Ankara'nın Beypazarı ilçesinde, İnözü Vadisi’nin derinliklerinde bulunan Boğazkesen Kümbeti, son dönemde yerli ve yabancı turistlerin odak noktası haline geldi. Hem bir gözetleme kulesini andıran stratejik konumu hem de Selçuklu döneminden bugüne taşıdığı manevi mirasıyla bu yapı, başkentin en önemli kültür duraklarından biri olarak gösteriliyor.

13. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE MİRAS
Beypazarı’nın Ayvaşık Mahallesi, Kumsüren mevkiinde yer alan Boğazkesen Kümbeti’nin, eldeki veriler ışığında 13. yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor. Bölgeye ilk gelen Selçuklu Türklerinin liderlerine ait olduğu düşünülen bu yapı, Anadolu’daki Türk mührünün en somut örneklerinden biri. Mimari yapısı incelendiğinde Karamanoğulları mimarisine dair güçlü izler taşıyan kümbet, Türkiye’de benzeri sadece dört adet bulunan nadir eserler arasında yer alıyor.
Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 1976 yılında tescil edilerek koruma altına alınan bu tarihi değer, 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu döneminde ve son olarak 1995 yılında kapsamlı restorasyon süreçlerinden geçti.

HEM STRATEJİK KULE HEM MANEVİ DURAK
Boğazkesen Kümbeti’ni diğer yapılardan ayıran en büyük özellik, konumlandığı yerin stratejik önemidir. İnözü Vadisi’nin girişinde, bölgeye tamamen hakim bir kaya bloğunun üzerine inşa edilen yapının, geçmişte bir gözetleme kulesi olarak kullanıldığı değerlendiriliyor. Vadiyi yukarıdan gören bu noktada, hem savunma hem de manevi sığınak işlevi gören yapı, ziyaretçilerine Beypazarı’nın panoramik manzarasını sunuyor.

RESTORASYON ÇALIŞMALARINDA KEMİKLER BULUNMUŞTU
Kümbetin hikayesini daha da ilgi çekici kılan olay ise 1995 yılındaki restorasyon çalışmaları sırasında yaşandı. Yapının orta bölümünde yapılan kazılarda iki iskelet bulundu. Beypazarı’na İslamiyet’i ve Türk mührünü getiren muhterem kişilere ait olduğu düşünülen bu naaşlar, restorasyonun ardından kulenin tam orta kısmına iki ayrı sanduka ile yeniden defnedildi. Günümüzde ziyaretçiler, bu iki sandukanın yanında bulunan kıble ve namazgah alanıyla birlikte Selçuklu döneminin o vakur ruhunu hissedebiliyor.
