İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammet Hasan Habibullahzade, Millet Haber Ajansı (MHA) Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan’a verdiği özel mülakatta savaşın perde arkasını, sivillere yönelik katliamları ve İsrail'in bölgedeki nihai hedeflerini anlattı. Büyükelçi, İran'ın zayıflaması veya yenilmesi durumunda İsrail'in hedef tahtasına oturtacağı ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu vurguladı.
İşte Büyükelçi Habibullahzade'nin açıklamalarından öne çıkan kritik başlıklar:
"SIRADAKİ HEDEF TÜRKİYE, İSRAİL BÖLÜNME İSTİYOR"
Mülakatın en dikkat çekici bölümü, savaşın bölgesel yayılma potansiyeline ilişkin değerlendirmeler oldu. İsrail'in bölgede etnik ve mezhepsel bölünmeleri teşvik ederek kaos yaratmak istediğini belirten Büyükelçi Habibullahzade, şu kritik uyarıda bulundu:
"İran’ı hedef haline getirdiler. İran zayıflar ve yenilirse, bu iki ülke (ABD ve İsrail) Orta Doğu’daki başka ülkeleri de hedef tahtasına oturtacaktır. Türkiye de bu hedeflerden biridir. Türk halkı bunun farkındadır ve onlarla dayanışma duygusu içerisindeyiz."

"TÜRKİYE'YE ATILAN FÜZE İSRAİL'İN PROVOKASYONU"
Savaşın ilk günlerinde ortaya atılan "İran'dan Türkiye'ye füze atıldığı" yönündeki iddialara da kesin bir dille yanıt veren Büyükelçi, İran Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamalarının arkasında olduklarını belirtti. Habibullahzade, bu tür iddiaların Türkiye ile İran'ın arasını bozmak için üretildiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Türkiye topraklarına füze fırlatmadık. Dost ve komşu ülke olan Türkiye'nin egemenliğine saygılıyız. Siyonist rejim, Müslüman ülkeler arasındaki ilişkileri baltalamak için bu tür eylemler ve dezenformasyonlar gerçekleştiriyor."
"MÜZAKERE MASASI BİR TUZAKTI, LİDERİMİZİ AİLESİYLE ŞEHİT ETTİLER"
Savaşı bekleyip beklemedikleri yönündeki soruya "Açık konuşmak gerekirse, evet bekliyorduk" yanıtını veren Büyükelçi, diplomatik sürecin ABD ve İsrail tarafından bir "oyalama taktiği" olarak kullanıldığını savundu.
Ocak ayında içeride 300 caminin yakıldığı ve 200'den fazla polisin şehit edildiği bir halk ayaklanması denemesiyle rejimin devrilmek istendiğini belirten Habibullahzade, İsviçre'deki müzakerelerin hemen ardından gelen ihaneti şu sözlerle anlattı:
"Biz barış olsun diye müzakerelere 'evet' dedik. Ancak onlar bunu bir taktik olarak kullandı. Mübarek Ramazan ayının 10. günü, son müzakerelerden sadece bir gün bir gece sonra acımasız bir saldırıya maruz kaldık. Ülkemizin dini lideri Ali Hamaney'i iş yerinde ve ailesiyle birlikteyken hedef alıp şehit ettiler."
"MİNAB'DA 171 KIZ ÇOCUĞU ÖLDÜRÜLDÜ"
Büyükelçi, "Destansı Öfke" operasyonunun sivil boyutuna dair kan donduran bir veriyi de kamuoyuyla paylaştı. Hamaney'e yönelik suikastla eş zamanlı olarak Minab bölgesinin de vurulduğunu belirten Habibullahzade, "İki füzeyle çocuklarımızı şehit ettiler. Bugün, 171 güzel İranlı meleğin ebedi mezarı hazırlanıyor. Suçları neydi?" diyerek uluslararası topluma seslendi.
"BU ÇOK KOMİK BİR YALAN"
ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran bize saldıracaktı, biz onlardan önce saldırdık" şeklindeki gerekçesini "komik bir iddia" olarak nitelendiren Büyükelçi, asıl saldırmak isteyenin başından beri ABD ve İsrail olduğunu ifade etti. Trump'ın kendi kamuoyunu ikna etmek için yalan söylediğini, bizzat ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "İsrail savaşa girdi, biz de yanında girdik" diyerek asıl başlatanın İsrail olduğunu itiraf ettiğini savundu.
KÖRFEZ ÜLKELERİNDEKİ SALDIRILAR
İran'ın Körfez ülkelerine saldırdığı yönündeki eleştirilere de açıklık getiren Habibullahzade, hedeflerinin bu ülkelerin sivil halkları veya yönetimleri değil, oraya konuşlanmış olan ABD üsleri olduğunu belirtti. "Biz oradaki ABD üslerine saldırıyoruz. Çünkü ABD bu üslerden İran'a saldırıyor. Biz sadece kendimizi koruyoruz," dedi.
Röportajın sonunda Batı blokunun topyekûn saldırısına karşı direnişlerini sürdüreceklerini belirten Büyükelçi Habibullahzade, inançlarına ve Allah'ın yardımına güvenerek bu süreçten zaferle çıkacaklarına olan inancını vurguladı.
