Konya’da yaşayan Meliha ve Faruk Küçükkömürler çiftinin hikayesi, sadece kendi hayatlarını değil, devlet koruması altındaki onlarca çocuğun kaderini değiştiren bir iyilik hareketine dönüştü. Evliliklerinin 15. yılında bir çocuğun hayatına dokunma kararı alan çift, önce 4 yaşındaki Çağlar’a, ardından onun kız kardeşi Gül’e yuva oldu. "Kan bağı değil, can bağı" diyerek çıktıkları bu yolda yaşadıkları mutluluğu başkalarına da aşılamak isteyen örnek çift, kurdukları Konya Koruyucu Aile Derneği ile şimdi devasa bir aileye dönüştü.

15 YILLIK HASRET ÇAĞLAR VE GÜL İLE SON BULDU
Konya’da yaşamını sürdüren 56 yaşındaki Faruk ve 48 yaşındaki Meliha Küçükkömürler, yıllarca süren çocuk özleminin ardından hayatlarını kökten değiştirecek bir adım attı. 2014 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvuran çift, o dönem 4 yaşında olan Çağlar’ın koruyucu ailesi oldu. Küçük Çağlar’ın eve gelmesiyle evdeki sessizlik yerini neşeli kahkahalara bıraktı.
Ancak Küçükkömürler ailesinin sevgisi tek bir çocukla sınırlı kalmadı. Bir yıl sonra Çağlar’ın biyolojik bir kız kardeşi olduğunu öğrenen çift, iki kardeşin birbirinden kopmasına gönül razı gelmedi. 2015 yılında Çağlar’ın kardeşi Gül’ü de yanlarına alarak iki kardeşi aynı sıcak yuvada buluşturdular.
"ONLAR BİZE KARŞILIKSIZ SEVMEYİ ÖĞRETTİ"
Anne olma duygusunu koruyucu ailelik süreciyle tadan Meliha Küçükkömürler, yaşadığı duyguları tarif ederken gözleri parlıyor. Çocukların kendisine "anne" demesinin dünyadaki en büyük hediye olduğunu belirten Küçükkömürler, şu ifadeleri kullanıyor:
"Çocuklar gelince dünyalar bizim oldu, evimiz şenlendi. Onlar bize Allah'ın hediyesi. Kan bağı olmadan da can bağının kurulabileceğini biz onlarla anladık. Onlar bize umut oldu, karşılıksız sevmeyi öğretti. Onları ben doğurmadım ama onlar beni hayata sımsıkı bağladı. Uyumaya gittiklerinde bakmaya kıyamıyorum; onlar benim hayata tutunma sebebim."

DAHA ÇOK ÇOCUĞA ULAŞMAK İÇİN DERNEK KURDULAR
Kendi evlerinde yakaladıkları bu büyük mutluluğu sadece kendilerine saklamak istemeyen Faruk Küçükkömürler, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Daha fazla çocuğun bir aile şefkatiyle büyümesi gerektiğine inanan çift, Konya Koruyucu Aile Derneğini kurarak kurumsal bir mücadeleye başladı. Dernek aracılığıyla koruyucu aileleri bir araya getiren, bilgilendirme toplantıları ve etkinlikler düzenleyen çift, devlet korumasındaki çocuklarla sıcak bir yuva arayan aileler arasında köprü kuruyor.
Faruk Küçükkömürler, derneğin vizyonunu şu sözlerle özetliyor: "Amacımız devlet koruması altında olan evlatlarımıza sıcak bir yuva, anne baba sevgisi ve şefkati sağlamaktı. Daha fazla çocuğu, daha fazla aileye ulaştırmaya çalışıyoruz. Piknikler, konferanslar ve çeşitli organizasyonlarla bu mutluluğu yayıyoruz. Hedefimiz, her çocuğun aile ortamında, insanlığa faydalı birer birey olarak yetişmesidir."
"AYAKLARINA DİKEN BATSA BİZİM KALBİMİZE BATAR"
Baba Faruk Küçükkömürler, Çağlar ve Gül ile geçen yılların kendisini dünyanın en mutlu insanı yaptığını vurguluyor. Çocukların her ihtiyacında üzerlerine titrediklerini belirten Küçükkömürler, "Evlatlarımızı kucakladığımızda, onların kokusunu içimize çektiğimizde dünyanın en bahtiyar insanı oluyoruz. Onların ayaklarına diken batsa, acısını kalbimizde hissediyoruz. Onlarla aramızda kalpten kalbe giden gizli bir yol var." diyerek koruyucu aileliğin sadece bir sorumluluk değil, derin bir sevgi bağı olduğunu ifade ediyor.
