Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı, 30 Temmuz Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, dijitalleşmeyle birlikte insan ticareti suçunun yöntem değiştirdiğini belirtti.
İnsan ticaretinin kişinin bedeninin veya emeğinin ticari bir metaya dönüştürülmesi anlamına geldiğini vurgulayan Yazıcı, organize suç örgütlerine önemli ekonomik kaynak sağlayan bu suçla mücadelenin yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda insan haklarını koruma meselesi olduğunu ifade etti.
SUÇ ÖRGÜTLERİ DİJİTAL PLATFORMLARI KULLANIYOR
Küresel çatışmalar, düzensiz göç hareketleri, ekonomik kırılganlıklar ve teknolojik gelişmelerin insan ticaretinin yöntemlerini değiştirdiğini belirten Yazıcı, suç örgütlerinin internet tabanlı iletişim araçları ve sosyal medya platformları üzerinden mağdurlara daha hızlı ve düşük maliyetle ulaşabildiğini söyledi.
Dijital ağların sağladığı kimlik gizliliğinin suçun daha karmaşık ve organize bir yapıya dönüşmesine yol açtığını kaydeden Yazıcı, bu değişimin en ağır sonuçlarından birinin çocukların suç faaliyetlerinde kullanılması olduğunu vurguladı.
İnsan ticaretinin cinsel sömürü, zorla çalıştırma, organ ve doku ticareti, zorla dilendirme, zorla evlendirme ve suç işlemeye zorlama gibi farklı biçimlerde görüldüğünü belirtti.
2025’TEN BU YANA 406 MAĞDUR KORUNMAYA ALINDI
Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre, kolluk birimleri, kamu kurumları ve diğer bildirim mekanizmaları aracılığıyla yürütülen çalışmalar sonucunda 2025’ten bu yana toplam 406 insan ticareti mağduru koruma altına alındı.
Bu kişilerin 261’inin 2025’te, 145’inin ise 2026’da tespit edilerek koruma ve destek mekanizmalarına yönlendirildiği bildirildi.
Mağdurlara talepleri doğrultusunda güvenli barınma, maddi destek, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim, psikososyal destek ve adli yardım sağlanıyor. Yabancı uyruklu mağdurlara güvenli geri dönüş imkânı da sunuluyor.
YİMER 157 İHBARLARIYLA 197 KİŞİ KURTARILDI
Yazıcı, insan ticaretiyle mücadelede ihbar ve bildirim mekanizmalarının sürecin başlangıç noktasını oluşturduğunu söyledi.
YİMER 157’ye 2015’ten bu yana muhtemel insan ticareti vakalarına ilişkin 185 bilgi talebi ile 694 ihbar ulaştı. Yapılan değerlendirmelerde gerçek olduğu belirlenen 109 ihbar kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda 197 mağdur kurtarıldı.
İl Göç İdaresi müdürlüklerinin, kolluk kuvvetleri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, YİMER 157 ve 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden gelen bildirimler doğrultusunda koruma sürecini başlattığı belirtildi.
2025-2030 EYLEM PLANI UYGULAMADA
Yazıcı, 15’inci Göç Kurulunda kabul edilen ve 29 Ocak 2025’te uygulamaya alınan 2025-2030 İnsan Ticaretiyle Mücadele Ulusal Eylem Planı ile yeni bir döneme geçildiğini ifade etti.
Planla kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, mağdur odaklı hizmetlerin geliştirilmesi, suçun önlenmesine yönelik yeni mekanizmaların kurulması ve toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Türkiye’nin Palermo Protokolü ve Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesi başta olmak üzere taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirten Yazıcı, mücadelede Türk vatandaşı ve yabancı ayrımı yapılmadığını kaydetti.
“TEK BİR BİLDİRİM BİR HAYAT KURTARABİLİR”
Vatandaşlara duyarlılık çağrısında bulunan Yazıcı, insan ticaretinden şüphelenilen durumların beş dilde hizmet veren YİMER 157’ye, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne veya kolluk birimlerine bildirilebileceğini söyledi.
Vatandaşların 81 ildeki İl Göç İdaresi müdürlüklerine de başvurabileceğini belirten Yazıcı, “Yapılacak tek bir bildirim, bir insanın hayatını kurtarabilir” dedi.
Yazıcı, insan ticaretiyle mücadelenin kamu kurumlarının yanı sıra adli makamlar, güvenlik güçleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
