikinci gözaltı gerekçesi basına, 'Halkı Yanıltıcı Bilgi Vermek ve Borsa Manipülasyonu' olarak servis edildi. Tabii kasıtlı olarak yapılan bu açıklamayı, bu kirli çarkın içinde olan basın dahil ilgili çevreler hemen olabildiğince yaralar biçimde manşetlerine taşıdılar.”
Korkusuz gazetesinde hakkında kullanılan “Tuz Koktu” başlığına da tepki gösteren Başak, yaptığı paylaşımların kamuoyunu yanıltmak için değil, şüpheli sermaye piyasası işlemlerine dikkat çekmek amacıyla kaleme alındığını belirtti.
Başak, “Halkı yanıltıcı bilgi vermediğimi, uyarı görevimi yaptığımı biliyordum. Nitekim bugün gerçek ortaya çıktı” dedi.
Borsa manipülasyonu suçlamasının kendisini yıldırmak için kullanıldığını savunan Başak, ilgili hisselerle herhangi bir yatırım ilişkisi bulunmadığını ifade etti.
"NE HİSSE ALDIM NE SATTIM NE DE EMİR VERDİM"
Ramazan Başak, sermaye piyasası manipülasyonu iddiasını reddederken SPK kayıtlarının incelenmesini istediğini hatırlattı.
Başak, açıklamasında şunları söyledi:
“Borsa Manipülasyonu açıklaması da, bu dolandırıcılar karşısında beni yaralamak ve yıldırmak için yapılmıştı. Çünkü ilgili hisselerden ne aldım, ne sattım, ne emir verdim ne yakınından, ne de uzağından geçtim. 107. madde son derece açıktır.”
Başak, söz konusu iddiaların kendisi hakkında somut işlem kayıtları üzerinden araştırılmasını istediğini belirtti.
CİMER BAŞVURUSUNU PAYLAŞTI: "BENİ VE BİRİNCİ DERECE YAKINLARIMI İNCELEYİN"
Eski MASAK Başkan Yardımcısı, açıklamasına Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezinin (CİMER) başvuru ekranına ait bir görüntü de ekledi. Görüntüde yer alan metnin başında, “SPK ve MASAK tarafından acil bir şekilde incelenmesi gereken bir ihbardır” ifadesi bulunuyor.
Başak'ın adının yer aldığı metinde, sermaye piyasası manipülasyonu iddialarına ilişkin olarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesine ve suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesine atıfta bulunuluyor.
Başak, yalnızca kendisinin değil, birinci ve ikinci derece yakınlarının da TERA grubuna ait hisse senetlerinde işlem yapıp yapmadığının araştırılmasını talep ediyor.
Başvuru metninde ayrıca piyasa dolandırıcılığı suçunun unsurlarının ve bu işlemlerden menfaat elde edilip edilmediğinin incelenmesi isteniyor.
Başak, X paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bu nedenle de aşağıda gözaltı sonrasında CİMER'e yaptığım başvuru ile kendimi SPK ve MASAK'a ihbar ederek, birinci derece yakınlarım da dahil beni incelemesini talep ettim. 10 dakikada bütün bilgilere ulaşılabilir.”
Aradan geçen süreye rağmen başvurusuyla ilgili bir gelişme yaşanmadığını belirten Başak, “Hiçbir gelişme olmadı. Zaten bir suç yok ki neye ulaşılacak?” dedi.
"YARGI MENSUPLARI HALKI YANILTICI BİLGİ VERME SUÇUNU İŞLEMİŞ OLMUYOR MU?"
Başak'ın açıklamasının en dikkat çekici bölümünü ise gözaltı sırasında hakkındaki iddiaların basına aktarılmasından sorumlu tuttuğu yargı mensuplarına yönelttiği soru oluşturdu.
Başak, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) da başvuruda bulunduğunu belirterek suçlamaların basına servis edilmesinin hukuki sorumluluğunun araştırılmasını istedi.
Eski MASAK Başkan Yardımcısı, şu soruyu yöneltti:
“Bu konuda yaptığım HSK başvurularında da belirttiğim gibi haksız ve hukuksuz biçimde basına servis edilen borsa manipülasyonu yalanı ile ilgili yargı mensupları halkı yanıltıcı bilgi verme suçunu işlemiş olmuyor mu?”
Başak, hakkındaki suçlamaların kamuoyuna yansıtılma biçiminin kişilik haklarına zarar verdiğini savundu.
Açıklamasında özür ve hukuki işlem talebini de yineledi:
“İnsan onuru ile bu kadar kolay oynayabilenlerden özür dilemesini bekliyor ve bu hukuksuzluğu yapanların cezalandırılmasını istiyorum. Eğer, iktidar mensuplarının sıkça tekrarladığı gibi Türkiye bir hukuk devleti ise...”
FON SKANDALINDAN AYLAR ÖNCE TERA İÇİN BAŞVURMUŞTU
Ramazan Başak, fon soruşturmasının başlamasından önce de TERA Yatırım ile bağlantılı işlemleri kamuoyunun gündemine taşıyan isimler arasında bulunuyordu. Başak, daha önce verdiği röportajlarda Haziran 2025'te şüpheli para hareketlerine ilişkin Vergi Denetim Kuruluna bildirimde bulunduğunu, ardından CİMER üzerinden MASAK ve SPK'ya başvurduğunu açıklamıştı.
5 Ocak 2026'da da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına kapsamlı bir dosya sunduğunu belirtmişti.
Buna karşılık TERA bağlantılı şirket yöneticilerinin şikâyetleri üzerine iki kez gözaltına alındığını ifade eden Başak, geçmişte yaptığı ihbarların dikkate alınması halinde fon skandalındaki mağduriyetlerin önlenebileceğini savunmuştu.
Nisan 2026'daki ikinci gözaltısında hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasının da gündeme geldiğini söyleyen Başak, bu sürecin kendisine yönelik gözdağı niteliğinde olduğunu ileri sürmüştü.
"UYARILARIM HALKI YANILTICI BİLGİ DEĞİLDİ"
Başak, son paylaşımında fon soruşturmasının ulaştığı aşamayla birlikte geçmiş uyarılarının haklılığının ortaya çıktığını savundu. Şüpheli işlemlere dikkat çekmesi nedeniyle hakkında adli işlem yapılmasını eleştiren Başak, yüz binlerce kişinin mağdur olduğu fon skandalına ilişkin açıklamalarının kamuoyunu yanıltmak amacı taşımadığını belirtti.
Başak, daha önce kendisine yöneltilen suçlamaların yeniden değerlendirilmesini, kişisel hisse işlemlerinin araştırılmasını ve iddiaların basına aktarılma sürecinde sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesini istedi.
