Türkiye’nin en karanlık dosyalarından biri olan Gülistan Doku soruşturması, raflardan indirilmesinin ardından Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı operasyonlarından birine dönüştü. JASAT personelinden oluşan özel ekibin 700 saatlik ek güvenlik kamerasını saniye saniye incelemesi ve daraltılmış baz istasyonu (HTS) çalışmaları, 2020 yılında yaşananların bir intihar değil, organize bir infaz ve örtbas girişimi olduğu şüphesini delillendirdi.
Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki görüntüleri ortaya çıktı

OPERASYONUN ANATOMİSİ: BAŞSAVCI TALİMATIYLA 3 DALGA
Haziran 2024’te göreve başlayan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla başlatılan operasyonlar; 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde gerçekleştirildi. 17 şüphelinin gözaltına alındığı süreçte, dijital verilerin ve KGYS görüntülerinin çapraz analizi sonucu çarpıcı bir tutuklama listesi ortaya çıktı:
Dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan’a son teması tespit edilen eski İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, doğrudan cinayet suçlamasıyla tutuklandı.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Başhekim Çağdaş Özdemir ve bir dizi emniyet mensubu; delilleri yok etme, resmi belgeyi bozma ve bilişim sistemine müdahale suçlarından cezaevine gönderildi.
Eski sevgili Zeinal Abarakov ve ailesi ile yakın koruma ekibi, suç delillerini gizlemekten tutuklandı.
'Silahım yok' demişti: Türkay Sonel'in silahlı fotoğrafı ortaya çıktı
FİRARİ ŞÜPHELİNİN "İTİRAF" MESAJLARI DEŞİFRE OLDU
Soruşturmanın en sarsıcı delillerinden biri, ABD’ye firar eden ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan Umut Altaş’ın, Türkiye’de tutuklu bulunan babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları oldu. Adli makamlarca dosyaya eklenen mesajlarda, firari Altaş’ın babasından 9 bin dolar talep ederek şu tehditleri savurduğu görüldü:
"Bugün para gelmezse Savcı Hanımı arar, anlatırım her şeyi! Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim!"
Baba-oğul arasındaki karşılıklı suçlamaların yer aldığı yazışmalar, Umut Altaş’ın yurt dışına kaçırılmasının bir "koruma operasyonu" olduğu iddialarını adli bir veriye dönüştürdü.
700 SAATLİK İZ SÜRÜLDÜ
Özel ekip tarafından hazırlanan raporda; Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki rotası saniye saniye deşifre edildi. Kafeye gelişinden, öğretmeniyle görüşmesine kadar olan tüm hareketliliği içeren 700 saatlik ek görüntü; Gülistan’ın akıbetinin Sarı Saltuk Viyadüğü üzerindeki o karanlık araç içinde son bulduğunu işaret eden HTS ve PTS kayıtlarıyla birleştirildi.
Yazışmalar şöyle:
Umut Altaş: Sen öyle kolay sanıyorsun dimi. Yaptıklarınızın bir bedeli olmayacak heh, Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum.
Celal Altaş: Oldu. Dedim ya ne halin varsa gör. Size daha önce gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin.
Umut Altaş: Bugün hesabıma 9 bin dolar gelmezse Savcı Hanımı arar, anlatırım her şeyi.
Celal Altaş: Neyi anlatırsın?
Umut Altaş: Beni Amerika’ya niye yolladığınızı.
Celal Altaş: Niye yollamışız, söyle niye yolladık seni. Senin her şeyden haberin var o zaman şerefsiz.
Umut Altaş: Hahaha
Celal Altaş: Bize de ben bir şey bilmiyorum diyordun.
Umut Altaş: Bırak rol yapmayı, sen susturuyordun ya.
Celal Altaş: Şimdi ben gidip bu yazışmayı Savcı Hanıma gösteriyorum ve sana kırmızı bülten çıkartıyorum. Sen rahat ol.
Umut Altaş: Ulan
Celal Altaş: Şerefsiz çakal.
Umut Altaş: Senden önce…. Hatta dur. Bekle biraz olduğun yerde kal. Ellerini bağla arkadan bakalım kim kimi aldırıyor. Yüce Celal seni.
Celal Altaş: Sen o işin içindesin değil mi y….
Umut Altaş: Bekle bekle y…. He.
Celal Altaş: Senin de o şerefsizin de Allah belasını versin.
Umut Altaş: Olum kim yer bu numaralarını. Sen herkesi kendin gibi salak sanıyorsun. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak.
Celal Altaş: İnşallah öt her şeyi. Hadi oğlum benim.
Umut Altaş: Ah Celalim ah bir de mağdur, üzgün vicdanlı baba rolüne giriyor. Ulan kendi oğlunu satmışsın, başkasının çocuğuna üzülecek yürek mi var sende.
Celal Altaş: Kime satmışım?
Celal Altıntaş’ın oğlunun yazdıklarının ekran görüntüsünü mesaj olarak yollaması üzerine Umut Altaş: Aynen öyle yolla savcıya.
Yazışmalardan sonra sesli arama yaptıkları ertesi gün de Celal Altaş’ın oğluna ‘Günaydın babam. Seni çok seviyorum’ yazdığı ancak mesajın tek tık olduğu ve ardından yapılan sesli aramalara cevap alınamadığı görülüyor.
