Şirket bünyesindeki spor kulübünün düzenlediği halı saha futbol turnuvasına katılan S.Ö., müsabaka sırasında kalp krizi geçirdi.
Hastaneye kaldırılan S.Ö., yaklaşık 3 ay süren tedavinin ardından hayatını kaybetti. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda ölüm, iş kazası olarak kayıtlara geçti.
Bunun üzerine S.Ö.’nün yakınları, şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açtı.
Davacı aile, turnuva sırasında ilk yardım ekibi ve ambulans bulunmadığını, S.Ö.’nün bu nedenle en yakın hastaneye kaldırıldığını ve uzun süren tedaviye rağmen kurtarılamadığını belirtti. Aile, olayın iş kazası kapsamında değerlendirilmesi ve iş kazası olarak soruşturma yapılması nedeniyle davanın kabul edilmesini talep etti.
Davalılar ise davanın reddini istedi.
İŞVERENE YÜZDE 60 KUSUR VERİLDİ
İş Mahkemesi, dosyadaki delilleri ve SGK tahkikat raporunu değerlendirdi. Mahkeme, S.Ö.’nün iş akdiyle davalı işveren bünyesinde çalıştığı sırada şirket tarafından düzenlenen futbol turnuvasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğine ve SGK tahkikat raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiğine dikkat çekti.
Dosya kusur raporu hazırlanması için üçlü bilirkişi heyetine gönderildi. Hazırlanan raporda davalı şirkete yüzde 60, hayatını kaybeden işçiye yüzde 20 kusur verildi. Davalı şirketin spor kulübünün ise kusurunun bulunmadığı belirtildi. Kalan yüzde 20'lik oran ise kaçınılmazlık olarak değerlendirildi.
Mahkeme, raporlara yapılan itirazların ardından alınan yeni raporları da dosyaya dahil etti ve hesap bilirkişisinin hazırladığı rapor doğrultusunda davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verdi.
Mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı:
"İtiraz üzerine alınan raporlarda da tutarlılık görüldüğünden dosya hesap bilirkişisine gönderilmiştir. Davacılara ilişkin sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmış, SGK tarafından yapılan ödemeler celp edilmiş, eksiklikler giderilerek alınan hesap raporu denetime elverişli ve usule uygun görülmüştür. Vefat edenin banka hesap hareketleri de dosya arasına alınmış, birleşen dosyada da ikinci kez ilk dosyada ıslah olmadığından dolayı yapılan talepler rapora göre uygun görülmüş, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş"
KARAR İSTİNAFA TAŞINDI
Mahkemenin toplamda 400 bin lirayı aşan maddi ve manevi tazminat kararının ardından davalılar kararı istinafa götürdü.
Bölge Adliye Mahkemesi ise manevi tazminat miktarının az olduğuna dikkat çekti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay’ın incelemesine taşındı.
Yargıtay, dosyadaki kusur belirlemesinin eksik ve hatalı olduğu sonucuna vardı.
YARGITAY: BÜNYESEL FAKTÖRLER ARAŞTIRILMALI
Yüksek Mahkeme, kalp krizi nedeniyle meydana gelen ölümde kişinin bünyesel özelliklerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yargıtay, yüzde 20 oranındaki kaçınılmazlığın doğrudan işveren kusuruna eklenmesini ve spor kulübüne kusur oranının ayrıca belirlenmeden yüklenmesini hatalı buldu.
Yargıtay kararında şu ifadeler yer aldı:
"Kalp krizi nedeniyle vefat olayında bünyesel faktör değerlendirmesi yapılmasının gerekmesine ve bünyesel faktör oranının işveren kusuruna eklenmesinin mümkün bulunmamasına rağmen usulüne uygun olmayan kusur raporunda yüzde 20 oranındaki kaçınılmazlık değerlendirmesinin yapılması hatalıdır. Yüzde 20 oranındaki kusurun işveren kusuruna eklenmesi de hatalı olmuştur. Son olarak iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kişi veya kişilerin kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirdi. Mahkemece yüzde 60 oranındaki işverene verilen kusur oranının yönetmelik hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle kusur oranı ayrıştırması yapılmaksızın davalı spor kulübü derneğine atfedilmesi de hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle kurumdan sorulmak suretiyle ver ise rücu dosyasının getirtmek ile müteveffanın vefatından önce kalp damar hastalığı ile kalp krizini tetikleyecek nitelikte bir rahatsızlığı olup olmadığıdır. Bu hususta tedavi görüp görmediği konusunda tarafların ibraz edeceği kayıtlar ile SGK Medula sisteminden araştırma yapmak, davacıda olumsuz yaşam şekli, beslenme tarzı, genetik faktör ile sigara kullanımı gibi etkenlerin olup olmadığı var ise bu gibi durumların olayın gerçekleşmesi üzerindeki etkisi hususundaki deliller toplanmalıdır. Toplanacak bu delillerle beraber somut ölüm olayının gerçekleşmesinde işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktör ile olay anındaki etkenler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın kardiyolog hekimin de yer aldığı, A sınıf İş güvenliği uzmanlarının bulunduğu heyete tevdi ederek, olayın gerçekleşmesinde tarafların kusur oranları ayrı ayrı belirlenmesi ile bünyesel faktörün etkisini belirleyici mahiyette rapor aldırmak alınacak bu raporla beraber dosyadaki veriler değerlendirmelidir. Usulü kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."
DOSYA YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK
Yargıtay’ın bozma kararında, ölümden önce kalp ve damar hastalığı bulunup bulunmadığının, kalp krizini tetikleyebilecek bir rahatsızlık nedeniyle tedavi görülüp görülmediğinin araştırılması gerektiği belirtildi.
Kararda ayrıca SGK Medula kayıtları ile tarafların sunacağı sağlık kayıtlarının incelenmesi, yaşam şekli, beslenme, genetik faktörler ve sigara kullanımı gibi unsurların olay üzerindeki etkisinin belirlenmesi istendi.
Yargıtay, işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktörler ve olay anındaki koşulların birlikte değerlendirilmesi ve kusur oranlarının sorumluluğu bulunan kişiler açısından ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğine hükmetti. Dosyanın, kardiyolog hekim ile A sınıfı iş güvenliği uzmanlarının yer aldığı bir heyete gönderilerek yeni bir kusur raporu hazırlanması gerektiğini belirten Yüksek Mahkeme, eksik incelemeyle verilen kararın bozulmasına karar verdi.
