İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla açılan davada 14’üncü duruşma bugün yapılacak. Dava, Silivri’deki cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. Şu ana kadar dosyada yer alan 17 sanık savunmasını sundu. Bugünkü oturumda, sanık avukatlarının tahliye taleplerine ilişkin beyanlarının alınmasına devam edilecek.
İBB davasında ilk mütalaa: 7 kişi hakkında tahliye talebi
DURUŞMADAN ANLIK BİLGİLER
16:00 İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay'ın avukatı Kemal Kumkumoğlu, müvekkilinin yalnızca görevi nedeniyle tutuklu olduğunu, ne MASAK ne de BDDK raporlarında adının olmadığını ifade etti. Avukat olarak hala bazı delillere ulaşamadığını da ifade eden Kumkumoğlu, "Delil karartma şüphesi de kaçma şüphesi de yok. Tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
15:45 Fatih Keleş'in oğlu Mustafa Keleş'in avukatı Sadık Cennet Ömeroğlu, sundukları delillerin diğer sanık Mustafa Keleş'in aleyhine kullanıldığını söyledi. Müvekkilinin ailesinin sosyal medyada ve iktidar medyasında hedef gösterilmesi nedeniyle Mustafa Keleş'in koğuşunda baskı ve tehdit altında olduğuna da değinen Cennetoğlu, ayrıca savcılığın mütalaasını gözden geçirmesini de talep etti.
15:20 Yener Torunler'in avukatı Ahmet Keskin, müvekkilinin eski polis olduğunu, Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden yüksek miktarda para çekileceğinde görevlendirildiğini belirtti. Tek suçlamanın bu olduğuna değinen Keskin, "Yener abi paraları Ekrem İmamoğlu'na götürdüm demediği için tutuklu." dedi. "Murat Gülibrahimoğlu kaçınca hırsını bu insanlardan almışlar" diye Keskin, 2-3 yılda çekilen paranın sanki 1 yılda çekilmiş gibi sunulduğunu da sözlerine ekledi.
15:10 Müvekkilinin madenle ilgili hiçbir yetkisinin olmadığına değinen Çetintaş, "Maden bölgesinin yönetimi İstanbul Valiliği'ne aittir. Buradaki işlemlerin sürdürülmesi, denetlenmesi Enerji Bakanlığı'nın ve İBB'nin kontrolünde, müvekkilimin hiçbir yetkisi yok" dedi. HTS kayıtlarının da delil olmayacağını söyleyen Çetintaş, "Unsurları oluşmayan bir suçtan tutuklu, tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
15:00 Ara sona erdi, duruşma gecikmeli başladı. Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetintaş tahliye talebini ve gerekçelerini mahkeme heyetine sunuyor.
13:00 Hasan Tahsin Sönmez, Turgay Tokdemir ve Volkan Ateş'in avukatlarının tahliye talepleriyle ilerleyen duruşmada ilk bölüm sona erdi. Mahkeme başkanının verdiği öğle arası 14.30'da bitecek. Ara sona erdikten sonra Yağmur Cansu Yeşilyurt'un avukatının tahliye talebiyle duruşma devam edecek.
12:20 Hakan Karanis'in avukatı Ahmet Kurtuluş ise, müvekkilini mali şubede sorgulayan polislerin dahi suçlamanın ne olduğunu anlamadığını söyledi. Müvekkilinin, Murat Gülibrahimoğlu'yla tanışıklığı nedeniyle tutuklandığını ancak bunun suç olmadığını vurgulayan Kurtuluş, "Hiçbir somut dayanağı olmayan bu iddialar karşısında nasıl savunma yapacağız?" dedi.
12:00 Ahmet Güldü'nün avukatı Ahmet Keskin, müvekkilinin Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde ofisboy olarak çalıştığını, böyle bir örgüte bilerek isteyerek yardım etmesinin mümkün olmadığını belirtti. "Murat Gülibrahimoğlu keşke burada olsaydı da anlasaydık. Kendisi AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcılığı da yapmıştır." diyen avukat Keskin, müvekkilinin 2014'ten bu yana aynı şirkette çalıştığını, bankaya veya resmi kurumlara gidip işlem yapabilsin diye çıkartılan vekaletin tutuklanmasına sebep olduğunu söyledi. Müvekkilinin yetkili biri olmadığına da değinen Keskin, "Ahmet Güldü şirketteki en sorumsuz kişidir" dedi.
11:30 "Başsavcılık, Soytekin'in kendisini kurtarmak için beyanda bulunduğunu belirterek tekrar tutuklandığını söyledi. Nasıl olacak şimdi, savcının işine yarayan beyanları kabul edeceğiz, yaramadığı beyanları kabul etmeyeceğiz öyle mi?" diyen Pekin, İBB dosyasının havuz gazetecilerine dağıtıldığını avukatların erişmekte zorlandığını, Pehlivan'ın da avukatlık faaliyetleri kapsamında dosyaya ulaşmaya çalıştığını belirtti. Pekin, dosyadaki tüm haksız tutuklama kararlarının sona ermesini talep etti.
11:25 Pekin Pehlivan'ın tutuklanmasının sebebinin Adem Soytekin ve Servet Yıldırım'ın beyanları olduğuna vurgu yaptı. "Baskı altındaydım" diyen Servet Yıldırım'ın 15 Nisan'da ifade verdiğini ve Pehlivan'ın bu ifadeyle tutuklandığını söyleyen Pekin, "Hani baskı altındaydı. İfade verebilmiş. Demek ki yalan beyan. Yalanınız batsın" diye konuştu. Adem Soytekin'in "Operasyondan önce toplantıyı Mehmet Pehlivan organize etti" iddiasının da gerçek dışı olduğunu söyleyen Pekin, "Toplantıyı Adem Soytekin organize etmiş. Bunu eski avukatı da savcılıkta söyledi" ifadelerini kullandı.
11:20 Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin, müvekkili için tahliye talebinde bulunuyor. "Ne ben ne de diğer avukatlar Mehmet için ayrıcalık istiyor değiliz. Bu sadece avukatları değil, avukata ihtiyaç duyan halkı da ilgilendiriyor. Mehmet'in suçu Ekrem İmamoğlu'nun avukatı olmasıdır." diyen Pekin, Pehlivan hakkında soruşturma izni alınmadan işlem yapıldığını, avukatlığın suç haline getirildiğini söyledi.
11:05 Avukat Karcılıoğlu, Karaoğlu'nun Vaniköy'de bir dönem suç örgütü lideri Adnan Oktar'ın kullandığı daha sonra bir Rus oligarka geçen malikanenin yıkımının bizzat başında durduğunu belirtti ve "Hani menfaat var diyorlardı ya. Para cezası kestirmiş" dedi. Tutuklandığı eyleme ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın müvekkilini suçsuz bulan raporu olduğunu da söyleyen avukat Karcılıoğlu, "Lehe olan hiçbir delil iddianamede yer almamış" ifadelerini kullandı.
10:50 Avukat Şahingöz, Akyüz hakkında ifade veren Capacity AVM sahiplerinin, 2008 yılında yapıyla ilgili sunduğu faturanın mahkeme tarafından gerçeğe aykırı bulunduğunu belirtti. AVM sahiplerinin müvekkili ile husumetli olduğunu ve bu nedenle aleyhinde ifade verdiğini söyleyen Şahingöz'ün tahliye talebinni ardından, Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun avukatı Nevzat Kaan Karcılıoğlu söz aldı.
10:30 İBB Davası’nın 14. gününde tahliye talepleri alınmaya devam edecek. Bugünkü duruşma tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün avukatının tahliye talebiyle başlayacak ve geç saatlere kadar sürmesi bekleniyor.
09:55 İBB Davası’nın 14. gününde tahliye talepleri alınmaya devam edecek. Bugünkü duruşma tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün avukatının tahliye talebiyle başlayacak ve geç saatlere kadar sürmesi bekleniyor.
İMAMOĞLU'NUN AVUKATI MEHMET PEHLİVAN'IN AVUKATI TORA TEKİN'İN SAVUNMASI
Tora Pekin: “Servet Yıldırım, 2 Haziran’daki ifadesinde Mehmet Pehlivan’ın kendisine tehditvari konuştuğunu, bu nedenle ifade veremediğini söylemiştir. Oysa bu kişi, tutuklandıktan 20 gün sonra, 15 Nisan’da, üstelik yanında müdafi olmadan ifade vermiştir. Şimdi önünüze sunduğumuz belge budur. Hani Servet 2 Haziran’a kadar baskı altındaydı? Hani ifade verememişti? Vermiş; 15 Nisan’da savcı ifadesini almış güzelce, müdafi de yok. Demek ki Servet Yıldırım’ın beyanı açıkça gerçek dışı bir beyandır. Ne diyelim? Böyle bir savcılık faaliyetine "yalanınız batsın" diyelim şimdilik…
Adem Soytekin’in beyanlarına baktığımızda; 6 Mart’taki el koyma kararından 1 gün sonra Pehlivan’ın bir hukuk bürosunda toplantı organize ettiğini ve burada Avukat Onur Büyükhatipoğlu’nu kendisine atadığını iddia etmiştir. Büyükhatipoğlu, kendisinin adı geçen hukuk bürosunda sigortalı olarak çalıştığını, bu büronun 2015’ten bu yana ilgili şirketlerin avukatlığını yaptığını, kendisinin de Aralık 2024’ten itibaren önce yetki belgesiyle, ardından Şubat 2025’te Adem Soytekin’in verdiği vekaletnameyle kendisini avukat olarak temsil ettiğini açıkladı. Söz konusu toplantıyı da Adem'in organize ettiğini, Mehmet Pehlivan’ın bu toplantıya katılmadığını anlatmış, serbest bırakılmıştır.
"AVUKATLIK SUÇ DEĞİL AMA BÖYLE İCRA EDİLEN SAVCILIK SUÇ"
Başsavcılık; beyanlarının gerçek dışı ve tutarsız olduğunu, Soytekin’in kendisini kurtarmak için beyanda bulunduğunu ileri sürerek, kendisinin tekrar tutuklanmasını talep etti ve bu talep kabul edildi. E şimdi nasıl olacak? Soytekin’in beyanlarını savcılığın işine yaradığı sürece geçerli sayacağız ve bu beyanlarla insanları tutuklayacağız; savcılığın işine yaramadığındaysa ‘güvenilmez’ deyip cezaevinde tutacağız. Sahiden ne denir böyle bir savcılık faaliyetine? Bize göre avukatlık suç değildir ama gerçekten böyle icra edilen bir savcılık suçtur.”
19 Mart’tan birkaç ay önce kamuoyunu hazırlamak için soruşturma dosyasında iktidarın yayın organlarında haberler yapılmaya başlandı. Mart ayına geldiğimizde havuz medyasından, herkes İstanbul Belediyesi’ne yönelik bu operasyonun olacağını biliyordu. Gelecek yargı saldırısını görüp hukuksal savunma için hazırlığa girişmek ve bu kapsamda bir avukatın başka avukatlarla konuşması suç sayılabilir mi?” “Daha sonra dosyanın savcıları kısıtlama kararı aldırdılar, bizden gizlenen dosya havuz gazetecilerine açıldı. Şimdi savcılığın yasayı çiğnemesi, kendi koyduğu kurala bile uymaması suç değil, normal görülüyor ancak Avukat Mehmet Pehlivan’ın meslektaşlarıyla konuşması ve dosyadaki belgelere ulaşmaya çalışması suç sayılıyor. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bir kez daha vurgulamak istiyorum: Avukatlık suç değildir.
"DÖRT AYDA TEK BİR KİŞİYİ BIRAKMADINIZ"
12 Aralık 2025, 106 tutuklu, 31 Mart 2026 -arada bir eklemeyle- 107 tutuklu. Sıfır tahliye. Dört ayda tek bir kişiyi bırakmadınız. Dört karar verdiniz, hiçbir gerekçe yok, hiçbir bireyselleştirme yok, tutuklama sebebi, somut delil, olgu, dayanak yok.
Müvekkillerim dışında kimse adına konuşamayacağım için sadece tahmin olarak söylüyorum ama iddialı bir tahmin olarak söylüyorum: Bu salonda verdiğiniz bu kararlar nedeniyle tek bir kişi bile heyetinizle ilgili olarak “bu yargıçlar bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli bir şey olmadığına kesinlikle inanıyorlar” diye düşünmüyor.
"KONTROL C KONTROL V İLE TUTUKLULUĞA KARAR VERİYORSUNUZ"
Tablo şöyle:
9 Ocak 2026 : 6 satırlık sözde bir gerekçe, tutukluluğun devamına.
6 Şubat 2026 : kopyala - kontrol C -yapıştır - kontrol V, tutukluluğun devamına.
6 Mart 2026 : kontrol C, kontrol V, tutukluluğun devamına.
Ce.Ve. Harflerin böyle denk gelmesi rastlantı işte.
Kontrol C Kontrol V ile CeVe’nizi, yani SiVi’nizi yani özgeçmişinizi yazıyorsunuz.
O kadar ki ilk karara “sanıkarın” yazmışsınız, ikinci karar sanıkarın, üçüncü karar sanıkarın… 107 kişi için tek bir isim yazıyorsunuz “sanıklar” diye; onu bile yanlış yazıyorsunuz. Bize sorarsanız gelin özgeçmişinizi böyle yazmayın.
Gelin insanlar, bu ülkenin kendisine saygısı olan, işinde gücünde iyi yurttaşları, sizinle ilgili olarak desinler ki; "Bu yargıçlar bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli bir şey olmadığına kesinlikle inanıyorlar.” Bu nedenlerle dosyadaki haksız tutuklama kararının sona erdirilmesini talep ediyoruz.
7 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ
Duruşma savcısı davaya yönelik mütalaasını açıkladı. Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şirolu, Kadriye Kasapoğlu, Ali Üner, Ebubekir Akın ve Davut Bildik hakkında tahliye talep edildi.
Savcılık mütalaasında; mevcut delil durumu, tutukluluk süreleri ve isnat edilen suçların kamuoyu üzerindeki etkisi dikkate alınarak söz konusu isimlerin bu aşamada serbest bırakılmasının uygun olacağı belirtildi.
Diğer sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamı yönünde görüş bildirildi. Ayrıca, yasal çerçevede gerekli hükümlerin uygulanacağı ifade edildi.
