Dünya, yapay zekânın sanat ve medya evrenini yeniden tasarladığı devasa bir mülkiyet depremiyle sarsılıyor. New York’tan Münih’e kadar uzanan mahkeme salonlarında ‘insan emeğinin’ sınırları tartışılırken, Türkiye’de henüz bu teknolojik ‘işgale’ karşı atılmış somut bir yasal adım bulunmuyor. İşte bu sessizliğin ortasında, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Telif Hakları Derneği’nin düzenlediği ‘Ulusal Dijital Medya ve Telif Hakları Sempozyumu’, boşlukları dolduran stratejik bir hamle olarak büyük önem taşıyor. İTO Sütlüce Kampüsü Sadabad Salonu’nda gerçekleşen sempozyumda İTO Meclis Başkanı Dr. Orhan Erkan’ın açılışta kurduğu “O his kime ait?” sorusu, dijital çağın en büyük ontolojik krizini özetliyordu: Algoritmayı yazan mı, onu eğiten mi yoksa bir komutla eseri ‘olduran’ kullanıcı mı hak sahibi? Telif Hakları Derneği Başkanı Cafer Vayni’nin “Telif hamlesi milli bir savunma hamlesi kadar önemli bir hamledir” çıkışı ise meselenin estetik bir kaygıdan öte, 21. yüzyılın kültür emperyalizmine karşı bir varoluş mücadelesi olduğunu hatırlattı. Prof. Dr. Muzaffer Şeker’in “Düşünmek dünya kadar kıymetlidir” manifestosuyla derinleşen sempozyumda; ChatGPT’den sinema estetiğine, reklamcılıktaki dönüşümden ceza hukukundaki ihlallere kadar mülkiyetin geleceği tüm boyutlarıyla masaya yatırıldı. Sonuç ise net: Teknoloji ne kadar hızlanırsa hızlansın, insan emeği hukukun ‘ayaklar altına alınmayacağı’ tek kale olarak kalmalı.
ESAS MÜCADELE DİJİTAL EMPERYALİZMLE

Telif Hakları Derneği Başkanı Cafer Vayni, sempozyumdaki konuşmasında dijital dünyadaki telif mücadelesine dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Yapay zekâ sistemleri milyarlarca veriyi sisteme yüklüyor ancak ‘sorumluluk kabul etmeyiz’ diyorlar. Oysa dünya artık bu noktada değil. Münih Bölge Mahkemesi’nin Kasım 2025’te yapay zekâyı 500 bin Avro tazminata mahkûm eden 45 sayfalık kararı, bu alanın da adil paylaşıma açılacağının ilanıdır. Telif hakkı, 1948 BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere bir insan hakkıdır ve biz bu hak üzerinde ısrarla durmalıyız.” 21. yüzyıl emperyalizminin kültür endüstrisi alanına evrildiğine dikkat çeken Vayni’nin şu uyarıları ise kıymetli: “Bugün Batı dışı toplumlardan Batı’ya sadece teknoloji lisans ödemeleriyle 45 milyar dolara yakın para transfer ediliyor. Bizim bu sektörleri güçlendirmemiz ve yaratıcılarımızı desteklememiz gerekiyor. Ülkemizde sanayi ve savunma hamlesi nasıl gerçekleşmişse, telif hamlesinin de aynı kararlılıkla gerçekleşmesi şarttır. İslam medeniyeti ve Türk toplumu bize bu anlamda sonsuz imkânlar sağlıyor; kendi emeğimizi korumak zorundayız.”
